Kaşif: Gerekirse kelle alırım!


Ciddi iddialar var burada;
Posta Dairesi çalışanlarının bazı özel dağıtım şirketlerinde çalıştığı ve bu şirketlerin dağıtımını hem de postanın araçlarını kullandıkları yönünde ciddi iddialar var…
Hatta bunlar resimlenmiş yakında umarız elimizde olacak…
Bu konuda çok sayıda kişiyle konuştuk, en ser açıklamalar Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ahmet Kaşif’den geldi.
Dün resmi tatil olmasına rağmen kendisini aradık sağ olsun önemli bilgiler verdi bize.
Biz bu konuda yayın yaptıktan sonra geniş bir soruşturma başlatmış, kendilerine de bazı bilgiler aktarılmış.
Müsteşarını, özel kalem müdürü ile bakanlık müdürünü görevlendirmiş bir sonuç almayı bekliyor kendisi de…
Ve hiç tereddüt etmeden şöyle diyor;
“Gerekirse kelle alırım…”

Elbette daire kendisine bağlı olduğu için iddialar da artık ayyuka çıktığından büyük sorumluluk onda.
Artık kelle mi alır yoksa paça mı o bizi çok ilgilendirmez ama biz kimsenin kellesi peşinde değiliz, yeter ki perde gerisinde yaşananlar ortaya çıksın…
Devletin çalışanı, devletin araçlarıyla özel şirketlere çalışıyorsa da bunun hesabı sorulsun.
Dün ayrıca devletin bazı çalışanlarının bu işe el attığı için işleri yarı yarıya düşen bir özel dağıtım şirketinin yöneticileri ile de görüştük…
Onlar da birer hafiye gibi bu işin peşine düşmüşler ve çalmadık kapı bırakmamışlar…
Bize de çeşitli ihbarlarda bulundular, öyle iddialardı ki ağzımız açık kaldık…

Örneğin;
Geçmiş hükümet döneminde bir bakanlığın özel kalem müdürlüğünü yapan bir kişinin adını verdiler.
Şimdilik o ismi burada zikretmeyeceğiz, olayın perde gerisi çözüldükçe elbette o ismi deşifre edeceğiz.
Zira dün kendisini aradık cevap vermedi, bize dönmedi…
Mesaj gönderdik, yine bir cevap alamadık!

İddia şu;
Bu arkadaşın 2004 yılından beridir dağıtım şirketi varmış.
Kendi ve eşinin üstüne şirket kurmuş.
Ama tek bir çalışanı bile yok!
Çalışanı yok çünkü dağıtım işinde devletin posta dağıtıcılarını kullanıyor, hem de devletin araçlarıyla…
Tek bir çalışanı olmayan şirket nasıl olur da dağıtım şirketi çalıştırır tam bir muamma!
Kesin olan bu şirket devlete vergi vermiyor, KDV ödemiyor, çalışanları olmadığı için ihtiyat sandığı ve sigorta yatırı yapmıyor…
Çünkü tezgah o kadar büyük ki, devletin çalışanı dağıtım yaparken bu şahıs da paraları cebe indiriyor.

Dağıtım konusunda bir de müthiş bir karmaşa yaşanıyor;
KKTC yasalarına göre posta dağıtım işlerini sadece devlet yapabilir!
Bu daha doğrusu bazı devlet yöneticilerinin iddiası…
Onlar da ısrarla, ‘KKTC’de dağıtım şirketi kurulamaz çünkü yasalar buna engel’ diyorlar…
Ama KKTC’de yıllardır bu işi yapan özel şirketler var ve eğer dağıtım yapmaları yasal değilse devlet bunlara nasıl olur da iş kurma izni verir!
Özel bankaların, mobil şirketlerinin dağım işlerinin bu şirketlerin yaptığını bilmeyen yok…
Ayrıca devlet trafik ceza pusulalarının dağıtımını yapmaları için ihale bile açmadı mı?

