İhmal ve ‘kötü’ bir haber daha!

Genelde Cuma günleri ilgili bakanlık tarafından gıda analizleri yayınlanır…

Hangi meyve ya da sebzede limit üstü pestisit kalıntısı bulundu diye…

Elbette çok güzel bir uygulama!

Sürekli de olması gereken bir şey…

Tabi ki bunların yapılması için de bir takım maddeler gerek!

O da yurt dışından geliyor…

Ama ihmal nedeniyle uzun bir süre bu analizler yapılmayacak çünkü daire müdürü siparişte gecikince en iyi ihtimalle Mayıs başında malzemeler gelecek!

Bu analizler niye yapılıyor…

Meyve ve sebzelerde kanserojen maddelerini ortaya çıkarmak için!

Bu ülkede yılda 700 kişi kanser hastalığına yakalanıyor…

Demek ki bu konuda da tamamen Allah’a kaldık!

Çarşıda pazarda ne satılırsa alıp kullanacağız…

İnsanların sağlığı filan kimsenin umurunda değil!

Kanser ilaçlarının bile bulunmasının mucize olduğu bu ülkede vatandaş tamamen kaderine terk edilmiş durumda…

Hem de bir daire müdürünün imhalı nedeniyle!

Ama ortaya çıkıp da bir açıklama yapmaya bile tenezzül etmiyor…

Devlet Laboratuarı Müdürü kim?

Doğuş Elmas…

Kendisini tanımayız etmeyiz ama dün tanışma ihtiyacı hissettik!

Cep telefonu cevap vermedi…

Kendimizi tanıtarak mesaj da gönderip görüşme isteğimizi ilettik!

Ona da cevap vermedi…

İlgisiz ve alakasızlığından dolayı teşekkür ederiz!

Başkalarından öğrendiğimize göre de ilgili malzemelerin gelmemesi nedenini Rusya-Ukrayna savaşına bağlıyormuş…

O zaman çık bunu açıkla!

Oysa sipariş daire tarafından 7 Mart’ta yapılmış…

27 Mart’ta da ilgili firmadan cevap gelmiş, onlar da savaşı gerekçe göstermişler!

Belli ki bizim müdür efendi de bunun ardına sığınmış…

Demek ki bu konudaki isteklerin yılın başında yapılması gerektiğini bile bilmiyormuş!

İyi de o makamda senin işin ne…

Bu ülke insanları şimdi ne yiyip içtiğini bilmeden en az birkaç ay yaşam sürecekler!

Kanser olma riski altında…

Devlet Laboratuarı Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir devlet kuruluşudur…

Asıl bundan sonra ne yapılacağı önemlidir!

İnsan hayatını hiçe sayan o müdür arkadaş makamında kalmaya devam mı edecektir…

Eğer kalırsa da sorumluluk bu kez bakanlığın da boynunda olacaktır!

Bakan Pilli’nin bu konuyu geçiştirme gibi bir lüksü olamaz…

Soruşturma ve görevden alma dahil kendine düşen neyse onu yapmak zorundadır!

Kendisinin de dediği gibi sağlıkta önümüzde çok da iyi bir tablo yoktur ama insan sağlığını olumsuz etkileyecek olan böyle büyük bir ihmal de affedilir gibi değildir…

Bu olayın sonuna kadar da takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz!

Başbakan Sucuoğlu elektrik faturalarına yapılan zammı Mart ayına bağladı…

Diyor ki;

Mart ayı soğuk geçtiğinden dolayı faturalara olumsuz yansıdı…

Doğrudur da!

Ama şimdi önümüzde Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları vardır…

40 Dereceden aşağıya olmayacak aylar bunlar!

Mart kapıdan baktırırken bu aylarda da cehennem sıcaklarını yaşayacağız…

Klimalar gümbür gümbür çalışacak hem de gündüz ve gece!

Faturalar daha da katlanarak gelecek…

Peki o zaman ne yapacağız!

