Falcıların kazancına denetim yok!
Son yıllarda ‘kafe’, ‘sofra’, ‘mantı evi’ kisvesi altında sözüm ona medyumluk yapan falcılardan geçilmiyor Kuzey Kıbrıs. İnsanlarımız psikologlara güvenmediğinden mi bilmem, ama falcılara, medyumlara ‘güven’ artarak pekişiyor. Girne’de bir kafenin sahibi ‘medyum’ işleri öyle büyütmüş ki, Lefkoşa’da çok daha büyük bir mekanı kiralamış. Lefkoşa’ya transfer olan falcımız her cuma bir bankaya valiz içinde parayla gelip, hesabını kabartmıyormuş. Düşünsenize 5 TL’ye kahve içmek için gittiğiniz bu tip bir mekandan, 100 TL’ye fal baktırıp çıktığınızda devlete ödediğiniz vergi, fatura kestiğiniz takdirde en fazlasından 5 TL üzerinden ödenecek kadardır.
Falcılık KKTC yasalarında hafif suç kapsamında ve hafif de olsa bir suç. Suç muç, memleket parayla kahve falı ve tarot falı bakanlar ve medyumlarla kaynıyor. Her ne hikmetse, geleceği görme yeteneğine haiz olduğunu iddia eden bu zatların Türkiye gibi çok büyük bir ülkede işleri kesat gidiyor ve soluğu Ada’da alıveriyorlar. Bahse konu olan falcı kadının günde en azından 30 kişiye ‘medyum’luk yaptığı ve kişi başına 100 TL’den günde asgari 3.000, ayda 90.000 TL kazandığı düşünülürse, durumun vahameti anlaşır sanırım.
Polisin ve Maliye Bakanlığı müfettişlerinin yasadışı olarak icra edilen ‘profesyonel’ falcılık girişimlerini tespit etmesi bir günlerini almaz. Bu insanlar falcılığa ve medyumluğa inananları dolandırırken paraya para demiyor...
Türkiye’de ‘mesleği’nden para kazanamayan medyumların Ada’ya gelmesinin altındaki sır nedir? Bizde para çok desek, kriz var. Demek ki bizde medyumlara bel bağlayan çok... Toplumumuzda batıl itikatlardan medet umarak, falcılarla musallat olanlar biraz da kapatılıp açılan kahve fincanları arasında büyümekten fal baktırmayı olağan ve doğal bir alışkanlık olarak kanıksıyorlar. Fala inanç kutsal bir uğraş haline dönüşmekle kalmıyor, büyü yaptırmak, büyü bozdurmak vb. akıl mantık dışı, takıntılı işlemlerle içine düştüğü psikolojik sıkıntıları aşmaya çalışanların sayısı günbegün artıyor.
Bu konuda kamuoyunu bilinçlendirmek için kampanya yapmaya tenezzül etmeyen devletimiz ve ilgili birimleri, ‘medyum’lar hakkında herhangi bir yasal işlem başlatmakla da uğraşmıyor. Yasal şirketleri denetlemeye vakti olmayan, kayıt dışılıkla mücadele edemeyen devlet birimlerinin medyumları tespit etmeye zaman yaratmasını beklemek safdillik olur kuşkusuz.
Siz siz olun yaşadığınız sorunları sadece kendi iradenizle ve sorun yaşadığınız insanlarla karşılıklı konuşarak çözebileceğinizden şaşmayın. Çözülemez gibi görünen sorunlarımızı çözecek tek güç yüreğimizle beynimizin yarattığı sinerjiden kaynağını alır ve bu güç sadece aklımızla kalbimizin kesiştiği yerdedir. Yalnızca kalbinizin sesini dinliyorsanız medyum bahane, aklınız yorgun düşmüş demektir. Dinlenin.