Hatay'daki Patlama Olayı ve Düşündürdükleri
Türkiye’de Hatay, Reyhan’lıda yaşanan patlamada hepimizin canı yandı. Dış mihrapların ve barış sürecini hazmedemeyen zihniyetlerin işbirlikçilerine prim vermememiz lazım. Baktılar ki samimiyet ve kararlılık var, ve bu işi başarmak için tam yol ileri giden bir Türkiye Cumhuriyeti kanlarına dokundu. Belki de bu kadar istikrarlı ve ısrarla bu işin olacağına ilk başta inanmamışlardı. İşin ciddiyetine idrak ettiklerinde de ne yapıp edip bizim iç huzurumuzu bozmak istediler.
Patlama meselesi elbette sarsıcı, acı bir olay, hangi devlet, hangi millet, hangi hükümet olursa olsun etkilenmemesi mümkün değil. Zamanlama çok önemli; tam da Türkiye tarihinin en önemli sorununu çözme noktasında önemli bir dönemeçte iken ve de dış politikada tamamen insani ve vicdani bir sorumluluk olarak baktığı Suriye meselesinde cani Esed rejiminin köşeye şıkıştığı bir dönemde bu patlamanın meydana gelmesi dikkat çekicidir. Köşeye kim şıkışsa, ister hayvan, ister insan, yapabileceği her şeyi yapar, gücü yetmeyecek bile olsa her şeyi dener. İşte aynı bunun gibi Esed ve onu destekleyen, şu anda en önemli isimleri hapishanedeki Ergenekon terör örgütünün uzantıları gibi içerdeki işbirlikçiler hükümeti köşeye şıkıştırmak ve Suriye'nin özgürleşmesi yönündeki siyasetinden geri attırmak ve de bu şekilde halkın gözünde hükümete puan kaybettirmek için bu olayı gerçekleştirdiler. "Vur de vuralım, öl de ölelim" diyen, "bunun da zamanı" var diyen MHP lideri Bahçeli'nin uzun zamandır kışkırtmalarırnın ve de Hatay'da bazı ülkücü grupların provakasyonun içinde olmalarının da olayda önemli etkisi vardır. Bunlarla bir yere varılamaz; varılsaydı 11 yıldır her türlüsü yapıldığına göre bir sonuç alabilirlerdi. Olmuyor. Türk halkı bu oyunları çözdü, artık prim vermiyor ve Ak Parti hükümetine güveniyor. Bu nedenle, siyasi rant elde edebilmek ve Ak Parti üzerinden İslam'dan ve muhafazakar kesimden intikam alabilmek için memleketin başına her türlü kötülüğü açabileceklerini gösteren muhalefet samimi gözükmüyor ve durumları hiç alkışlanacak gibi gözükmüyor; tam tersine halkın desteğini elde edecek politikalar, fikirler üretmekten aciz olduklarını ve ancak bozmaya güçleri yettiğini her vesileyle göstermeye çalışıyorlar. Bu genel tespitleri yapmadan söz konusu patlama olayı ve etrafında örülen polemikleri doğru anlamak ve yorumlamak mümkün gözükmüyor. Elbette her hükümetin her politkası ve icraatı yüzde yüz isabetli olamaz, hepsinde başarılı olamayabailir ve eleştirilecek çok husuları olabilir. Bunda kimsenin şüphesi yoktur. Ancak maalesef hem Kuzey Kıbrıs'ta, hem de Türkiye'de körü körüne bir Ak Parti karşıtlığı, yani Türkiye karşıtlığı olduğu ortadadır!. 11 yıldır Anadolu insanının büyük çoğunluğunun desteğini alan bir hükümetin hiç doğru bir icraatı yok mudur ki, hem adanın kuzeyinde hem de Türkiye'de muhalefet edenler bir gün olsun adam gibi çıkıp, bunu doğru yaptılar diyemediler!.. İnsan biraz insaflı ve vicdanlı olur.. Bu ne egoizmdir böyle? Bu ne yaman bir ön yargıdır?. Olay daha yeni olmuş, devlet kurumları şiddetle araştırıyor, daha henüz hiçbir şey net değil, ama burdaki ve oradaki bindirlmiş kıtanın muhalefet birlikleri ateşe başladılar.. Bunların memleket ve millet adına üzüldüklerini iddia etmek bile yersizdir, inandırıcı değil.. Bu olay gibi bundan sonra da provakasyonlar olabilir; gelişmeleri ve önemini idrak eden her akıllı insan bunu tahmin edebilir.. Henüz aklını, vicdanını, iyi niyetini yitirmeyenler ancak olaya doğrular ve veriler ışığında bakar, anlamaya çalşışır ve toplumun bilgilendirilmesi için görüş ortaya kor, gerçekten haklıysa yanlış yldan dönülmesi için kamuoyu oluşturmaya çalışır.. Kurşun asker gibi