banner163
banner152
banner151

"Güç kaybeden sendika bize saldırıyor"

Büyükyılmaz alınan grev kararını “zamansız, yersiz ve hakkı olmayan” olarak nitelendirdi ve “Sendika’nın uzun süre kendi içerisinde yaşamış olduğu imza konusu, olağanüstü kurultaya gitme zorunlulukları ve sendika başkanının kaybettiği gücünü geri kazanabilmek için KIB-TEK’te böyle bir eyleme karar verdiğini söyledi

10 Mayıs 2021 Pazartesi 18:31
"Güç kaybeden sendika bize saldırıyor"

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetim Kurulu Başkanı Turan Büyükyılmaz, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası’nın grev için  ortaya koyduğu maddelerin hiçbirinin grev gerekçesi olarak görülemeyeceğini ve grevin yasal olup olmadığının da bir tartışma konusu olduğunu belirtti.
EL-SEN’in 6 madde gerekçe göstererek gece yarısından itibaren süresiz greve gitme kararı almasının ardından Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetim Kurulu Başkanı Büyükyılmaz basın toplantısı yaptı.
Büyükyılmaz, Bakanlar Kurulu’nun, yetkisi dahilinde, grevin yasaklanmasına ilişkin karar verebileceğini hatırlattı. Turan Büyükyılmaz, “El-sen kaybettiği gücü geri kazanmak için bize saldırıyor” dedi  
Büyükyılmaz alınan grev kararını “zamansız, yersiz ve hakkı olmayan” olarak nitelendirdi ve “Sendika’nın uzun süre kendi içerisinde yaşamış olduğu imza konusu, olağanüstü kurultaya gitme zorunlulukları ve sendika başkanının kaybettiği gücünü geri kazanabilmek için KIB-TEK’te böyle bir eyleme karar verdiğini” ifade etti.
Bugüne kadar El-Sen’le yaptıkları tüm görüşmelerde uyum içerisinde olduklarını belirten Büyükyılmaz, “El-Sen nereden güç alıyorsa, onun tesiriyle bu kararı almıştır” dedi.
“ELEKTRİĞE ZAM YAPILMADIĞI İÇİN KURUM 350 MİLYON ZARARDA”
Büyükyılmaz, grev nedenlerinden ilkinin elektriğe yapılacak zam olduğunu, halbuki daha önce El-Sen’in elektriğe zam yapılmadığı için grev kararı alacaklarını duyurduğunu, şu an ise nedense tam tersini savunduklarını kaydetti.
19 Şubat 2019 tarihinden beri KIB-TEK yönetimi tarafından elektriğe zam yapılmadığını hatırlatan Büyükyılmaz, zam yapılmaması nedeniyle kurumun ortalama her ay 30 milyon bir zararı olduğunu, toplamda 350 milyonluk bir zarar meydana geldiğini vurguladı.
Vatandaşın ekonomik olarak sıkıntılı olduğu bu dönemde yönetim olarak böyle bir zamma sıcak bakmadıklarını belirten Büyükyılmaz,  Nizamname gereği her yıl Şubat ve Ağustos aylarında bu zammın yapılması gerektiğini ve yapmayarak yasaya aykırı eylemde bulunduklarını ifade etti.
Büyükyılmaz şöyle konuştu:
“Göreve gelir gelmez, bu zammın vatandaşa hiç yansıtılmadan devlet tarafından karşılanmasını öngören bir rapor hazırlayıp, sunduk. Fakat bu süreçte buna yakın bir sonuç alamadık. Bu kurumun zararını karşılayacak tedbirler, hükümet tarafından alınmazsa, zam kaçınılmazdır.” 
“ATIL DURUMDA OLAN 10 BİN SAYAÇ GERİ KAZANDIRILARAK, ZARAR AZALTILACAK”
EL-SEN’in açıkladığı ikinci neden olan, “ambarlarda malzeme kalmaması ve sayaç eksikliğine” de değinen Büyükyılmaz, sayaç ihalesinin iptal edilmesinin sebebinin, yeni alım yapmak yerine depoda atıl durumda olan mevcut 10 bin adet sayacın geri kazanımının sağlanması olduğunu söyledi.
Büyükyılmaz, 2 yıl yetecek kadar malzemenin depoda mevcut olduğunu belirterek, “El-Sen’in dile getirmiş olduğu bu hususların hiçbiri doğru değildir” dedi.
“KURUM BUGÜN AKIM ÜRETEBİLİYORSA, ORTAYA KONULAN İRADENİN SAYESİNDEDİR”
Akaryakıt alımı konusunda “usulsüzlük, yolsuzluk” suçlamalarının olduğunu belirten Büyükyılmaz, “Kurum bugün akım üretebiliyorsa, ortaya konulan iradenin sayesindedir” ifadeleri kullandı.
Arka arkaya 3 ihalenin iptal edilmesi eleştirilerine de yanıt veren Büyükyılmaz, iptallerin yüksek bedellerden kaynaklı olduğunu, Kuruma kazanç sağlamak için yapıldığını, iki ülke arasındaki imzalanmış olan sözleşmelerin tanıdığı haklar çerçevesinde TPIC’ten 24 bin ton akaryakıt alımı gerçekleştirildiğini söyledi ve ekledi: “Eğer bu alımı yapmasaydık, elimizdeki akaryakıt bitmişti. Kurum akaryakıt üretemeyecekti.“
