banner118

"Kıbrıslı Türkler farklı bir gelecek kurmak zorunda"

Avrupa Parlamentosu üyesi Niyazi Kızılyürek’in sivil toplum örgütleriyle iş birliğinde 14 Aralık’ta düzenlediği “Kıbrıslı Türkler Nereye” konferansının sonuç bildirgesinde, Kıbrıslı Türklerin farklı bir gelecek kurmak zorunda olduğu ve bunun için ilk adımın mevcut durumun tespiti olduğu belirtildi.

23 Ocak 2020 Perşembe 15:09
248 Okunma
"Kıbrıslı Türkler farklı bir gelecek kurmak zorunda"

Bugün açıklanan bildirgede, “Adada tutunabilmenin, toplum olarak var olabilmenin en gerçekçi yolu, Federal Kıbrıs devletinin kurulmasından geçer. Bizim istediğimiz Kıbrıs barışı, Türkiye karşıtlığı üzerine kurulmuş bir barış değildir. Aksine, Kıbrıs barışı Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs üçgenini barış ve işbirliği havzasına dönüştürecektir. Bu yüzden şimdiden harekete geçmeli ve Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan halkları arasında yakınlaşma sağlanması için çaba sarf edilmelidir” denildi.

Bildirgede ayrıca, “Avrupa Birliği, kendi yurttaşı olan Kıbrıslı Türklere sahip çıkmalı ve Kıbrıs Türk toplumunun AB ile yakınlaşması yönünde ileri adımlar atmalıdır. AB’nin “çeşitlilik içinde birlik” şiarına Kıbrıslı Türkler de dâhil edilmelidir. Türkçe AB dili olmalıdır” ifadelerine de yer verildi.

Konferanstaki, “Kıbrıs Türk Toplumu”, “Eğitime”, “Ekonomiye”, “Federal Çözüm”, “Avrupa Birliği”, “Türkiye ve Kıbrıslı Türkler” konularıyla ilgili saptamalar Kızılyürek’in ofisinden yapılan açıklamayla duyuruldu.

“DOĞAL HALLER HARİCİNDE VATANDAŞLIK VERİLMESİNE SON VERİLMELİ”

Kıbrıslı Türklerin emeğinin biçimlendirildiği, yurttaşların söz sahibi olduğu siyasal, toplumsal bir ortama kavuşamadığının belirtildiği bildirgede, saptamalar ve öneriler şu ifadelerle aktarıldı:

“Kıbrıs Türk toplumu 1974 sonrasında Türkiye’ye tam bağımlı bir toplum haline geldi. Kıbrıslı Türklerin kimliği ve kurumsal varlığı tehdit altındadır. Doğal haller haricinde vatandaşlık verilmesine derhal son verilmelidir. Türkiye ile paralel olan eğitim sistemi değiştirilmeli, çağdaş, milliyetçilikten arınmış, demokratik, laik ve eşitlikçi bir eğitim sistemi yaratılmalıdır. Kıbrıs’ın her iki tarafındaki eğitim sistemine zorunlu insan hakları dersleri getirilmeli ve bu yönde benzeri ilgili dersler eklenmelidir. Bütçe açısından kendine yeten, ekolojist, eşitlikçi, toplumsal cinsiyet eşitliğine öncelik veren, bağımsız, sürdürülebilir ve şeffaf bir ekonomi ile daha özgür ve kendini yöneten bir yapıya sahip olmamız sağlanmalıdır. Sürdürülebilir çevre ve insan odaklı bir kalkınma planı oluşturulmalı, ekonomik ve sosyal kurumların işlevselliği artırılmalıdır. Kayıt dışılığın önüne geçebilecek bir sistem yaratılmalı, hükümetlerin keyfi kararlar almasını önleyebilecek mekanizmalar üretilmelidir. Ekonomik öncelikli alanlar belirlenmeli, çeşitlendirilmeli ve eğitimle de desteklenmelidir.

İKİ TOPLUMLU BAĞIMSIZ ÇEVRE AJANSI

İki toplumlu bağımsız bir çevre ajansı kurulmalı, ortak öncelikler BM’nin koyduğu gelişmekte olan ülkelerle ilgili plan doğrultusunda belirlenmeli ve takvimlendirilmelidir. İnşaat, bir sektör olmaktan çıkartılmalı ve ihtiyaca dayalı sürdürülmelidir. Kıbrıs’ta herkesin temel ihtiyacı ortaktır: Kalıcı barış. Olası bir çözümde sivil toplumun yeri çok önemlidir. Bu nedenle, iki toplumlu sivil toplum örgütlerinin sayısı ve etkinliği arttırılmalıdır. İki toplumun birbirini tanımasını ve yakınlaşmasını sağlayacak projeler üretilmeli ve hayata geçirilmelidir.

Kurulacak federal devletin iyi işleyen bir devlet olması için, çeşitli alternatifler üzerinde durulması gerektiğine inanıyoruz.

Kıbrıslı Türklerin adadaki çözüm ve varoluş çabalarına yurt dışında çeşitli yerlerde (İngiltere, Avustralya, vs.) örgütlenmiş Kıbrıslı Türk dernekler de dâhil edilmelidir.

Avrupa Birliği, kendi yurttaşı olan Kıbrıslı Türklere sahip çıkmalı ve Kıbrıs Türk toplumunun AB ile yakınlaşması yönünde ileri adımlar atmalıdır. AB’nin “çeşitlilik içinde birlik” şiarına Kıbrıslı Türkler de dâhil edilmelidir. Türkçe AB dili olmalıdır.

Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk toplumuna yaptığı mali yardım artırılmalı ve iki toplumu yakınlaştıran projelere daha fazla ağırlık verilmelidir. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu temsilcilikleri Kıbrıs Türk toplumu ile daha yakın ilişkiler kurmalıdır. 

Kıbrıslı Türkler, Türkiye’de yaşayan nüfustan farklı bir tarihsel ve siyasal ortamda yaşıyor ve farklı bir siyasi topluluk olarak farklı bir kimliğe sahiptirler. Kıbrıslı Türklerin ayrı kimliğini yadsıyan ya da değiştiren irredantist yaklaşımlara derhal son verilmelidir.

Türkiye, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı Kıbrıs ülkesinde barışın sağlanması için çaba sarf etmelidir. Kıbrıs’ta kurulacak federal bir devlet, Kıbrıs’ın tüm toplumlarına fayda sağlayacağı gibi, Türkiye’nin de kısa ve uzun vadeli çıkarlarına hizmet edecektir.”

Son Güncelleme: 23.01.2020 16:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.