kalemşörlük yapmakla zaradan başka bir şey elde edilemez. Zaten belli ağızlar ne kadar köpürürse köpürsün bir olay hakkında Anadolu insanı; "demek ki hükümet doğru bir şey yapıyor ki bunlar saldırıyor hep bir ağızdan" şeklinde düşünüyor ve desteğini artırıyor. Acizane ben diyorum ki, sabredelim, anlamaya çalışalım, yeri geldiğinde devlet millet bütünlüğünü sağlayalım, ortak paydada birleşebilelim. "Benden değilse, o zaman canı cehenneme, isterse ağzıyla ku kapsın" anlayışı cehalet, kıskançlık ve aşağılık bir ruh halinin ve zavallı bir aklın ifadesidir. Şayet birilerinin amacı Ak Parti hükümeti üzerinden milletin inancına, deperlerine saldırmak, yıpratmaksa, milleti bu değerlere karşı bir duruma sevk etmekse boşuna kimse yorulmasın; bütün iktidar imkanları ellerinde olduğu on yıllarda bile bunu başaramadılar ki, şimdi başarsınlar.. Onlara tavsiyemiz, kendi değerlerimizle barışmaya çalışalım, onlar üzerinden siyaset yapmayalım; bu doğru bir yol değildir. Sapla samanı birbirine karıştırmayalım, artık milletimiz buna pirim vermiyor. Bu şekilde ancak kendi kendinizi tüketirsiniz, hayatı kendinize zehredersiniz, kendiniz gibi olanları doldurursunuz, onların da huzurunu iyiden iyiye kaçırırsınız..
Türk milleti hiçbir şekilde bu oyunlara gelmeyecektir.Orta doğunun Lideri olmak,ve sürekli gelişimde olan bir Türkiye’yi hazmetmek kolay değil.Uçak yapımını,gemisini,tankını kendi üreten bir ülke olduğunuzda ve on yıl,yirmi yıl sonrasının yol haritasını çizebilen bir Başbakana sahip olduğunuzda bu tür oyunlarla karşılaşmanız doğaldır.Dıştan karıştıramadık bari iç huzuru bozalım mantığıdır bunlar.
Sen misin IMF ‘ye olan borcunu bitiren ve dönüp kredi verecek duruma gelebilen, sen misin silahları susturmaya gücü yeten, sen misin yollar köprüler yapan,yapabilecek güçte olan diye ülkemiz üzerinde oynanan çirkin oyunlar bunlar.
Anneler gününe denk gelmesi, durumu daha’ da, vahim ve tarifi olmayan bir acıya dönüştürdü. Ama şunu bilmeliler ki seksen milyon evlatları var,seksen milyon kardeşleri,seksen milyonluk bir aileleri var.Şimdi birlik zamanı, yaraları sarma zamanı hiçbir gücün bizi parçalayamayacağını gösterme vakti, birlik ve beraberliğimizi bozamayacaklarını gösterme vakti. Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum.Evlatlarını kaybeden annelerin anneler gününü kutluyorum.Bir evlatları olarak ve acılarını paylaşarak ellerinden öpüyorum.Ve tüm halkımızı sağ duyuya davet ediyorum.Burda niyet belli zaten,lütfen bu oyunlara ve kışkırtmalara gelmeyelim.Devletimiz emin olun ki bu yapılan hain saldırıyı kimsenin yanına bırakmayacaktır. Yeter ki bizler dik duruşumuzu , birlik ve dirliğimizi bozmayalım."Yapmak zor, yıkmak, bozmak kolaydır; yıkmak da aciz insanların mesleğidir".
Bir hilal uğruna yarab
Vurulup tertemiz anlından uzanmış yatıyor
Bir hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdad inerek öpse o pak anlı değer
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedrin arslanları ancak bu kadar şanlı idi
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazzın
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın
Hercümerc ettiğin edvara da yetmez o kitap
Seni ancak ebediyetler eder istiab
Bu taşındır diyerek kabeyi diksem taşına
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşınaSonra
gökkubbeyi alsam da rida namiyle
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle
Ebri nisana açık türbene çaksam da tavan
Yedi kandilli süreyyayı uzatsam oradan
Sen bu avizenin altında bürünmüş kanına
Uzanırken gece mehtabını getirsem yanına
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem
Tüllenen magribi akşamları sarsam yaranaw
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana
MEHMET AKIF ERSOY