Erken Seçim Kaçınılmaz
Uzun bir süredir ülke gündemini meşkul eden UBP’deki kavga, her türlü uzlaşı arayışı içerisinde olmasına rağmen, maalesef gelinen noktada ipler kopmuştur. Başbakan İrsen Küçük çok dirayetli ve acımasız bir tavır göstererek, kendine muhalif olan ve UBP’yi mahkemeye taşıyan Kaşif ve arkadaşlarını bir türlü af edemedi. Bazı noktalarda haklı olduğu aşikardır.
Hırs ve ihtirasın UBP içerisindeki başkaları tarafından körüklendiği izlenimi İrsen Bey’i böyle davranmaya itmiştir. Son genel sekreterlik seçimlerinde ipler iyice kopmuş ve UBP’de her şey içiçe girmiştir.
Şimdi bu kavganın tabanda yarattıklarıyla ilgili bir analiz yapalım: Tabanda, muhalefetteki bu çıkışın haklı olduğunu söyleyenlerin sayısı %10’luk bir dilimdir. Geriye kalanlar, bu kavganın hem UBP’ye, hem de KKTC’ye büyük zarar verdiğinin farkında. İlle de bir uzlaşı ve bakanlık pazarlığı yapılacaksa, bunları kapalı kapılar ardında yapılmasını düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Neden bu UBP içerisindeki kavga bu kadar gündeme gelip her şey basına sızıyor? Bir diğer siyasi partimizde de kurultay hazırlıkları var, ancak halkın önünde bu konu bu kadar tartışılmamaktadır.
UBP içerisindeki liderlik misyonunu Sayın Başbakan elinde bulundurduğuna göre, bu konuların hepsini kendi halletmesi lazımdır. Şu anda ABD’de olduğu için, ABD dönüşü muhakkak bir formülle geri dönecektir. Bir diğer rahatsızlık ise, partiye yeni katılan milletvekillerine verilen sözlerin tutulup tutulmadığı ile ilgili dedikodulardır. Mağusa milletvekili Sayın Ahmet Kaşif, Pazar sabahını fırsat bilerek Antalyalılar bölgesinde Halil’in kahvesine gidip hem kahve içmiş, hem de kağıt oynarken sohbet etmiştir. Sabah saat 9.45 civarı gerçekleşen bu sohbette tabana vermiş olduğu mesaj şudur: “erken seçim kaçınılmazdır… Elimizden geldiğince sabır gösterdik, ancak İrsen Bey bizi dışladı. Muhalif duruşumuzu sürdürüp, hükümeti çalıştırmayacağız.”
Görüldüğü üzere muhaliflerin en güçlü milletvekili olan Sayın Kaşif artık erken seçimi dillendiriyor. Kahvede bulunan partililerin bir çoğu da bu konuşmadan rahatsız olmuşlar ki, Sayın Kaşif’e şöyle bir soru yöneltmişlerdir: “Erken seçim oldu diyelim, siz hangi milletvekili grubu ile bizlerden oy isteyeceksiniz? Önce İrsenciler kahveye gelip oy isteyecek, sonra da Kaşifciler mi? Böyle particilik olmaz. El aleme bizi güldürtmeyin. Aklın ve mantığın yolu birdir. Daha da bölünerek tabanın beklentisi dışında hareket etmeyin.”