Kelle başına ayda bir hamsi düşüyor!


Larnaka kazasına bağlı Vasiliko bölgesinde, denizin içindeki balık çiftliklerine geçtiğimiz cumartesi sabaha yakın bir geminin çarpması ve kafeslere büyük zarar vermesinin ardından, 600 bin balık denize kaçtı. Haberi “Balık Çiftliğinde 10 Milyon Euro’dan Fazla Zarar” başlığıyla yayımlayan Alithia, balıkçıların bölgeye akın edip kafeslerinden kaçan balıkları topladıklarını yazdı. 600 binden fazla çipura ve levreğin kazanın ardından serbest kaldığının adanın kuzeyinde de duyulması ile birlikte dün birçok balık tutkunu soluğu deniz kenarında aldı. Bir umut belki o balıklar Vasiliko'dan çıkarda bizim Boğaz’a gelir diye dün oltasını alan soluğu deniz kıyılarında aldı. Benim niyetim ise hafta sonu gitmek.
Dün bu haberi okuyunca aklıma KKTC’de ne kadar balık tüketildiği sorusu geldi. Öyle ya insan sağlığı için en lüzumlu besini balıketinde bulunuyor. Eğer eşiniz hamile ise veya küçük çocuğunuz varsa haftada en az iki kez sofrada balık bulundurmanızı uzmanlar salık veriyor.
Dün KKTC’ye en çok balık ithal eden Metro Fısh şirketinin direktörü Bülent Göktepeli ile karşılıklı bir çay içtik. Havadan değil ama su’dan konuştuk. Bülent Bey 10 yıl kadar öne KKTC kara sularında tonlarca balık avladığını ve bu balıkları taze taze KKTC piyasasına sürdüğünü anlattı. Sonradan yasaklanmış, 12 mil kuralı getirilmiş. Bugün Güney Kıbrıs’ın en önemli ihraç ürünleri arasında balık yer alıyor. Oysa KKTC’de balıkçılık ve balık sektörü varla yok arası.
Türkiye’den Mersin ilinden geliyor sofralarımıza balık. Peki, Mersinli balıkçılar tuttukları balığı nereden tutuyorlar. KKTC açıklarından. Sonra o balıklar gidip kutulara konuyor, üstüne buz atılıyor ve soğutmalı tırlarla KKTC’ye geliyor. Ve Lefkoşa Sanayi bölgesindeki merkezden de adanın dört bir tarafına dağıtılıyor.
Dün tamda balığın Mersin’den geliş günüymüş. Tır yanaştı ve bir saat içinde tek bir kasa balık bile kalmadı. Hepsini balıkçıllar aldılar ve müşterilerine sunmak üzere adanın dört bir yanına dağıldılar.
Balık fiyatları bugün denizin öbür tarafına (Mersin) göre yüksek. Çünkü Girne açıklarında tutulan balıklar önce Mersin’e gidiyor, kutulanıyor, buzlanıyor, tıra konuluyor, gemiye biniyor, KKTC’ye geliyor, gümrük ödeniyor ve karı da konup balıkçıllara veriliyor. Ee balık satanda da kazanacak. Balıkçıda karını koyduktan sonra siz balığı sofranıza taşıyorsunuz.
10 liraya Mersin’de satılan balık bizde 20 liraya satılıyor. Metro Fısh direktörü Bülent Göktepeli “bize izin versinler adayı balığa boğalım ve ucuza halkımıza balık yedirelim” diyor. Bende doğal olarak hemen savunmaya geçiyorum “ya denizlerimizde balık biterse” diye soruyorum. Göktepeli’nin buna da verilecek cevabı hazır: “Balık asma gibidir. Ne kadar çok budarsanız o kadar çok çıkar. Biz bunu üniversitelerden hocalarımıza da sorduk. Lefke Avrupa Üniversitesi'nden Profesör Işık Oray bu konuların uzmanıdır. İsteyen ondan bu bilgileri kolayca alabilir. Hükümetin balıkçılığı bir sektör olarak kabul etmesini istiyoruz” diyor.
