Her Tercih Bir Vazgeçiş
Hayat tüm canlılar için benzer şekilde başlıyor aslında.
İnsanlar da hayvanlar gibi hangi koşullarda, nerede veya nasıl doğacaklarının tercihini yapamıyor.
Ancak zaman içinde aramızda bir fark ortaya çıkıyor.
İnsanın düşünebilme yeteneği...
Böylece insanlar için hayat gerçek anlamda düşünebildiğini farkettiği gün başlamış oluyor.
Bir yandan tercihlerimiz bizi biryerlere taşırken, bir yandan uzaklaştırmış oluyorlar.
Bazen para için vicdanımızdan vazgeçiyoruz bazen hırs için her şeyi ortaya koyabiliyoruz.
Bazen çalışmak için eğlenmekten, bazen evlenmek için bekârlıktan bazen çocuklarımız için ise kendimizden vazgeçiyoruz.
Sonuç ise hiç değişmiyor. Biz istesek de istemesek de her seçim bir vazgeçişe dönüşmüş oluyor.
Tıpkı ünlü Fransız Matemtikçi Blaise Pascal’ın da dediği gibi...
****
Toplum olarak da önümüzdeki günlerde önemli seçimler bekliyor bizi.
Bireysel olarak yapacağımız tercihler, toplumsal geleceğimizi belirlemekte önemli rol oynayacak.
Daha basit ifade etmek gerekirse sadece günü kurtarmak adına yapılan tercihler, belki de gelecekte çok daha büyük bedellerin ödenmesine sebep olacak.
Hem de tüm toplum tarafından…
Tıpkı Lefkoşa Türk Belediyesi konusunda olduğu gibi...
Bu günler ahh bir geçsin derken, daha kötü günler bizi bekliyor olacak.
Üstelik sorunlar artarken çözümler de gün be gün azalacak.
Tam anlamı ile köşeye sıkışırken yorgunluğumuz, bedbahtlığımız ve mutsuzluğumuz derin bir karanlığa dönüşecek.
Kulaklarımız tıkayıp, hiç bir şey yok gibi yaşamaya çalışmaya arada bir söylenmeye devam edeceğiz.
Kayıp günlerimize, kayıp yıllarımız eklenecek.
Ta ki bir gün gelip de çocuğumuz bize “senin kötü tercihlerin bizi bu günlere taşıdı” diyene kadar;
Ancak o an da zaten iş işten çoktan geçmiş olacak...