banner118
banner127

HÜKÜMET, ANAYASAL YETKİSİNİ KULLANARAK EKONOMİK KRİZDEN MAĞDUR OLANLARI KORUYABİLİR

Ülke insanımız hiç olmadığı kadar büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya bulunmaktadır. Ancak bugüne kadar kurulu sistem, güçsüzleri korumak yerine onları kaderleriyle baş başa bırakmayı tercih etmiştir.

25 Ocak 2014 Cumartesi 11:59
301 Okunma
HÜKÜMET, ANAYASAL YETKİSİNİ KULLANARAK EKONOMİK KRİZDEN MAĞDUR OLANLARI KORUYABİLİR
Ülke insanımız hiç olmadığı kadar büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya bulunmaktadır. Ancak bugüne kadar kurulu sistem, güçsüzleri korumak yerine onları kaderleriyle baş başa bırakmayı tercih etmiştir.

İhtiyaç sebebiyle yapılan borçlanmalar karşısında üzerlerine acımasız bir faiz yükü binen insanlarımız, son günlerde yaşanan fahiş döviz artışlarıyla da yıkıma doğru yelken açmış bulunmaktadır. Mutlu azınlık hariç toplumun hemen her kesimi eriyen alım gücü nedeniyle giderlerini karşılayamaz ve geleceğini göremez bir duruma düşmüştür.

Ülkede yer alan birçok alım-satım işleri, kiralama ve hizmet bedelleri ile borçlanma işlemleri yabancı para birimi olan Euro, Dolar ve Sterlin üzerinden yapılmaktadır. Resmi para birimin “Türk Lirası” olması nedeniyle özellikle çalışan kesim bugün yaşanan döviz krizi ve mevcut yüksek faizler altında ezilmekte ve çözüm bulamaz bir duruma girmektedir.

Halkımızın belini büken birçok borçlandırıcı işlemler (Ev, araba, eşya alım-satımı, kiralama, borçlanma, özel okul hizmetleri ve daha birçok husus) sözlü veya yazılı sözleşmeler tahtında yapılmaktadır.

Yabancı para birimi cinsinden borcu olan kişilerin akdettikleri sözleşmeler gereğince ödemekle mükellef oldukları borçları veya taksitleri bulunmaktadır. Ancak yaşanan korkunç döviz krizi ve tabi olunan yüksek faizler nedeniyle insanların borçları ciddi anlamda ödenemez bir hal almıştır. Bu ödeme imkansızlığı karşısında borçlular zarara uğrama, mağdur olma ve ellerindekini kaybetme noktasında önemli bir risk altına girmiş bulunmaktadır.

Bu kriz ortamında sosyal devlet olmanın verdiği görevler karşısında hükümetin zaman kaybetmeden bu kötü ortamın zararlarını azaltacak önlemler alması gerekmektedir. Anayasanın 46(2) ve 46(3) madde fıkraları tam da bugünlerde kullanabilmesi için hükümete önemli bir yetki vermektedir.

Anayasa’nın 46(2) ve (3) madde fıkralarında açıkça şöyle denmektedir:

“Sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükler kamu yararı, kamu düzeni, sosyal adalet ve ulusal güvenlik gibi nedenlerle yasa ile düzenlenebilir ve kısıtlanabilir. Devlet yasa ile belirli yörelerdeki sosyal ve ekonomik gereksinmeleri ve özellikleri dikkate alarak, konut kiraları konusunda gerekli önlemleri alabilir, kısıtlama ve düzenlemeler yapabilir.”

Görüleceği üzere bu anayasal düzenleme, taraflar arasında yapılan tüm
sözleşmelere-özel nitelikte olsa bile- devletin sosyal adalet ve kamu yararı
için müdahalede bulunabileceğini ve her türlü kısıtlamaya gidebileceğini
hükme bağlamaktadır. Hükümet, yeni bir yasa yaparak sözleşmelerdeki
faiz uygulamalarına, döviz cinsinden borç miktarlarına ve borcun ödenme
kriterlerine kadar birçok konuda borçlular lehine müdahalede bulunma
hak ve yetkisine sahiptir.

Bu anayasa gücündeki yetki karşısında hükümetin derhal gerekli yasal
müdahaleyi yaparak bu krizden etkilenen borçlulara nefes aldıracak ve
yaşanacak iktisadi yıkımlardan onları koruyacak bir ortam yaratması
boynunun borcu olarak ortada durmaktadır. Hükümet halkının
sömürülmesini, mali açıdan çökmesini, maddi ve manevi yıkımını ve
borcun kölesi olmasını istemiyorsa bu anayasal yetkisini kullanmalı, bu
yetkiyi kullanmaktan kaçınmamalıdır. Aksi taktirde yaşanacak ekonomik
yıkımların suç ortağı olacaktır.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ HAREKETİ
(a). Av. Barış Mamalı - Başkan
 
Son Güncelleme: 25.01.2014 12:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.