Güney Kıbrıs’ta düşmekte olan emlak fiyatlarının özellikle aşırı değer kazanmış bölgelerde % 30-40 arasında bir düşüş daha görmesi öngörülüyor. Güney Kıbrıs’ta kriz derinleşmeden önce Kuzey Kıbrıs’taki emlak fiyatlarının Güney’dekilerin üçte biri olduğu hesaba katılırsa, Ada’nın iki tarafında fiyatların bazı bölgelerde eşitlenmesi bile ihtimal dahilindedir.
Kuzey Kıbrıs emlak piyasasındaki hareketsizlik devam ederken küçük kıpırtılar sadece Türk koçanlı mal ve mülklere hafif bir hareketlilik katıyor. Güney Kıbrıs’ta emlak pazarının bir dip daha göreceği öngörülerinin Kuzey Kıbrıs emlak piyasasını nasıl etkileyeceğine yönelik üç görüş var. Olumludan başlarsak, bazıları, yatırımcıların Güney Kıbrıs’taki kaos ve belirsizlik ortamından kaçarak Kuzey Kıbrıs’a geleceğini düşünüyor. İkinci görüş, Kuzey ve Güney Kıbrıs emlak piyasalarının birbirinden tamamen bağımsız olduğu ve birinde yaşanan değişimin diğerini etkilemeyeceği varsayamına dayanıyor. Üçüncü görüş ise Kuzey Kıbrıs’taki ekonominin bir sarsıntı daha geçirmesi durumunda Kuzey Kıbrıs emlak piyasasının Güney’deki düşüşlerden maalesef olumsuz etkileneceğini ileri sürüyor.
Kuzey Kıbrıs’tan daha ucuza mal alan yabancıların bir kısmının biriktirdikleri para ancak Kuzey Kıbrıs’tan mal almaya yettiği için bu tip yatırımcı Güney’den aynı fiyatlarla veya biraz üzerinde bir meblağa mal alabilecek olsa, Kuzey yerine Güney Kıbrıs’tan mülk almayı tercih edebilir. Çünkü ülkemiz emlak piyasasında yaşananlar bu ülkeye yatırım yapan pek çok yabancının hafızasından silinmeyecek denli güçlü tavmalar yaratmıştır. Balık hafızalı olanlar, başta İngilizler olmak üzere Avrupalıların belleğini küçümsememeliler. Biz toplumsal mücadele geleneklerinin farklılılarından dolayı unutmaya ve unutturmaya; Avrupalılar hatırlamaya ve hatırlatmaya eğilimlidir. Biz çıkarlarımız tatmin edilene dek hatırlarız, Avrupalılar başlarına çorap ören siyasileri iktidardan indirine dek unutmazlar.
Üstelik Kuzey Kıbrıs ekonomisinin taşlarının derinden gelen sarsıntılarla yer değiştirdiği bir ortamda, güvenilir bir gayrimenkul hukuku ve emlak piyasası yaratamamızın sonuçlarına nereye kadar katlanabileceğimiz epey tartışılır görülüyor. Ne yazık ki komşumuzun içinden geçtiği ağır darboğaz, bizim yaptığımız hataları örtbas etmeye yetmiyor. Hukuki sıkıntıların dışında, suç oranı artan bir Kuzey Kıbrıs’ta yaşadığımızı, doğamızın inşaatlar arasında kaybolduğunu göreyebiliyorsak, Kıbrıslı Rumların batışıyla kendilerine güneşin doğacağına inananların yapacağı en doğru iş, denizi görmeden paçayı sıvamamalarıdır.
Kaldı ki arz talep dengesinin bozularak, fiyatların düşme eğilimine geçtiği, küresel bir kriz yaşayan dünyada her ülke birbirinden etkilenirken yan yana yaşayan iki toplumun birbirini etkilemeyeceğini düşünmek kapitalizmden bihaber olmak demektir. Batan geminin mallarına üşüşecek spekülatörlerin borç içinde ezilen Rumların mallarını daha düşük fiyata satın almak isteyeceğinden ve yapılan spekülatif operasyonların Rum emlak piyasasını daha da zora sokacağını öngörmek için müneccim olmaya da gerek yok. Oradan kaçan paranın Kuzey Kıbrıs çok güvenilirmiş gibi buraya akacağını düşünebilmek içinse yersiz bir iyimserliğe sahip olmak gerekiyor.
Ekonomist Vedat Yorucu, uluslararası hukukla iç içe geçemeyen Kuzey Kıbrıs’ta, Kuzey’den mal alan yabancı mülk sahiplerinin yaşadığı sorunlar nedeniyle ülkemiz emlak piyasasının zaten dipte olduğunu kaydederek, inşaat sektöründe metrakere maliyetlerinin bir standartı olduğunu ve fiyatların bu standartın altına inemeyeceğini belirtiyor. Güney Kıbrıs’ta yaşanan depremin artçı şokları olacağı ancak bu şokların ardından Güney Kıbrıs’ta yatırım koşullarında iyiye gidişin başlayabileceğini söyleyen Yorucu, iki tarafın da ekonomilerinin daha iyi bir noktaya gelmesinin BM’nin güven artırıcı önlemleri eşliğinde bir çözüm sürecine girilmesi ile söz konusu olabileceğini vurguluyor.