Bu yüzden Bakan Kaşif’in burada sorumluluğu çok büyük…
Devletin eski bir özel kalem müdürü yine devletin memur ve araçlarıyla bu işi yapıyorsa elbette buna seyirci kalmasını bekleyemeyiz…
Ve Maliye Bakanı Sayın Mungan;
Devlete tek kuruş vergi vermeyen bu şirketi takip etmek artık sizin de görevleriniz arasındadır…
Bize ise bu işi takip etmek ve kamuoyunu bilgilendirmek düşer…



MESAJ KUTUSU

Sayın Zeren MUNGAN, KTHY iflas ettikten sonra devlette çalışmaya başlayan iki eski hostesin devlette çalışmalarının dışında özel üniversitelerde ders verdikleri ve ciddi maaşlar aldıklarını duyduk. İlgilenirseniz isimleri size veribiliriz…

Sayın Bilen SAYILI, CTP İskele belediye başkan adaylığınız hayırlı ve uğurlu olsun. MYK dün akşam bu konuda bir karar üretti. Başkanlık olmasa da ileride milletvekilliği için sizin için iyi bir tecrübe olacak…

Sayın Hasan TAÇOY, Dün sabah Ankara uçağında resmen ecel terleri dökmüşsünüz diyorlar. Aslında korsanlar uçağı alıp şöyle biraz uzaklara götürselerdi iyi bir macera olacaktı değil mi? Büyük geçmiş olsun…

Sayın Nidai GÜNGÖRDÜ, UBP’den istifa etmek için daha neyi bekliyorsunuz? Tarafsız oyları kaçırmamak için istifa etmemek çok inandırıcı olmayacaktır değil mi?

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, dün 1 Mayıs bayramını Lefkoşa’da mangal başında başlatmışsınız. Bu arada Cemal Bulutoğluları ile çok sıkı fıkı dirsek temasında olduğunuz gözlemlenmiş. Afiyet bal şeker olsun…

Sayın Cenk ŞEREN, Mehmetçik’te beklenenden çok daha hızlı ve güzel bir performans gösteriyorsunuz. Mehmet Beyazıt ile aradaki farkı kapattığınız hatta birkaç adım da öne geçtiğiniz iddia ediliyor.

Sayın Aziz GÜRPINAR, Kamuoyu Limasol Türk Kooperatif Bankası’nda işten yasa dışı olarak durduranlar konusunda sizden çok erken bir zamanda sonuç bekliyor. Bu soruşturmanın sonucu diğer özel şirketler için de bağlayıcı olacak.

Sayın Türkay TOKEL, dün partinizin 1 Mayıs pikniğinde yapılan ankette Güzelyurt Belediye Başkan adalığına siz layık görüldünüz. Artık bu işten kaçış yok, bilirsiniz emir demiri kesermiş.

Sayın Erdinç KÜÇÜKUNCULAR, dünkü 1 Mayıs mangal partiniz hayli kalabalık ve coşkulu geçmiş. Başbakan dahil CTP ağırlıklı konuklar da dikkatlerden kaçmamış. Bari İrsen beyi de davet etseydiniz fena mı olurdu yani?

Sayın Doğan EMİROĞLULARI, mayıs ayı sizin için çok sıcak geçecek gibi görülüyor. Zira bazı uyanık çalışanlarınız yüzünden zor günler geçirebilirsiniz. Allah sabırlar versin artık…

Sayın Kudret ÖZERSAY, Saray’a göndermelere başladığınıza göre Cumhurbaşkanlığı adaylığı ciddiye bindi gibi görülüyor. Bu konuda Ankara’nın da ciddi planları olduğu iddiaları var. Hakkınızda hayırlısı artık…

Sayın Vedat TEZCAN, UBP Lefkoşa belediye meclis üyeliğiniz hayırlı ve uğurlu olsun. Bu konuda en büyük destekçiniz yine eski üyelerden Mehmet Teczan olacak. Allah utandırmasın…

Sayın Hasan SERTOĞLU, siz aday olmadınız diye Özkan Yorgancıoğlu derin bir nefes almış. Zira yapılan anketlerde oy oranınız beklenenin çok üzerinde çıkmış diye duyduk.

Sayın Haluk MUT, posta dağıtım işinin nereye kadar gideceğini biz de çok merak eder olduk. Bakan kaşif söz verdi bu olayı sonuna kadar takip edecekmiş. Hep birlikte sonucu izleyeceğiz artık…

Sayın Nazım BERATLI, dünkü DP pikniğinde Erhan Arıklı ile koyu sohbetlerde görülmüşsünüz. İki bilim adamının sohbet konularını çok merak ettik doğrusu.

GÜNÜN FOTOĞRAFI



Günün Fıkrası

İkramın böylesi


Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak bir ricada bulunur:
- Çok susadım ve buralarda su bulamadım. Lütfen bana bir bardak su verir misiniz?
Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak:
- İstersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi memnuniyetle kabul ettikten sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.
Adam ayranı içtikten sonra çocuk:
- İstersen daha getireyim, der.
- Zahmet olur yavrum.
- Hayır ne zahmeti. Zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!
Bunun üzerine, adam iğrenerek elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır:
- Anneee, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı...