Bir devletin Bütçesi, piyasanın görüntüsünü yansıtır. Bütçe, sadece devletin finansman durumumu değil, piyasanın durumunu da anlatır. Kamu bütçesi bize iki konuda bilgi verir: (1) Kamu kesiminin finansmanının nasıl olduğunu, açık verip vermediğini ve faizler üzerinde etki yaratıp yaratmayacağını gösterir. (2) Piyasanın yani özel kesimin satış yapıp yapamadığını, ithalatın gidişini gösterir.

Kamu Kesimi Açısından Durum;

Bütçe açığı yılın ilk 5 ayın sonunda  -106.615 milyon TL olurken avans dahil bütçe  açığı -487.747 milyon TL olarak gerçekleşti. Buna karşılık olarak yerel açık ( yerel gider-yerel gelir) 24.160 milyon TL fazla verdi.

Maliye Bakanlığınca yayınlanan Ocak – Mayıs 2019 Genel Bütçe dengesini gösteren tabloya bir göz atalım:          

                 

                                                             

(Kaynak: http://www.maliye.gov.ct.tr/maliye/f?p=100:77:0::NO:::)

(*) 2019 bütçesi 7,731,500,000 TL olarak yasallaşmıştı. 26 nisan 2019 tarihinde 574,700,000 TL’lik ek bütçenin yasallaşması neticesinde 2019 tadil bütçe 8,306,200,000 TL’ye ulaşmıştır. Fakat Mayıs 2019 sonu verilerinde hala bütçe tadili 7,646,847,819 TL olarak yer almaktadır. Yine gelirler bütçesinde de 6,880,000,000 TL olarak öngörülen gelir 574,700,000 TL’lik artırılarak 7,454,700,000 TL’ye ulaşılmıştır. Üzerinden 1 ay geçmesine rağmen Maliye Bakanlığı’nın web sayfasında gereken düzenleme yapılmamıştır.

Bu tablonun ortaya koyduğu sorunları sıralayalım: (1) 2019 yılının ilk 5 ayında bütçe giderleri 2018 yılının aynı dönemine göre yüzde 43,54 oranında artmış. Bu artış söz konusu dönemdeki ortalama 12 aylık enflasyonun (yüzde 29,96) yaklaşık 13,5(%) puan üzerinde bir artışa işaret ediyor. (2) Bütçe gelirleri giderlerin tersine enflasyonun nerede ise denk sayılabilecek bir artış sergileyerek sadece yüzde 30,90 artmış. (3) Asıl büyük sorun bütçenin temel finansman kalemi olan vergi gelirlerinde ortaya çıkıyor. Vergi gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,72 artmış. Ki bu değer enflasyon altında gerçekleşen bir gelirdir. (4) 2018 yılının ilk 5 ayında bütçe açığı yıllık açık beklentisinin artı 90 milyon tl iken 2019 yılının ilk 5 ayında bu rakam -106.615  milyon TL olarak gerçeklemiştir.

Bu görünüm, 2019 yılı bütçesinin tahmin edilenden fazla açık vereceğini, dolayısıyla kamu borçlanmasının ister istemez artacağını, açıktaki artışın enflasyon üzerinde olumsuz etki yaratacağını ve bunların sonucunda kamu kesiminin borç verilebilir fonlar piyasasında yaratacağı ek talebin faizler üzerinde artırıcı etki oluşturacağını ortaya koyuyor. Fakat 2019 yılı içerisinde ek bir TC-KKTC protokolü hazırlanırsa ve KKTC hazinesine kaynak akışı hem hibe hem de kredi şeklinde aktarılırsa 2019 bütçesi denk bütçe eğiliminde olacaktır. Yıllardır ödenmeyen borç stoku da maalesef faizlerin yukarılarda seyretmesinin yegâne sebebidir.

Özel Kesim ve Piyasa Açısından Durum;

Kamu bütçesinin özel kesim ve piyasa açısından nasıl bir gösterge olduğunu ortaya koymak için Maliye Bakanlığınca yayınlanan Ocak – Mayıs 2019 Genel Bütçe Gelirlerindeki gelişmeyi gösteren tabloya bakalım:

Bütçe Gelir tablosu bize özel kesimin, hane halklarının ve özetle piyasanın durumu hakkında çok önemli bilgiler veriyor. (1) Dâhilde alınan Katma Değer Vergisi (KDV) ilk 5 ayda geçen yılın ilk 5 ayına göre enflasyon oranının altında kalarak yüzde 26,25 oranında gerçekleşmiştir. Geçen yıla oranla yüzde 5,5’lik tahsilatta azalma olduğunu gözlemliyoruz.  Bu düşüş bize piyasada satışların tepe taklak olduğunu gösteriyor. Çünkü dâhilde alınan KDV satış üzerinden alınan bir vergi. (2) Benzer bir durum mülkiyet üzerinden alınan vergilerde söz konusu. Mülkiyet üzerinden alınan vergilerde tahsilatı da geçen yıla göre yüzde 5 azalmış. Satışların nasıl düştüğünü gösteren çok önemli bir gösterge. (3) İthalde alınan KDV ise ilk 5 ayda geçen yılın ilk 5 ayına göre yaklaşık yüzde 8 düşmüş. Bu düşüş geçen yıla oranla enflasyon oranının nerde ise dört de bir oranında tahsilat yapıldığını yani % 7,38 oranında artış olduğunu söyleyebiliriz. (4) 2019 yılı içerisinde ek bir TC-KKTC protokolü çevresinde KKTC hazinesine mayıs sonu itibariyle hiçbir gelir irat olmamıştır. Bu görünüm piyasanın sıkıntı içinde olduğunu, sanayi üretimindeki, perakende satışlardaki düşüşü ve ekonominin çarklarının durduğunu gösteriyor.

Sonuç

Dörtlü koalisyon hükümeti hem Kamu Maliyesi hem de ülke Ekonomisi için gerçekten çok büyük yaralar açarak görevden gitmiştir. Yeni kurulan UBP-HP koalisyonu bu yıkımı düzeltmek için konusunda uzman kişileri görevlendirerek koltuk gailesi olmadan ülke yararına olacak reformları(yapısal dönüşüm) yapmak durumundadır. Bunu imzalanacak olan TC-KKTC protokolü ile başlatabilirler. Her geçen gün biraz daha aleyhimize olduğunu unutmamalıyız. Bir gemimiz var ve muhalefeti-iktidarı hepsi ayni gemideyiz….   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40