banner151

ARAR: DİNAMİK BÜROKRASİ İSTİYORUZ

"TURİZMCİNİN ÖNÜNÜ AÇACAK HİÇ BİR MAKAM YOK"

28 Eylül 2014 Pazar 12:21
ARAR: DİNAMİK BÜROKRASİ İSTİYORUZ

Merit Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar, BRT1 kanalında ana haber bültenine
konuk oldu. Pembe Paşaoğulları’nın sorularını yanıtlayan Arar, yeni yatırımcının ülkeye
çekilmesi, bürokrasinin hafifletilmesi ve ulaşım sorununun çözülmesi konularında görüşlerini
dile getirdi.
Pembe Paşaoğulluları: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yapılan yatırımların
ve yatırımcının önünün açılması için neler yapılması gerekiyor? Sıkıntılar nelerdir?
Ülkemizdeki yatırıma bakıldığında şuan ki tabloyu nasıl yorumlarsınız?
Reha Arar: Ülkemizde şuan devam eden turizm yatırımlarını bir inceleyelim. Bu
yatırımların sayısı bir elin parmaklarından az ama biz konuşmalarımızda, nutuklarımızda,
siyasilerimiz söylemlerinde ‘turizm ülkesiyiz’ diyoruz. ‘Bu ülke bir turizm ülkesidir ve turizm
ülkesi olarak gelişecektir’ deniliyor.
Biz yatırımsız nasıl turizm yapacağız? Bayrak taşıyıcı bir hava yoluna sahip değiliz. Diğer
taraftan yatırım tesisilerimiz bazıları gitgide eskiyor, yeniler ise sayısal olarak çok az. Yeni
yatırımda yok denecek kadara az. Bundan bir müddet evvel görevini devreden bir turizm
bakanımız ‘2020 yılında 40 bin yatağı geçeceğiz’ demişti. Şimdi bir banka hasılatını ‘Şu
yılda bu kadar yapacağım’ diyebilir, çünkü bir gün önce getirirsiniz belli bir miktar parayı
bankanın kasasına yatırırsınız hasılatı yükselir. Ancak, taktir edersiniz ki; turizim tesisi
yapmak için böyle süratli zaman mümkün değildir. Turizm tesisinin yapılması; hele Kıbrıs’da
yapılması, bu Kıbrıs kelimesinin altını kırmızı kalem ile çiziyorum, çok daha zordur. Bugün
siz Kıbrıs’da turizm tesisi yapmayı planlasanız temelini iki sene sonra atarsınız. Bu vahim bir
tablodur, acı bir tablodur. Yıllardır kimsenin eğilmek istemediği, kimsenin müdahil olmak
istemediği bir tablodur, herkes tablonun vahimliğini bilir, kötülüğünü görür ama nedense hiç
bir hükümet buna müdahale etmedi.
Pembe Paşaoğulluları: Peki tablo daha da mı kötü duruma gidiyor.
Reha Arar: İsterseniz gelin yaraya neşter vuralım ve bu tablo nasıl düzelir konuşalım. Bu
ülkede turizim yatırımcısının önünü açacak, turizim yatırımcısına destek olacak gerçek
anlamda bir kuruluş yoktur. Bir dönem YAGA ; yani Yatırım Geliştirme Ajansı kurulduysa
da bence hedefine geçmişte de tam anlamıyla ulaşmamıştır, bugün de hedefe ulaşmamıştır.
Yönünü başka istikametlere çevirmiş ve bugün de gerçek anlamda bu hizmeti görmemektedir.
Aslında yeniden bir şeyleri keşfetmemize gerek olmadığı inancındayım. Türkiye, anavatan
turizim seferberliğini çok başarılı bir şekilde 1980’lerde başlatmış ve bugünde çok ciddi
rakamlara ulaşmıştır yatak sayısı olarak.
Peki bunu nasıl yapmıştır? Turgut Özal ve zamanın turizm bakanı Barlas Kuntay, ilk defa
80’li yıllarda neler yapmışlardır. Aslında belki o günleri incelemek lazım. Belki o zamanlarda
bilgisayarlar şuanki gibi gelişmiş değildi, ama unutmayalım ki; bilgisayarın bir ana tabanı
o günde var bugün de var. Halbuki bizde o ana taban ogün de çok kötüydü, bugün de çok
kötü. Sizin şehircilikten, tarihi eserler kurulundan geçmeniz için ve ruhsatınızı almanız için
iki sene geçiyor. Peki yatırımcı araziyi almış. 49 senden 2 sene gidiyor. Ondan sonra inşaat
ayrı bir alem. İnşaatı bitirdikten sonra iskan almanız ayrı bir alem ve malesef 4/5 yılda insanı
canından bezdirerek hayata geçiyor. O kişinin aldığı krediyi geri ödemesi o kişinin bu tesisi
rantable kullanması oldukça zor. Ama nedense bu konuya hiç kimse derman olmuyor. Yarın
akşam İstanbul’da son derece başarılı bir derneğin yıllık toplantısı var. Bu toplantıda Sayın
Başbakanımız da bir konuşma yapacak. Ben de bu sene bu toplantıya katılacağım. Burada
aslında benim gönlüm; yatırım seferberliği çağrısı yapılmasında.
Anavatanın çok başalı yatırımcılarının bu ülkeye gelerek yeni yatırımlar yapması lazım.
Aslında Turizim Yatırımcılar Derneği’nin Kıbrıs temsilcisi olarak biz 24/26 Ekim’de dernek
mensuplarını adamıza davet ettik ve burada bir yuvarlak masa toplantısı, belli yerlerin
gezilmesi, belli devlet adamları ile görüşmeler planladık. Bugün de sayın turizm bakanımızı
ziyaret ettim, kendisi de bu grup ile birlikte olacak ve Kuzey Kıbrıs’daki turizm imkanlarıyla
ilgili bir konuşma yapacak. Bu da ayrıca beni mutlu etti.
Burada bir yatırım seferberliğinden bahsediyoruz, yatırımcı geldiği zaman; ‘ Bana, yatırım
yaparsam ne imkanlar sağlayacaksınız?’ diyecektir.
Pembe Paşaoğulluları: Tanınan imkanlar yetesiz mi?
Reha Arar: Çok yetersiz ve imkanları kullanmak deveye hendek atlatmaktan zor aslında,
bugüne hiçbir şey adapte edilmemiş. Teşvikler yeniden gözden geçirilmeli ve güne adepte
olmalı. Bugün, sayın başbakanımızın da görüşmemizde söylediği gibi; Dome Otel ile
Saray Otel ile turizim yapamayız. Bizim son yaptığımız Merit Royal Hotel, yönetmelikte
olmadığı için yıldız sayısı ile konuşmamı devam ettirmek istemiyorum. Çok yıldızlı bir
otel konforu ile lüksü ile bugünkü klasik 5 yıldızın üzerinde. Bu bile az geliyor. Bu güzel
ülkenin bundan daha fazla yıldızlı, konforu daha yüksek ve bundan daha çok para harcayan
turisti barındıracak otellere ihtiyacı var. Bugün gerek otellerimizin, gerekse talih oyunları
salonlarımızın yurt dışından zengin turisti çekmesi halinde, zengin turisti konaklatması
halinde real sektöre destek olabiliriz. Yoksa bu ülke yatak kapasitesi olarak, ucuz turiste çok
fazla yatak açamaz.
Pembe Paşaoğulluları: Peki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti markalaşmaya doğru gidiyor
mu?
Reha Arar: Şimdi gidiyor desem, siz ve sevgili seyircilerimiz buna inanacak mı?
İnanmayacak. Dolayısıyla ben bunu bu şekilde söyleyemem. Markalaşmıyor, ama
markalaşması halinde çok iyi bir noktaya çok kısa bir zamanda gelebilir.
Pembe Paşaoğulluları: Bunun için ne yapılması gerekir?
Reha Arar: Bunun için tanıtımı profesyonel ellere teslim ederek zamanında doğru yerde
doğru tanıtımı yapmamız lazım. Mesela son zamanlarda Ercan Hava Alanı’ndan girdiğim
zaman pasaport konturolünden geçmeden evvel sağ tarafımda Kıbrıs’ı tanıtıcı bir pano
görüyorum. O kadar çok iftihar ediyorum ki, çok güzel hazırlanmış, dolayısıyla bizim doğru
yerde doğru zamanda katılmamız ve tanıtım yapmamız lazım.
Geçtiğimiz günlerde gazeteler de Paris’de bir fuara katıldığımızı okudum. Bu bir ilk.
Çok hoşuma gitti. Ama bana gelen otelciler birliği yazısından, katıldığımız fuar sayısının
azaldığını gördüm.
Pembe Paşaoğulluları: Kaynak sıkıntısı.
Reha Arar: Evet. Şimdi burada turizim kaynağını ciddi bir şekilde kısmamak lazım. Turizm
kaynağına özel fon, özel imkanlar yaratmamız lazım. Çünkü, turizm bizde sadece bir sektöre
katkı yapmıyor, 30’a yakın sektörü besliyor.
Pembe Paşaoğulluları: Şuan mevcut yatırım geliştirme ajansının tam anlamıyla görevini
yapmadığını belirtiyorsunuz, turizm acısından?
Reha Arar: Doğrudur, bugün yapılması gereken başbakanlığa direk bağlı ,sayın başbakanın
hamiliğini yaptığı bir turizm yatırım danışmanlığının acilen kurulmasıdır. Yatırımların
takibinin yapılmasıdır. Yatırımcılara tek tek dosya acılmalı ve takip edilmelidir.
Pembe Paşaoğulluları: Ülkeye daha fazla yatırım yapılması gerekiyor, doğru. Ancak, bir
taraftan da vurguluyoruz, aslında daha profesyonel şekilde ülkenin tanıtılması gerekiyor.
Reha Arar: Doğru, ama bir de bu durumun üçüncü bacağı var. O da, sizin çok iyi bildiğiniz
geçtiğimiz günlerde sizinle uzun uzun bu ekranda tartışdığımız ulaşım konusu.
Pembe Paşaoğulluları: Evet ulaşım konusunu da konuşacağız ama telefon hattımızda
Başbakan Yardımcısı Ekonomi bakanı, Turizim ve Spor Bakanı Sayın Serdar Denktaş var.
Kendisinin de ulaşım konusunda görüşünü almış oluruz.
İyi akşamlar sayın bakan, turizm konuşuyoruz, yatırımcının önünün acılması gerekli olduğuna
sayın Arar vurgu yapıyor. Bir takım çalışmaların yeterli olmadığını işaret ediyoruz. Kuzey
Kıbrıs Türk Cumuriyeti turizminin daha iyi bir noktaya gelebilmesi için hedeflenen neler var?
Serdar Denktaş: Yatırımcının önündeki bürokratik engeller herşeyden önce hafifletilmeli,
mümkünse kaldırılmalı. Çok daha iyi oteller, daha yüksek kaliteli, yıldızlı oteller yapılırken
uluslararası zincir markalardan bir iki tanesinin de buraya girmesi önümüzü daha fazla
açacaktır diye düşünüyorum. Bunun yanında tabi ki butik otellerin de kendi özelliklerini
ortaya çıkaracak şekilde gündeme gelmesi şu an uğraştığımış işler.Bütün bunları yaparken ,
yatırımı yaptınız, ulaşım yoksa işiniz zor, dolayısıyla doğru destinasyonlara Türk Hava
Yolları’nın o geniş ulaşım ağlarını doğru organize ederek hareket edereksek turizm istenilen
noktaya çok kısa bir sürede ulaşır diye düşünüyorum. Şu anda fena gitmiyor, ancak turizm
gelirlerini arttırabilmek, bu gelirleri de bölgesel anlamda doğru paylaşabilmek biraz daha çaba
sarf etmemizi gerektiriyor.
Reha Arar: Sayın bakanım, bugün yaptığımız konuşmada; özellikle çok yıldızlı otellerin bu
ülkenin turizminin gelişmesinde doğru yatırım olduğunu söylemiştiniz. Bu beni aslında çok
ciddi anlamda ümitlendirdi, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Serdar Denktaş: Şu anda hali hazırdaki teşvik sistemi; Dome Hotel, Saray Hotel gibi otelleri
ön gören onları örnek alarak hazırlanan teşvik sistemleri. Bütün bu sistem elden geçirilmeli,
