banner118

Eroğlu’dan görüşme sürecine darbe!

YKP Yürütme Kurulu Kıbrıs’ın sorunundaki son gelişmeleri ve Eroğlu’nun son dönemdeki açıklamalarını değerlendirdi.

21 Şubat 2014 Cuma 15:38
297 Okunma
Eroğlu’dan görüşme sürecine darbe!
Açıklama şöyle:

Eroğlu geçen haftalarda ortak metne imza attı ve orda görüşme sürecine yapıcı katkı yapacağı ve suçlama oyununa girmeyeceği taahhüdünde bulundu ama daha mürekkebi kurumadan Türkiye’de canlı yayında bir televizyon programında tüm gücü ile suçlama oyununa devam etti. Canlı yayında Kıbrıslı Rumlara verip veriştiren Eroğlu, Annan Planına evet dendiğini hatırlattıktan sonra “Perez De Cuellar belgesine de benim başbakanlık dönemimde onay vermiştik” dedi.

Dün ise Eroğlu, Türkiye’nin resmi haber ajansı AA’ya verdiği açıklamada Türkiye’den taşınan nüfus ile ilgili çeşitli iddialarda bulunduktan sonra “Rumların bu konudaki yorumları yanlış” dedi. Eroğlu ayrıca, “Türk askeri buradan çıkamaz” da demiştir… Toprak ve garantilerle ilgili de bildik görüşlerini tekrarlamıştır.

Bu durumda akla ilk gelen 1980’lerde Perez De Cuellar belgesini Eroğlu okumadan onaylamıştır. Okusaydı bu iddiaları yapamazdı. Ayrıca Eroğlu bir yandan Annan Planında evet denmesine sahip çıkarmakta ama diğer yandan yaptığı açıklamalarla kendi hayır kampanyasındaki argümanlarını tekrarlamaktadır.

Tüm bunlar ciddi bir süreçte söylenecek sözler değildir.

Kıbrıs’ta bulunacak bir çözümün adanın tümden askersizleştirmesini sağlayacağı birçok antlaşma taslağından yer almıştır… Perez De Cuellar belgesinin 8.1 maddesinde ise tüm Kıbrıslı olmayan askerlerin ve yabancı unsurların çekileceğinden bahsedilmektedir…

(8.1 A timetable for the withdrawal of non-Cypriot military troops and elements)

Eroğlu’nun bir yandan övünerek bu “antlaşmayı kendisinin onayladığını söylerken diğer yandan “Türk askeri buradan çıkamaz” demesi basit bir bilgisizlik konusu olarak algılanamaz…

Perez De Cuellar belgesinin 7.1 maddesinde Kıbrıslı Türk federe devlet bölgesinin de yüzde 29 + olacağı yazılmaktaydı ki Eroğlu bunu da onaylamıştı ancak şimdi tek çakıl vermem yönlü açıklamalar yapmaktadır.

(These territorial adjustments will result in the Turkish Cypriot province or federated state comprising in the order of 29 + per cent of the territory of the Federal Republic)

Maraş konusunda ise madde daha dikkat çekicidir. 10.1 maddesinde Kıbrıslı Türklerin 5 Ağustos 1981 tarihinde verdiği haritadaki Maraş ve 6 bölge ile ilgili sınır düzenlemesi ve bu bölgelerin yerleşime açılması için BM denetime verilmesi yer almaktadır.

(10.1 The Varosha area and the six additional areas delineated in the Turkish Cypriot map of 5 August 1981 will be placed under United Nations interim administration as part of the UNFICYP buffer zone for resettlement)

Perez De Cuellar belgesinde bugün masada sorun olarak gözüken birçok konuya cevaplar verilmektedir. Özellikle egemenlik konusunda tanımlar nettir. Eroğlu bunu onaylandığını söylüyorsa, bu belgelerdeki ifadelere geri dönmesi gerekir…

Eroğlu ne 1980’lerde Perez De Cuellar belgesini onaylarken samimi idi, ne de şimdi ortak belgeyi imzalarken samimidir. Bu nedenle tıpkı Annan Planı sürecinde olduğu gibi Kıbrıs’ta yaşayan herkesin geleceklerine sahip çıkmak için harekete geçmesi gerekir.

Bu nedenle bu süreçte Güven Artırıcı Önlemler önemlidir.

2007 yılında ilk kez kuzeyde, Maraş’ın askeri telleri önünde Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Alman-Kıbrıs Forumu, Sınırı Aşan Eller Kadın Örgütü, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Sanat Derneği, Haklar ve Özgürlükler Derneği, Kıbrıs Doğa Dostları, Kıbrıs AB Derneği (KAB), Kıbrıs Indymedia'nın imzası ile hazırlanan ortak deklarasyon çerçevesinde basın toplantısı düzenlemişti.

YKP, öncesinde de, 1990’ların başında da Ghali Fikirler Demeti tartışılırken Maraş’ın Güven Artırıcı bir önlem olarak yasal sahiplerine iade edilerek yeniden yerleşime açılmasını desteklemiş, aktif mücadele etmiştir.

YKP hala da Maraş’ın Güven Artırıcı Önlemler çerçevesinde yasal sahiplerine iade edilerek yerleşime açılmasının görüşme sürecine önemli katkı sağlayacağına inanmaktadır.

YKP, 2007 yılındaki basın açıklamasındaki görüşlerin hala geçerli olduğuna da inanmaktadır. Bu açıklamada “Maraş’ı da kapsayacak Mağusa, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar arasında çeşitli düzeylerde işbirliği, iletişim ve etkileşimi sağlayacak çığır açıcı yeni bir model yaratma fırsatı sunmaktadır. Bu bölgede böylesi bir modelin yaratılması, geleceğin yeniden birleştirilecek Kıbrıs’ına bir örnek teşkil edecektir” demiştik, bu görüşlerimizde ne kadar haklı olduğumuzu, bugünkü tartışmalara bakarak bir kez anlamış durumdayız…

Bu nedenle Yeni Kıbrıs Partisi, bu süreç de tıpkı 2000’lerde olduğu gibi yalnızca liderlerin inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemlidir.

Bu nedenle umut, biz istersek ve sokakta olursak vardır diyoruz ve görüşme sürecinin yeniden ortadan kaldırılmaması için tüm kesimleri mücadeleye davet ediyoruz…


Son Güncelleme: 21.02.2014 15:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.