"BEL ALTINDAN VURANLAR EROĞLU'NUN DEĞİRMENİNE SU TAŞIR"

CTP- BG Milletvekili Ferdi Sabit Soyer kişisel blogundan yazdığı köşe yazısında 2015'de KKTC'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi ve adaylıkları değerlendirdi... Soyer'in yazısı şöyle:

12 Ağustos 2014 Salı 21:48
878 Okunma
“2015’te gerçekleşecek CB seçimleri ile ilgili olarak siyaset dünyamızda pek çok kazan kaynamaktadır. Bunun için pek çok arayış yapılmakta, hatta muhtemel rakip olarak düşünülen adaylar için el altından vuruşlar yapmaya meraklı olanlar, önemli örnekler sergilemektedir.
Filan kişinin aday olması halinde kazanmayacağı veya diğerinin ise Kıbrıs sorunu konusunda bilgisi olmadığı, bir başkasının ise ciddi avantaja sahip olduğu, solun adayı olduğu söylemleri ileri sürülürken, yerine alternatif olmayı düşünülen kişi için ise hiçbir şey söylenmemektedir.
Bir başkası adaylığı düşündüğünü ama konuşmayacağını ifade etmektedir.
Muhtemel adayların bazıları için dezavantajlar, ötekine göre sıralanırken, bu argümanlarla desteklediği adayın, ismi hiç konuşulmayan adayı alt etme kabiliyetine sahip olduğu söylenmektedir.
Böylece her aday olması muhtemel kişi hakkında, sırf desteklediği adayın aday olmasına dönük avantaj artırmak maksadı ile olumsuz söz söyleyenlerin, esas ulaşmak istediği nokta, Eroğlu’nu, o düşündüğü adayın alt edebileceği yaklaşımıdır.
Böylece bu mantık, esas kime ve neye yaramaktadır? Eroğluna . Çünkü onun temelinde bu varsayımlar geliştirilmektedir. Yani dominant o olmaktadır.
Tıpkı Erdoğan’ı kim alt eder diyerek yapılan arayışlarla onu dominant haline sokmak gibi..
Dolayısı ile daha adaylık saptanması sürecinde, Eroğlu’dan bu görevi devralmak maksadı ile aday olması düşünülen isimlere, sırf kendinin aday olmasını düşündüğüne avantaj sağlamak için üretilen bu argümanlar, dönüp dolaşıp kendiliğinde daha yarış başlamadan alternatif olmayı düşünene zarar vermektedir.
Bence Saray çevreleri bu işten çok hoşnuttur ve sanılanın aksine, bunun konuşulup, bu temelde pek şey üretilmesini de teşvik etmektedirler.
Şimdi bakın “solun adayı” diyerek başkalarına dönük daha yarışın başlamadığı bu aşamada avantaj yakalamak isteyenler bu söylemleri ile dönüp destekledikleri adaya dönük , CB seçim yarışında çok ciddi bir dezavantaj yarattıklarının da farkında değildirler.
Çünkü solu kimsenin tek başına temsil edemeyeceği açık ve bu yüzden, bu söylemin sol içinde kamplaşmayı teşvik edeceği de çok da nettir. Bunun da kime yarayacağı açıktır. Birbirini kırıp geçiren bir sol, sonuçta Saray çevrelerinin en hoşuna giden olur….
Ayni zamanda CB seçimleri gibi toplumun çok değişik kesimlerinden destek almayı gerektiren bir demokratik yarışta, daha başlamadan demokrat, ortada, liberal görüşte olan insanların dönüp Eroğlu’na destek olmasına da bu dolaylı kapı açmaktadırlar.
Üstelik bugün solun adayı diye lanse edilenin, yarın gerçekten adaylık olgusu gerçekleşince, kampanya başladıktan sonra, tüm toplum kesimlerine dönük sesleniş yapma zorunluluğunu da kendi elleri ile berhava etmektedirler.
Ayrıca kampanya içinde, orta ve farklı kesimlere de sesleniş yaptığı anda da, hani solun değerleri diyerek bu kesim içinde de ona dönük kuşku yaratılmasına da şimdiden kapı açmaktadırlar. Dolayısı ile bu konuda bu söylemle daha şimdiden Eroğlu’na çok geniş bir alan aşılmaktadırlar.
Bir diğer aday için kazanamaz argümanı ile onun adaylığını değersizleştirme çabası içinde olanlar, düşündükleri adayın aday olması halinde ona en büyük dezavantaj yaratıklarının farkında dahi değildirler. Çünkü kime karşı kazanamaz argümanını işlemektedirler. Eroğluna karşı. O zaman onu kendi elleri ile yarışın başına koymaktadırlar. Kendi destekledikleri adayı da dezavantajlı kılmaktadırlar
Diğer bir aday için ise Kıbrıs sorununda bilgisi yoktur argümanını işleyip, düşündükleri aday için avantaj yarattıklarını sananlarda, ayni şekilde düşündükleri aday aleyhine ortam yarattıklarının farkında değillerdir. Çünkü alternatifin birini bilgisiz ilan edince, kendi desteklediğini bilgili olarak kutsamamaktadırlar. .Aksine görevde olanın da bilgili olduğuna dönük kanaatin oluşmasına katkı yapmaktadırlar.
En önemlisi de şudur. Alternatif olduğunu iddia edenler, bir aday saptama sürecinde eğer ilkeli ve bilinen egemen siyasi kültürün benzeri metotları, kendi adaylarını saptama sürecinde birbirlerine karşı kullanırlarsa, asla alternatif olamazlar.
Çünkü egemen kültürü beslerler. Bunun da esas sahibi bellidir. Dolayısı ile esas sahibin şansına şans katarlar.
Evet, egemen olana karşı alternatif onlar, bunu, onların metotları ile yaşama geçiremez. Benzer metotlarla yol almaya kalkanlar sonuçta onlara benzeşir..
Bir şeyi değiştirmek önemlidir. Bunun için elbette düşünce, fikir, program öndedir. Ama onun kadar önemli olan bir yanda, hangi yol, metot ve usulle bu alternatif düşüncenin kitlelerle buluşacak olmasıdır..
Bu eğer egemenlerin metot, davranış ve yöntemleri ile olursa, farklı düşünceniz saf altın bile olsa, 24 ayar olduğunu, ağzınızla kuş tutsanız insanlara etkili olarak anlatamazsınız.
Bu yüzden artık bel altından, el altından vurmalarla etkili bir sonuç üretilemeyeceğini herkesin görmesi gerekir. Bu usulle gidenler bilsin ki Eroğlu’nun değirmenine su taşırlar.” 
Son Güncelleme: 12.08.2014 21:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.