Göktepeli son olarak ayda 10 ton civarında Balık ithal ettiklerini söylüyor. Bunu kişi başına uyarlarsak bir ayda bir tane ya yiyoruz ya da yemiyoruz gibi bir şey. Yani 30 günde gram olarak ancak bir hamsi tüketebiliyoruz dört bir tarafı denizle kaplı adada yaşayan insanlar olarak. Balık sağlık için şart ama pahalı olunca lüks olarak kabul ediliyor. Ya da her istediğimizde bulamıyorsunuz. Daha sağlıklı nesiler için balık şartsa ülkenin bir de balıkçılık politikası olması da şarttır.
Derviş EROĞLU: Geçen gece Kayserispor öne geçine sevinmişsiniz ama Kuyt'un golü ile sevinciniz yarım kalmış. üzülmeyin iki hafta daha lidersiniz.
Afet ÖZCAFER:Hafta sonu gençlerle beraber seralar bölgesinde mangal keyfi yapmışsınız. Artık Gazimağusa'da ağırlığınız iyice hissediliyor.
Mustafa ARABACIOĞLU:Av başladı başlayalı sadece bir keklik vurmuşsunuz onu da köpekler bulamamış.
Sami ÖZUSLU: Fuar nasıl geçti? Varmı yenilikler yakın dönemde.
Metin ORAL:Kişiye özel takvimler hazırlamışsınız. Nasıl beklediğiniz ilgiyi görebildi mi yeni takvimleriniz.
Deniz GÜRGÖZE: Benim kızlar için sende talip olmuşsun ama bu konuda çok kuvvetli rakipleriniz var, haberin olsun.
Işılay ARIKAN:Ankara'da bazı toplantılara katılmak için ülkeden ayrılmışsınız. Yarın başbakan'da Ankara'da olacak.
Resmiye CANALTAY: Siyasete ara verip işlere güçlere geri dönmüşsünüz. Ee durumlar nasıl? bu arada kırmızı size çok yakışmış.
Cenk MUTLUYAKALI: Yakında gazete devri bitecek ve her şey internete taşınacak? ne olacak bu kadar gazeteci?
Kemal OKTAR: 36 saatlik mesaiden sonra gecede 4 saatlik televizyon programı. Yakında yolda yürürken sizi uyurken bulacağız her halde.
Ali BİZDEN: Sende baykuşlara özenmişsin. Yoksa Volkan'daki baykuş sen misin?
Oğuz KÖSE:Canlı yayınlarda İçişleri Bakanını eleştirmen bölgede oylarınızı arttıyor mu? Öyleyse devam.
Şahap AŞIKOĞLU: Sosyal paylaşım sitelerinde sizi kimlerin takip ettiğini gösteren programlar bulmuşsnuz. nasıltakipcilerinizi öğrenebildiniz mi?
Erçin ŞAHMARAN: Samandağ'dan künefem gelmedi. bekliyorum hala.
Levent ÖZADAM: Bir şey değil!
Fikret KELEŞ: Bir arkadaşanız için dün tüm gün mesai yapmışsınız. Dost dediğiniz sizin gibi olmalı.
Ümit BAHŞİ: Sizin gibi eski bir futbolcunun bu kadar göbeklenmesini eski dostlarınız şaşkınlıkla izliyormuş.
Savun GÖKSU: Dün gece yağan yağmurun sesini dinleyeceğim diye bir güzel ıslanmışsınız. Umarız zatüre olmazsınız.
Halil FALYALI: Gözünüzdeki arpacık geçti mi? son günlerde nazara geldiniz her halde.
irfan Tansel DEMİR: Türkiye'den gelecek olan fideler geldi mi? Benim zeytinleri ayırdınız mı?
Göktürk ÖTÜKEN: Hafta sonu zehirlenmişsiniz. bu aralar yediğinize içtiğinize dikkat edin.

GÜNÜN TWİTTİ
‏@OsmanSan53:
"Bandabulya"kelimesiyanlıştır.Banda:herzaman,bulya:kuşlar demektir. Buli:satış, bulia(buliya):satış yeridir. Yani doğrusu "Bandabuliya"dır.

GÜNÜN SÖZÜ
"Engelleri kaldırmak için yoğun çaba sarfediyoruz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi

BİZİM TEMEL
Temel, dere kenarında oturuyormuş. Oradan jeeple geçmekte olan bir adam suyun derin olup olmadığını sormuş.
Temel:
- Derin değildir geçebilirsin demiş. Adamda Temel'e güvenerek suya jeepiyle girmiş. Jeep bir anda sulara gömülmüş. Kan ter içinde sudan çıkan adam Temel'in yakasına yapışmış:
-Hani derin degildi ulan.
Temel :
- Abi vallahi benim suçum yok, demin bir ördek geçiyordu su beline geliyordu :)