Büyükyılmaz, El-Sen’in bunları görmediğini, “sürekli huzursuzluk çıkarma ve rant sağlama üzerine bir yol haritası çizdiğini” ifade etti.
220 bin tonluk akaryakıt ihalesinin de pazarlık usulüyle Merkezi İhale Komisyonu’nun tanıdığı hakla sürdürdüklerine değinen Büyükyılmaz, “Belki bu da sonuçlanmayacaktır. Belki yine belirlenen esaslar çerçevesinde devletten devlete alım gerçekleştirilebilir” dedi.
“KIDEM TAZMİNATLARI AÇIKLAMALARI ANLAMSIZ VE YERSİZ” 
El-Sen’in Kurum’dan emekliye ayrılmış kişilerin emeklilik haklarının verilmediği iddialarını yalanlayan Büyükyılmaz, emeklilere tüm haklarının sağlandığını, ancak yıllık izine ayrılmadan önce talep edilen kıdem tazminatının üçte birinin verilmesiyle ilgili sıkıntılar yaşandığını belirtti.
Büyükyılmaz, yıllık izne ayrılan kişilerin emeklilikten vazgeçip, geri dönme haklarının mevcut olduğunu,  bu nedenle ilgili diğer kamu kurumlarından da “Kıdem Tazminatı ödenebilir” yazısını aldıktan sonra ancak verilebileceğini kaydetti.
“EL-SEN YENİ İSTİHDAM YAPARAK, YENİ BİR BORÇ YUMAĞINA GİRİLMESİNİ İSTİYOR”
El-Sen’in istihdam taleplerini de “üzücü” olarak nitelendiren Büyükyılmaz “Bugün Kurum dibe vurmuş vaziyette. Yaklaşık olarak 390 milyon borcu olan, her ay 220 milyon gideri olan, giderlerin daha az para toplayabilen bir kurumdan, yeni personel alımı için El-Sen yeni bir kaynak, yeni bir borç yumağına girmesini istiyor. “ diye konuştu.
Büyükyılmaz, 2020-21 yıllarında 36 kişinin emekli olduğu, aynı dönemde 34 kişinin de Kurum’a işe alındığını, büyük bir personel kaybı yaşanmadığını, kurumun da istihdam gücünün olmadığını söyledi.
“AKSA İLE İLGİLİ KARAR VERMEK BİZİM YETKİMİZ DEĞİLDİR” 
AKSA konusuyla ilgili yapılan suçlamalara da değinen Büyükyılmaz, şunları aktardı:
“AKSA ile 2009 yılında dönemin hükümeti tarafından son 15 yıllık sözleşme yapıldı. Bu sözleşme çerçevesinde kurum her ay AKSA’ya 50 milyon kusur civarlarında ödeme yapıyor. KIB-TEK olarak AKSA’yı devre dışı bırakma veya devam ettirme gibi bir yetkimiz yoktur. Bu hükümetin görevidir.”
Büyükyılmaz konuşmasına şöyle devam etti:
 “Kurum son 3 yıl itibarıyla çok kötü yönetilmiştir. Bu kötü yönetimin bedeli olarak Kurum borç batağındadır. Son 3 yılın içerisinde tüm alımlar, tüm dosyalar incelendiğinde, borçların sebebi ortaya çıkıyor. 1 liralık mal, Kurum’a 100 liraya satılmışsa bu Kurum’un hayatta kalması mümkün değildir. Yasal olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak, bu yasal soygundur.”
“TOPLAM 340 MİLYON BORCUMUZ VAR”
Kurumun gelir ve giderlerine bakıldığında, alacaklarının hiçbir şekilde ödemelerini karşılamayacağını ifade eden Büyükyılmaz, “Kurumun şu anda yaklaşık olarak 140 milyon bankalara, 173 milyon AKSA’ya, 3 milyon 410 TL İhtiyat Sandığı’na, 22 milyon 933 TL maliyeye, toplamda 340 milyonluk bir borcu var” dedi.
Belediyelerin, kurum ve kuruluşların da KIB-TEK’e yaklaşık olarak 667 milyon 800 bin TL borcu olduğunu belirten Büyükyılmaz, bu alacaklarından tahsil edilebilecek miktarın Maliye’den 94 milyon olduğunu, geriye kalanın ise  “hayali beklenti” olduğunu, koşullar çerçevesinde Kurum tarafından tahsil edilmesinin mümkün olmayacağını belirtti.
Tahsilatın, en büyük sorunlardan biri olduğunu ve bunun sonucunda yaz aylarında büyük problemlerin yaşanacağını vurgulayan Büyükyılmaz, ülkedeki akımın yüzde 53’ünü üreten kurumun mevcut 8 jeneratörü olduğunu ve bu 8 jeneratör arasında sadece bir tanesinin tam randıman verdiğini, kalanının bakıma ihtiyacı duyduğunu ancak tahsilat olmadan bu makinelerin bakımını yapamayacaklarını ifade etti.  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner162

banner146

banner50

banner68

banner40