Karakterleri zıt akrabalar



Akrabasından şikayet eden arkadaşıma, kimsenin aile üyelerini seçme şansı olmadığından, elin beş parmağının bir olmasını beklememek gerektiğinden bahsediyorum. Nafile... Nedense bugün çok konuşkan, devam ediyor: “Ailemin bir adı, şerefi var. Biz bu adı kimseye baş eğmeyerek, gururla anılacağını düşünerek, mücadele vererek yarattık!” Sözünü ister istemez kesiyorum ve ailenin bir üyesinin yaptığından diğerinin sorumlu tutulamayacağını anlatmaya çalışıyorum. “Yok, aynı soyadı mı aynı; bitiriyor bizi bu!’ “Hayda” diyorum ben bu sefer, “Senin kim olduğunu bütün toplum biliyor, ne diye akrabanın yaptıklarından kendini sorumlu tutuyorsun? Bu toplum doğruyu yanlışı ayırt eder, merak etme.” Durur mu; cevabını bekletmeden veriyor: “Sen de benim gibi akşam yattığın yerde uyuyamasan işin o kadar basit olmadığını anlardın!” Kızıyor bana belli. Daha da uzatmak istemiyor ve “kal sağlıcakla” diyerek, yanımdam sabır çekerek uzaklaşıyor.

Halbuki zaman geçtikçe ve olayların gelişimini gördükçe benim dediğime gelecek de şimdi ne demek istediğimi anlayacak halde değil. Sinirli çünkü. Ağrına gitmiş akrabasının yaptıkları. Toplumun vicdanına güvenmekten şaşmamak gerektiğini, toplumun yüreğinin haksızlığa, adaletsizliğe ve yalana müsamahası olmadığını belki de henüz bilmiyor. Hiçbir toplum samimiyetsizlere pabuç bırakmaz. Güvenmediklerini, gözünün içine baka baka yalan söyleyenleri, aşırı hırsına yenilip kaybetmeyi kabullenmeyenleri arasından çıkarır ve kamusal sahneden indirir. Onunla yakın iş birliği içine giren diğer üç kağıtçıları da hafızasına kazır, bir daha yüzlerine bakılmaması için sillesini indireceği uygun anı bekler. O an geldiğinde, arkadaşımın akrabası ve çıkar odaklarının etrafında pervaneye dönen iş birlikçileri için son gelmiştir. Kendi yarattıkları çirkefte nefes alamadıkları gün geldiğinde, arkalarından gözyaşı döken bulamayacaklardır.

Arkadaşım sinirlenip kaçmasaydı yanımdan, ona anlatacaklarımı size anlatmayacaktım kuşkusuz. Kabul edersiniz ki, bunları bugün anlatmasaydım da olmayacaktı...