banner151

AKÇA: SİYASET BİREYSEL ÇIKARLARA DÖNÜŞTÜ!

TC LEFKOŞA BÜYÜKELÇİSİ HALİL İBRAHİM AKÇA 2013 KKTC EKONOMİ DURUM RAPORUNUN SUNUŞ YAZISINDA KKTC GERÇEKLERİNİ ÖZETLEDİ

24 Temmuz 2014 Perşembe 13:06
AKÇA: SİYASET BİREYSEL ÇIKARLARA DÖNÜŞTÜ!
Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, KKTC'de ekonomik büyümenin hızlanması ve refahın artması için programda öne çıkarılan sektörlerde reformların tamamlanmasının acil olduğuna dikkati çekti. Akça, aksi halde, üretime dayalı büyüme yakalanamayacağını, Türkiye ile farkın giderek açılacağını ve ekonomik krize girmesine karşın daha hızlı yapısal reformlar yapmak suretiyle geleceğe yönelik önemli temel düzenlemeler yapan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) yakalama fırsatının kaçırılacağını vurguladı.
Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği Yardım Heyeti Başkanlığı tarafından hazırlanan "2013 KKTC Ekonomi Durum Raporu" yayımlandı.
Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, KKTC’deki siyasi ve sosyal yapı ile kapsamlı çözüme yönelik yürütülen müzakerelere her zaman duyarlı kalındığını belirterek olası çözüm bağlamında benimsenen pozisyonların siyasi farklılaşmalarda baskın rol aldığını söyledi.
Kapsamlı çözüme yönelik beklentilerin, güncel sorunlara kalıcı çözüm arayışlarını hep daha ileri bir döneme ertelemek için gerekçe teşkil edebildiğini söyleyen Akça, bu durumun partilerin seçimlerde ekonomi söylemi oluşturmasını ikinci plana düşürerek toplumun evrensel anlamda tercihlerinin ortaya çıkmasına fırsat vermediğinin altını çizdi.
Akça, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yeni kaynak yaratma yerine Türkiye'den ek nakit sağlama arayışının Türkiye ile ilişkilerin sağlıksız zemine kaymasına neden olduğunu kaydetti.
Akça, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği Yardım Heyeti Başkanlığı tarafından hazırlanan "2013 KKTC Ekonomi Durum Raporu sunuş yazısında, son yıllarda KKTC ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerde benimsenen programın kurumsallaşmaya başladığını kaydetti.

“Siyaset, kısa vadeli bireysel çıkarlara dönüştü”
Üç yıllık dönemler itibariyle hazırlanan programlar sayesinde tarafların yükümlülüklerini daha iyi bilip önlerini daha net gördüğünü dile getiren Akça, siyasi vizyon ve tercihler ekonomide belirleyici olamayınca siyasetin kısa vadeli bireysel çıkarlara dayalı bölüşüm eksenine kaydığını belirterek, şöyle devam etti:
"Bunun KKTC'deki günlük hayata somut yansımaları, bireylerin kamu üzerinden çeşitli kaynaklara ulaşma gayreti içine girmeleri şeklinde tezahür etmektedir. Ülke kaynaklarının sınırına gelindiğinde, yeni kaynak yaratarak pastayı büyütme yaklaşımı benimsenmediği için Türkiye'den ilave nakit kaynak sağlama arayışlarına gidilmekte; Bu durum hem iç siyasetin hem de Türkiye ile ilişkilerin sağlıksız bir zemine kaymasına neden olmaktadır. Halkın, bu durumdan şikayetçi olmakla beraber, dönüşümün dinamiğinin bizzat kendisi olduğu hususunda henüz yeterince farkındalığa sahip olmadığı gözlemlenmektedir."

İlerleme yok
"Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı"nın KKTC ekonomisinin kısır döngüden çıkartılarak, sağlıklı bir
yapıya kavuşturulması ve ekonomik gelişmeyi esas alan bir strateji üzerine kurgulandığını dile getiren Akça, bu çerçevede bir yandan önceki programla oluşturulan mali disiplinin bugüne kadar eksik kalan kamu çalışanlarının verimliliğini artırma ve denetim boyutlarını tesis etmeye, diğer yandan da üretim girdi piyasalarını etkin ve rekabetçi hale getirerek ekonomik gelişmeyi hızlandırmaya odaklanıldığını ifade etti.
Akça, şu ifadeleri kullandı:
"Programın ilk yılı olan 2013'te üç hükümet görev yapmış ve reformlar konusunda önemli ilerlemeler sağlanamamıştır. Bununla beraber mali disiplinden taviz verilmemiş, özel sektör tarafındaki gelişme devam etmiştir. Özellikle turizm ve yüksek öğretim sektörü ekonominin yükünü çekmiş, diğer sektörlerin varlık sebebi olmuştur. Tarım sektöründe yaşanan önemli orandaki daralmaya karşın büyümenin pozitif olmasına önemli katkı sağlayan bu iki sektör, tesadüflere bırakılamayacak derecede ülke ekonomisinin kaderine etki eder bir seviyeye gelmiş olup, artık daha bilinçli hareket edilmesi ve kalitenin artırılması gereken sektörler olmuştur. Diğer taraftan, temel reformlar yapılarak ülke üretiminin önündeki sorunlar çözüme kavuşturulmadığı için ekonomik büyüme hız kazanamamış ve mütevazı bir seviyede kalmıştır."

Makroekonomik gelişmeler
Raporda yer alan makroekonomik gelişmeler incelendiğinde ise, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın cari fiyatlarla 2009 yılında 5 milyon 376 bin TL olan rakam 2013 yılında 7 milyon 822 bin TL’ye yükseldi. Aynı kapsama dolar bazında bakıldığında 2009’da 3 milyon 477 bin dolar olan rakam 2013’te 4 milyon 107 bin dolara çıktı.
2009 yılında eksi yüzde 5.5 olan reel büyüme hızı yıllar içerisinde yükseldi ve 2013 yılında yüzde 2 oldu. Buna göre enflasyon oranı da 2009’da yüzde 5.7 iken 2013’te yüzde 10.2’ye yükseldi.
Bütçe açığına bakıldığında 2009’da eksi 622 milyon TL olan açık 2013’te azalarak eksi 411 milyon TL’ye düştü.
283 bin 736 olan 2009 yılı nüfusunun, 2013’te 286 bin 257’ye yükseldiği kaydedilen raporda, 91 bin 550 olan istihdam rakamının 2013’te 101 bin 181 olduğu belirtildi. Buna göre, 2009’da yüzde12.4 olan işsizlik oranı 2013’te yüzde 9.7 oldu.

Son Güncelleme: 24.07.2014 13:14
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nüshet İlktuğ 2014-07-24 23:18:09

doğru söze ne denir

banner162

banner146

banner157

banner68

banner164