Vallahi sorunlarımız var.
Bizim her şey müstahakımız diye düşünüyorum.
Yazıya neden böyle başladığımı da anlatayım.Biz her şeyden sadece şikayet eden bir toplum halini aldık , kötüden şikayet edip çözüm üretmeyen,ağlayana bir tokat da bizim attığımız sonra da dönüp onunla ağladığımız bir ruh haliyle dolaşıyoruz,bağıra çağıra anlattığımızı kendimiz bile dinlemiyoruz sonra da bizi dinlemiyorlar duymuyorlar diye şikayet ediyoruz .
Yani bize ne oluyor,nereye doğru gidiyoruz ?
Ben ifade edeyim :YOK OLUYORUZ
Hem de bunu bireysel çoğalışlarla yapıyoruz , farkında değimlisiniz kalabalık bir yalnızlığın içinde olduğumuzu .
LTB’nin önünde işçilere destek mitingi yapmış CTP .
Yaaa evet ben de öyle anladım ordakiler de !!!
Adamlar geldi seçim propagandası yaptı ,adaylarını tanıttı ve gitti.
Haaa bir de en çok onlar vardı yani CTP’liler .
Olması gerekenler (lefkoşalılar) orda değildi neden ?
Şimdi de yazının başına dönelim ,yani bizim sorunlarımız var kısmına .
Kaymakam Kemal Deniz Dana , asli görevleri olmadığı halde kaymakamlığın sorumluluğu çerçevesinde 10 gündür Lefkoşa’ya hizmet için Kamu Sağlığı Yasası’nın verdiği görev ve yetkiyle yoğun bir çalışma yapıyor.
Teşekkür etmek yerine adamı yerden yere vurduk .
Neden ?
Görevi olmadığı halde kimse bir şey yapmayınca iş başa düştü misali yaptığı işler için .
Kaymakamı da çöpçü yaptık ya , yetmedi bir de üzerine ödedik adamı ….
Nasıl mı ?
Dumlupınar’da moloz ve çöp yığınlarının atılması için kullanılan alana çöpleri döktüğü ve gece de kaldırttığı için . Sonra da ilaçlattığı için
İşte bu yüzden adamı neredeyse topa tuttuk .
Peki hiç bir şey yapmadan öyleyce bakanlara ne tepki koyduk .
HİÇ
Bir de restorantlardan bahsetti Dana, diyor ki restorantların bazıları uyarılara uymuyor çöpleri gelişi güzel atıyormuş ,toplanıyormuş çöpler bir saat sonra yine aynı …Bir de dönüp saat başı çöplerinin alınmasını bekleyenler varmış mış mış mış …
E insaf artık o restoran isimlerini de verseydin ya Sn. Kaymakam verseydin de insanlar gidip orda yemek yemeselerdi keşke.
Kendine ,kendi müesesesine saygı duymayan insan başkalarına mı saygı duyacak … Yazıklar olsun
İş yapmayanı dövdüğümüz gibi (tabiri cayiz ise ) İş yapanı da döver olduk artık…
Ne oluyor bize anlamadım. Böyle giderse evet yok olup gideceğiz.
Eğriye,doğruya , yanlışa ,güzele ,çirkine muhalefetiz . Ben de dahil olmak kaydıyle yazdım bunları …
Ne zamandan beri şükretmedik kendinize sorar mısınız lütfen .
Yaşıyor olmamız, sağlıklı olmamız , elimizin ayağımızın tutuyor olması, evlatlarımızın sağlığının yerinde olması ,yanımızda olmaları ,başımızı sokacak bir evimizin iyi okötü olması şükretmeye deymez mi ?