Merkez Bankası’na arka kapıdan yapılan istihdamlar…

Dün konuyu gündeme getirince haliyle sabahın erken saatinden itibaren bizim telefonlar da hiç susmadı!

Arayanların bir kısmı tebrik edip, yeni bilgiler aktardı…

Bir kısmı da eleştirip ‘insanların ekmek paraları ile oynamayın’ dedi!

Bu tür eleştiri yapanları elbette anlarız ama…

Kabul edemeyiz, bu suçlamayı içimize sindiremeyiz!

Hak ve hukuktan yana olmak ekmek parasıyla oynamak olamaz…

Devletin hangi kurumu olursa olsun sınavsız, mülakatsız olarak arka kapıdan istihdam yapılıyorsa eğer burada ciddi bir sakatlık vardır!

Adaletsizlik, eşitsizlik, torpili olmayanı adam yerine koymama vardır…

İnsanlara ekmek parası dağıtırken, ülke gençliğinin önemli kısmını hiçe saymama, onları dışlama vardır!

Bizim burada amacımız insanların ekmek paralarıyla oynamak değil aksine devletin kaynaklarının eşit bir şekilde gençlere sağlanması vardır…

KKTC Merkez Bankası’nda geçmişte böyle şeyler hiç olmazdı…

Belli ki KKTC’deki düzen artık burada da geçerli olmaya başladı!

Geçmişte çalışanlar çalıştıkları daire ile gurur duyarken şimdi değişen düzen sayesinde üzüntü duyuyorlar…

Zira siyaset burada da almış başını gidiyor!

Arka kapıdan istihdam edilenler ayrı…

İçerideki durum daha da vahim!

Zihniyet şu;

“Emeklilik sözü verin çocuğunuzu istihdam edelim…”

Sanki de babalarının çiftliği!

Sanki de Merkez Bankası’nda koltuklar babadan oğla geçiyor…

Aile şirketi maazallah!

Yaşı 55’e yaklaşan ve emeklilik hakkı kazanan babalar ve anneler emekli olsun…

Onların yerine oğulları ve kızları istidam edilsin!

Adalet bunun neresinde…

Memleket küçük ve herkes birbirini tanır ya…

İstihdam edilenlerin ailelerinin bir kısmını tanıdığımız için onlar da aradı bizi!

Sitem ettiler…

“Bu ülkede sanki de ilk kez böyle şeyler oluyor” diye geçmişten örnek verdiler!

İki yanlışın bir doğru ettiği ülke yani…

Biz de onlara kısaca şunu dedik;

Eğer bir ülkenin kurumuna sınavsız sorgusuz istihdam yapılıyorsa bu hem yasa dışı hem de diğer gençlere yapılan ihanettir…

Böyle düşünmeye devam edeceğiz!

Geçmişte yapılan yanlışlarda ısrar etmek, bunu yaparken de bir kısma belli imtiyazlar sağlarken diğer kısmı dışlamak ve bu sistemde ısrar etmek belki bireysel menfaatler sağlayabilir ama genele baktığımızda toplumsal çöküşlere de yol açar!

Devlet kaynaklarından dışlanan her genç ki bunu geçmişte de çok yaşadık günü geldiğinde devletine olan inancını yitirir…

Klinikler kamu binası oluyor!

Sağlıkta yaşanan sıkıntılara bir takım çareler üretilmeye çalışılıyor…

Anlaşılan o ki devlet hekimleri bundan böyle artık özel kliniklerinde de hasta bakabilecekler!

Alacakları para da devlet ile paylaşılacak…

Yani ikinci iş artık yasal hale geliyor!

Ama sıkıntı şurada yaşanacak;

Devlet hekimi ‘artık benim de kliniğim devlet iş yeri oldu’ deyip devletteki çalışma saatleri içinde işini gücünü bırakıp buralarda hasta bakarsa o zaman ne olacak!

Bu tüzüğün üzerinde çok iyi çalışılmalı ki sonradan patlamasın…

Öğretmenlere kimse dokunmayacak mı!

Son zamanlarda ikinci iş konusunda sadece devlet hekimlerine yüklenildiği için onlar da haklı olarak soruyorlar;

“Sadece biz mi ikinci iş yapıyoruz” diye!

Yerden göğe kadar da haklılar…

Bir de öğretmen kesimi var ki onlar da sadece devlette değil özel dershanelerde ve kendi evlerinde çalışıp ikinci iş ihlali yapıyor!

Hatta devlette eğitim işlerini dostlar alışverişte görsün modunda yaparken özelde çalışırken ciddi enerji sarf ediyorlar…

Devletten aldığı maaşın 5-10 katı üzerinde kazananlar var!

Var da kimsenin umurunda değil işte…

Sendika da biliyor, devletin çeşitli makamları da!

Acaba diyoruz sayıları binleri bulan bu kesimin gazabından korktukları mı için onlara göz yumuyorlar…

Tişörtler hibeymiş!

Güzelyurt Belediyesi’nin festival boyunca gençlere giydirdiği tişört meselesi…

Bunların kaçak olduğu iddia edilmişti!

Büyük ihtimalle de bu iddiayı bölgedeki CTP’liler ortaya attı…

Zaten bu kez festivali protesto etmiştiler ya!

