İsrail KKTC'yi niye tanımadı!

Rafael Sadi yazdı...

20 Temmuz 2019 Cumartesi 22:34
408 Okunma
İsrail KKTC'yi niye tanımadı!

Her ülkenin veya birçoğunun karasularının sahilden uzaklığı 12 mil’dir. Karşısında başka adalar olunca durum değişiyor, 12 mil düzeni bozuluyor. Komşu adaların da kara suları olunca, çakışma olmasın diye ikisinin ortası her ülkenin karasuları olarak kabul ediliyor.  

Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ise, denize sahili olan noktadan 200 mil uzağına kadar olan denizde o ülkenin ekonomik suları olarak kabul ediliyor. Ayrıca, o ülke 200mil'e kadar olan alanı kendi karasuları gibi her türlü ekonomik çıkarlarını kullanabiliyor. Gaz, Petrol, denizaltı zenginlikleri hatta o sularda adalar üretme hakkı doğuyor.

Bilindiği gibi bu hakları kullanan ülkelerin başında İsrail geliyor. Bu konuda Güney Kıbrıs Rum Kesimi yönetimi ile yaptığı anlaşmalar ve Amerikan ortakları doğalgaz çıkarıyor. Bu konuda alınan ruhsatlar ve çalışma izinleri de mevcut. Her izin ve ruhsatın usulüne ve yasalara uygun alındığından kuşkunuz olmasın. Yoksa parayı koyan Amerikan petrol şirketleri buralara bir kuruş bile yatırım yapmazlardı.

İsrail - Türkiye arasındaki bir çok görüşme ne yazık ki sonuçsuz kaldı ve İsrail Enerji Bakanı Sayın Yuval Steinitz'in Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmeleri netice vermedi. Çıkacak olan doğal gazın Türkiye üzerinden değil de Güney Kıbrıs üzerinden Yunanistan'a çekilecek bir boru hattı ile aktarılması karara bağlandı.

Son bir kaç aydır Türkiye, sanki ilk defa doğal gaz ve petrol aramak için Fatih ve Yavuz gemilerini sondaj için KKTC açıklarına gönderdi. Sonuç olarak başta Yunanistan olmak üzere AB ülkeleri sert çıktılar ve “kanunsuz iş yapıyorsunuz” dediler. Yaptırımlardan söz ettiler. Dişlerini gösterdiler ve hatta savaş gemileri de bölgede boy gösterir oldu.

Sebep nedir diye düşünecek olursak; Tek kelime ile KKTC'nin varlığının hukuken Dünya'da kimse tarafından tanınmıyor olmasıdır. Yani Dünya ülkeleri için orada sadece bir devlet var ve adı da CYPRUS. Kimse KKTC diye bir ülkenin varlığını kabul etmiyor. Dünya'ya göre Türkiye orada “işgalci” konumunda…

KKTC YOK SAYILIYOR

Ortada ülke olmayınca (hukuken) kıta sahanlığı da Münhasır Ekonomik Bölge de yok sayılıyor. Sayılıyor da ne demeye gelen giden gemilere limanlara yanaşan gemilere kimse bir şey diyemiyor. Diyemez, çünkü; herkes orada fiilen bir devlet olduğunu biliyor ve kimse Türkiye ile bozuşmak niyetinde değil. Zamanlama bugün uygun. AKP hükümeti zorda, Türkiye ekonomisi günden güne daha da daralıyor ve sıkıntıdaki bir Türkiye’nin önünü açmak için Kıbrıs'tan taviz verebileceği hesapları yapılıyor.

Aslında bu MEB statüsü 1982 yılında belirlendi ve bugünlere alt yapı oluşturuldu.

ABD ise Türkiye ile yaşadığı S-400 krizi sonrasında F-35’leri askıya almasını fırsata çevirmiş durumda. Türkiye ile yaşadığı bu sorun sonrasında Kıbrıs kavgası tam planladığı gibi…

Hatayı hep başkalarında aramayalım. Hata sadece her zaman yanlış ata oynayan Türkiye Cumhuriyeti dış politikasındadır. Özellikle son 17 yıldır yapılan hatalar bizi bu günlere getirdi.

KKTC NEDEN KİMSE TARAFINDAN TANINMADI ŞİMDİYE KADAR

Öncelikli olarak sormamız lazım. Cevap alıp almamak çok önemli değil ama soralım; KKTC neden kimse tarafından tanınmadı şimdiye kadar?

2004 yılında Sayın Serdar Denktaş ile görüşmüş ve kendisine bir İsrailli bakan seviyesinde görüşme ayarlamak için Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sayın Ran Kuriel ile temas kurmuştum. Talihsiz bir zamanlama ile aynı gün İsrail enerji Bakanı Yosef Paritski Sayın Erdoğan'ı ziyaret ediyordu. Aynı gün 400 İsrailli sivil vatandaşın katlinden sorumlu HAMAS lideri Şeyh Ahmet Yasin İsrail tarafından imha edilmişti. Sayın Erdoğan çok kızmış ve Partitski'i kovmaktan beter etmiş, diplomaside olmaması gereken sözler sarf edilmişti kendisine ve temsil ettiği ülkeye.

Ran Kuriel'e İsrail KKTC'yi tanıyamaz mı dediğimde, çok net bir cevapla “Evet tanıyabilir” dedi. “Nasıl” dedim. “KKTC Türkiye’nin kanatları altındaki yavru vatanıdır. Türkiye bunu bizden isterse memnuniyetle kabul eder ve tanırız” demişti. O tarihe kadar da Türkiye’nin neden bunu istemediğini sordum ve diplomatik bir cevapla “Bunu Türkiye'ye sormanız gerek” demişti.

KKTC için bir sembolik yardım paketi hazırlanmış ve Sayın Serdar Denktaş'ın ziyareti de olumlu karşılanmıştı. Ancak Türkiye ile olan o hakaretleşme olayının dinmesi ve daha sonraki bir tarihe ertelenmesi uygun bulunmuştu. “Adam bize hakaret ederken bizin kendisine hediye vermemiz diplomasiye uygun değildir” demişlerdi.

Kim bilir, İsrail’de bizden neler ister diye belki gözardı edildi. Bu soruyu sormaya devam edeceğim; Neden Azerbeycan, Pakistan veya Gürcistan KKTC'yi tanımaz.

Başka bir soru da neden KKTC'ye “besleme” dendi ve sanki düşman yavrusu gibi davranıldı?

Bizden ne istiyorlar konusuna devam edeceğim.

Rafael Sadi

Odatv.com

Son Güncelleme: 20.07.2019 22:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.