yeniden düzenlenmeli. Geçmişte çok yatırım yoktu diye verilen araziler var. Teşvik maliyetli
ama bu arazileri alanlar var. Ama hiçbir yatırım yapmamış, şu anda elinde tutuyor. Birilerine
pazarlamaya çalışıyor. Bunların gözden geçirilip hakikaten yatırım yapmaya hefesli, turizmi
bilen ve bir uluslararası zinciri de peşinden sürükleyebilecek yatırımcılara yönlendirilmesi
ve ilk başta söylediğim gibi bürokrasinin azaltılması sanırım birçok yatırımcıyı buraya
çekecektir.
Reha Arar: Sayın bakanım, 24 Ekim’de Turizim Yatırımcılar Derneği’nin önemli yatırımlar
yapmış buyük bir grubunu Kuzey Kıbrıs’a sizinle görüşmeye getirmek arzusundayız. Bunla
ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Özellikle derneği yönetim kurulu üyesi muhasip üyesi
sayın Hande Tibuk bu konuda çok ciddi bir çalışma yapıyor. Tahmin ediyorum ki, 50’ye
yakın yatırımcı gelecek. Hem onlaraKuzey Kıbrıs’ı tanıtacağız hem de bu ülkede yatırım
yapmalarını isteyeceğiz.
Serdar Denktaş: Yatırım ikliminin düzeltilmesi gerekiyor, her yeni yatırım istihdam alanıdır.
Bizim de turizm sektörüne ara eleman yetiştirip kendi insanımızın çalışmasını sağlamamız
lazım. Turizmin esas büyümesi gelişmesi, kendi insanımızın otellerde hatta gazinolarda var
olan iş potansiyelini kullanması ile mümkün olacaktır.
Pembe Paşaoğulluları: THY ile görüşmeler şuan hangi aşamada?
Serdar Denktaş: Ekim ayı içinde bir araya gelme sözü vermişti Hamdi Bey. THY den
düzgün nasıl faydalanabiliriz, bağlantı uçuşları nasıl, nerelerden sağlayabiliriz ve hangi
destinasyonları potansiyel pazar olarak kabul edersek buralardan rahat yolcu taşıyabiliriz?
Bütün bunları masaya yatıracağız. Bütün bunlar Hamdi Bey ile konuşacağımız konular içinde
ve daha başka konular da olacak.
Pembe Paşaoğulluları: Kuzey Kıbrıs’ın markalaşması açısından hedeflenen nedir?
Serdar Denktaş: Çevremizi, sokaklarımızı, evlerimizin önünü biraz temizleyebilsek zaten
oluşmakta marka daha da iyi bir yol bulabilecek. En büyük sıkıntımız, gelen her turistin
şikayeti olan, ‘Tesisleriniz güzel, insanız güzel, ama çevreniz kirli’. İşte, bunda süratle
kurtulmamız lazım.
Reha Arar: Turizm bilincini ülkede küçük yaşlarda artırmak için acaba orta okullarda veya
liseler de seminer şeklinde bile olsa veya seçmeli ders gibi olsa, turizm bilinci dersi koymayı
düşünür müsünüz? Başlangıçta diğer turizm ülkelerinin yaptığı gibi.
Serdar Denktaş: Bunu eğitim bakanlığı ile konuşmak lazım, sanırım çevre ile ilgili ilk adımı
atmamız lazım, çevre bilincinin gelişmesini sağlamamız lazım. İnsanımız anladığı müddetçe,
cebine giren paranın şu kadar kısmı da turizmden dediği müddetçe turistik faaliyetlere daha
anlayışla bakabilecektir. Turizm önemli bir gelir kaynağımızdır.
Reha Arar: Sayın Bakan, benim söylediklerimden çok farkı bir tablo çizmedi. Turizmin
önünü açmak için çok ciddi bir bürokrasi reformuna ihtiyaç olduğunu inanıyorum ben. Bu
reform yapılırsa, dinamik bir bürokrasi olur ise bu ülkeye gelecek yatırımcı sayısı artacak.
Son Güncelleme: 28.09.2014 12:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner162

banner146

banner50

banner68

banner164