Dün Güzelyurt Belediyesi’nden bir yetkili arayıp durumun özünü anlattı…

300 kadar tişört Adana’dan bir iş adamı tarafından Güzelyurt Belediyesi’ne hibe olarak gönderilmiş ve para istenmemiş…

Bunlar da yolcu beraberi geçirilmek istenince haliyle gümrükten geçmemiş ve yasalar çerçevesinde ödemeler yapılınca yasa dışılık da ortadan kalkmış!

Seçimlerde artık sayısı aylar kaldığı için bu tür iddialar ve suçlamaları daha çok duyacağız…

MESAJ KUTUSU

Sayın Kürşat KUNTER, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olarak arka kapıdan yapılan istihdamlarda birinci derecede sorumlusunuz. Umarız hatadan erken dönersiniz! Bu arada çalışanlar KTAMS’ın grevine katılmasın diye çok dil döktünüz ama sonuçta başarılı olamadınız!

Sayın Yüksel ÖĞMEN, Lefkoşa’da son günlerde zehirli yemlerde katledilen köpek sayısında büyük bir artış yaşanıyor. Hayvan severler büyük infial içinde konuya duyarlılık göstermenizi beklediklerini belirten mesajlar gönderiyorlar, bizden iletmesi!

Sayın Ahmet KAPTAN, Merkez Bankası’ndaki uyarı grevinin ardından yönetimle bazı çalışanlar arasında çeşitli sürtüşmeler yaşanmaya başladı. Bu arada bu kadar usulsüz istihdamlara karşı sadece bir saatlik grev biraz az olmadı mı!

Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, Türkiye’ye bağlanmak gibi bir açıklamanız oldu mu bilmiyoruz ama eğer doğruysa demek ki uluslar arası hukuk kurallarını da bilmiyorsunuz demektir. Detaylı bir açıklama lütfen!

Sayın Kemal DÜRÜST, Güzelyurt’da 100 gence verdiğiniz yemek rakipleriniz arasında ciddi bir rahatsızlık yaratmış. Çok yakında onlar da yemek partilerine başlıyormuş, demek ki bu işten en fazla gençler faydalanacak desenize…

Sayın Mustafa AKINCI, şu bilgilendirme toplantılarını artık bir yana bırakıp KKTC’nin yeni yol haritası konusunda projeler üretseniz diyoruz. Zira artık bazıları Türkiye’ye bağlanmak için ortaya yem atmaya başladılar!

Sayın Dursun OĞUZ, bütün siyasi partiler Kıbrıs konusunda görüşlerini ortaya koyarken UBP’nin de müzakereler sonrasında detaylı bir açıklama yapması bekleniyor. Bu konuda sorumluluk da sizin üstünüzde gibi görülüyor…

Sayın Cemal ÖZYİĞİT, toplumun hızla fakirleştiği yönündeki açıklamanızda yerden göğe kadar haklısınız da bu arada birileri fakirleşirken birilerinin de orantısız biçimde zenginleştiğini de yabana atmamak gerek değil mi!

Sayın Mehmet HARMANCI, bu sıralar başınız sürekli gökyüzünde size hediye getirecek olan leyleği bekliyormuşsunuz diye duyduk. Hadi hayırlısı artık bakalım, minik yavruya şimdiden sağlık ve başarı dolu bir dünya dileriz…

Sayın Ahmet ÇALUDA, sendika başkanı olduktan sonra derin bir sessizliğe büründüğünüzü ve bundan böyle kendinizi tamamen genel seçimlere endekslediğiniz konuşuluyor. Bu kez sizin bölgedeki seçimde büyük kıyametler kopacak, aman dikkat!

Sayın Kudret ÖZERSAY, her hangi birine makam sözü vermediğinizi söyleseniz de bazıları iyice abarttı ve hem o makamları garanti görmeye hem de devlet kaynaklarını şimdiden dağıtmaya başladı bile! Bazılarının hayal gücü müthiş, haberiniz olsun istedik!

Sayın Ertan BİRİNCİ, yani kilolar bir hayli fazla olsa da maşallah denizde yunus gibi yüzüyorsunuz. Sporda boya kiloya bakmamak lazım değil mi! Yine de şu duble kebap alışkanlığından artık vazgeçin deriz…

Sayın Çelebi ILIK, bu soralar eşe dosta karpuz hediye dağıttığınız dikkatlerden kaçmamış. Bu arada bir çoğunun kabak çıktığı yönünde şikayetler almaya başladık şu karpuzcu arkadaşı bir uyarmakta yarar var…

Sayın Ersan SANER, devletin genelgesine uymayıp söz konusu saatlerde yasak olmasına rağmen işçi çalıştıran işverene sadece uyarı yapıp ceza kesilmemesi onları ancak daha fazla yüzsüz yapar. Yine de taktir sizin elbette!

Sayın Ahmet AYDIN, Alayköy’deki gece kulüpleri ışıl ışıl yanarken ana yoldaki bir çok kesimde ne yazık ki gece lambaları hala yanmıyor. Sorun nereden kaynaklanıyor bilemiyoruz ama sorumluluk artık sizin boynunuzda…