Nisan ve Mayıs geçsin de ondan sonra mı düşünürüz acaba…

Bu arada Bakanlar Kurulu’nun dün toplanarak elektrik ve içkiye indirim kararı alması da memnuniyet vericidir…

Ama asıl sorunumuz kaynak sıkıntısıdır ve bunu çözemezlerse yeni zamlar ardı ardına gelecektir…

Son günlerde bize gelen soruların başında olası kabine değişikliği iddiaları geliyor…

Kimi diyor ki;

3 Bakan kim?

Kimi de 2 bakanı soruyor…

Daha da ilginci bu sorular sadece sade vatandaşlardan değil, hükümet ve muhalefet mensuplarından bile gelmeye başladı!

Millet kafasına koymuş kabine değişecek diye…

Haliyle merak konusu olmaya devam ediyor!

Birkaç isim de geldi elimize ama memleket yangın yerine dönmüşken insanların kabineye ağırlık vermesi de çok normal bir şey olmasa gerek…

Eğer söylentiler gerçek olup kabinede bir değişiklik olursa hükümet bir kez daha madara olacaktır, bizden uyarması!

MESAJ KUTUSU

Sayın Doğuş ELMAS, Devlet Laboratuarı müdürü olarak hayati önem taşıyan bir kurumun başında olan biz zatı muhterem olarak telefonlara bakmama gibi bir lüksünüz yoktur. Burada önemli olan insan sağlığıdır ve umarız sorumluluğunuzu bilir ve görevinizden hiç gecikmeden istifa edersiniz…

Sayın Ali PİLLİ, bakanlığınıza bağlı bir daire müdürünün ihmali nedeniyle sebze ve meyvelerde bir süre analiz yapılmayacaktır. Bu arada bir başka bakanın da bu arkadaş hakkında soruşturma başlatılması için yazılı dilekçesinin eline ulaştığını öğrendik, artık top sizde!

Sayın Sunat ATUN, yurt dışında okuyan öğrencilerin 3 aydır burs paralarını yatırılmadığını biliyor muydunuz? Gurbette okuyan gençler bir an önce bu konuda girişim başlatmanız isteyen çok sayıda mesajlarınız gelmeye başladı.

Sayın Cafer GÜRCAFER, Lapta Huzurevi yeni bina inşaatının ihale sürecinin başlatılması için neyin beklendiğini soran çok sayıda mesajınız geliyor. Artık ağzınızdan bir söz çıktı buun yerine getirmek de boynunuzun borcudur değil mi?

Sayın Salih KAYIM, okkalı elektrik zammından en fazla etkilenecek olan kesim sizin sektör olacağından birlik olarak süresiz eylemler başlatmanız gerektiği yönünde talepler gelmeye başladı. Zira bir çoğu fiyat yükseltmenin batmakla eş anlamlı olacağını düşünüyorlar…

Sayın Hakan DİNÇYÜREK, ortada fol yok yumurta yok ama olası bir kabine değişikliğinde adınız fazlasıyla anılmaya başlandı. Siz yine temkinli olun da yine bir hayal kırıklığı yaşamayasınız…Bakalım siyaset daha nelere gebe olacak?

Sayın Meftun ORKUN, Kıb-Tek yönetim kurulu başkanlığınız hayırlara vesile olsun da bu atamaya ön yargılı bakanların sayısı da bir hayli fazla. Onun için altında imzanız olan kararlara fazlasıyla önem vermeniz gerekiyor, söylemedi demeyin olur mu?

Sayın Şifa ÇOLAKOĞLU, meclis konuşmanız sırasında salonda bakan olmayınca protesto edip konuşma yapmadınız ama daha o kadar yenisiniz ki bunlara kısa sürede siz de alışacaksınız. Bu arada siz kürsüdeyken bakan arkadaşlar elektrik zamları konusunda toplantı halindeydiler…

Salın Enver ÖZTÜRK, müsteşarlık görevinizde bakanlık çalışanlarına kendinizi erken sevdirdiniz. Bu arada bir de sanat müziği konusunda sesinizi dinleseler bakanlık korosu bile kurabilirsiniz…

Sayın Ömer ŞAN, önceki gün acemi bir tavlacıya üst üste yenilip tavlayı koltuk altına alınca hayli sinirlendiğiniz görülmüş. Acemi şansına her zaman inanıp bu konularda fazla iddalı olmamak gerek değil mi? Gelmiş geçmiş olsun artık!