EKMEK YAPACAK ARGOŞİLLO DA BULAMAYACAĞIZ

Portakal mandalina yaprakları aklılalmaz bir hızla yandı.Asmadan umut kalmadı.Üzüme bu sene uzaktan bakacağız.

Domatesler sıcaktan kavruldu.Tam olgulaşacak derken sıcak yaktı kavurdu.Suyu eksiltmememe rağmen Domatesin alt kısmı kırmızı üst kısmı sarımtırak bir renk aldı.Birçoğu dallarından kopup toprağa düştü.Sonuçta aylarca yaptığımız emekte boşa gitti.Yiyemedik.

Şeftaliler Avakadolar daha olgunlaşmadan ağaçtan bir bir yere düşüyor.Limon aynı.Bahçedeki İncirden bu sene yemek mümkün olmayacak gibi.

1930’lu yıllarda Kıbrıs’ta büyük bir kıtlık olduğu söylenir.

Argoşillodan ekmek yapmışlar. Bitkilerin köklerini yemişler. Karınca deliklerindeki buğday taneleri toplanmış.

Parmak kadar Semiz otu 13 tl karpuz 20 tl böğrülce 120 tl ,Bamya 200 tl .

Belli ki üreticide sıcaklardan etkilenmiş zar zor üretiyor.Böyle oluncada ürünün fiyatı artıyor haliyle. 25 adet kabak çiçeği 45 tl, eskiden insanlar birbirlerine parasız verirlerdi.Minicik sarmısak 9 tl.

Damacana su fiyatlarıda günden güne artıyor.Böyle giderse yakında tüp gaz fiyatları ile yarışırsa sakın şaşırmayın.

Suya olan ihtiyaç güney Avrupa ve Orta Asya da gittikçe artacak ve tahminen 2080 yılında yaklaşık 16–44 milyon insanı olumsuz olarak etkileyecekmiş. Projeksiyonlarda akan su miktarı yaklaşık %80 düşecek, buna bağlı olarak içme suları azalacak ve su kirliliği artacak.

Kıyı sularının kalitesi ve güvenliği azalacağından deniz turizmi ve deniz ürünlerinin tüketimi azalacak. Bazı bölgelerde temiz suya ulaşmak ve su temizleme işlemleri zorlaşacak. Bunun bilim diyor.Önlemlerinizi şimdiden alın derim.

Son yıllarda Güneş ışığına her maruz kaldığımda derimde acı hisettmeye başladım.Güneşe çıkmak eziyet oldu.

Gözlerimde güneş ışığına karşı aşırı duyarlaştı.Sık sık doktorun verdiği gözyaşı damlalarını kullanıyorum.Gözler aşırı sıcak havadan kuruyormuş.Anlaşılan Göz bile işlevini yerine getirmekte zorlanıyor. Gözler açık renk olunca haliyle daha çok etkileniyor insan.

Birçok hastalık bilimi araştırmalarında, güneş radyasyonunun deri kanserine (tümör ve diğer çeşitleri) ve insanlarda deri tahribatına sebep olduğu tespit etmiş Son birleşmiş milletler çevre projeksiyonlarında ozon yoğunluğundaki azalma sonucu, deri kanseri ve güneş yanıklarında 21.yüzyılın ilk yarısında artış olacağı beklenmekteymişl Özellikle açık tenli insanlarda UV B ye bağlı kanser riski daha fazla olacakmış..

Göz konusundada Doktorların dediğine göre Hava kirliliği ve küresel ısınma görme kaybına yol açabiliyormuş.Gözlüksüz dışarı çıkmayın derim.

Belli ki zararlı güneş ışınlarını engelleyen atmosferdeki tabaka artık görevini tam yapmıyor.

Sıcaklık değeri başlangıç ortalamalarına göre 1 °C derece yükseldiğinde ölüm oranlarının yaklaşık %0,2 ile %5,5 oranında yükselmekteymiş.

2003 yılı haziran ayında Avrupa da görülen ve beş gün devam eden sıcak dalga sonucu yaklaşık 70.000 ölüm olayı gerçekleşmiş.Az bir rakam değil.

Avrupa ülkelerinin yer aldığı iklim değişimi ve insan sağlığına etkileri konulu projelerde yapılan tahminlere göre 2071–2100 yılında sıcaklığın yaklaşık 3 °C derece artaca ğı ve buna bağlı olarak her yıl ekstra 86.000 ölüm olayı gerçekleşeceği tahmin edilmekte..

Durum hiç içaçıcı değil anlayacağınız.

Tilkiler bahçedeki kap içindeki sudan içmek için evimize kadar girmişler.Belli ki hayvanalarda su bulmakta zorlanıyor.Küçük su birikintileri bile aşırı sıcaklardan dolayı hemen buharlaşıyor.

Tilkilerin eve kadar gelmesi bir şey değilde kuraklıkların tetiklediği su ve gıda kıtlığı, vahşi hayvanların yerleşim alanlarına yaklaşmasına neden olabiliyormuş. Yalnız bu durum, insanların, hayvanlar veya parazitler tarafından bulaştırılan bir hastalığa yakalanma riskinide artırıyormuş.O kötü.

Tabii sineklerde bir başka vaka.Artık dokundukları yerde daha farklı acı bırakıyorlar.Evrimmi geçirmişler diye düşünürken yine internette bir yazıya rastladım.

Meğer yüksek sıcaklıklar sadece patojenlerin yayılmasını veya enfeksiyon riskini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda bu taşıyıcıların yayılmasını da kolaylaştırıyormuş. Bunlar, örneğin sıcak bölgelerde kolay üreyen sivrisinekler veya keneler olabiliyormuş. Küresel ısınma nedeniyle artık daha önce görülmedikleri bölgelerde de yaşayabiliyorlarmış.

Bizede geldikleri belli.Dikkat edin.

Kötü haberde vermek istemem ama her yıl yaklaşık 700 milyon kişi sivrisinek sokması sonucu hastalanıyormuş

Ve üzücü haber

Nature dergisinde yayınlanan bilimsel çalışmanın araştırmacılarına göre, iklim değişikliği nedeniyle artan hastalık yayılımını önlemek ya da buna uyum sağlamak zor, hatta neredeyse imkânsızmış.

Zira patojenler ve bulaşma yolları oldukça fazla. Bu nedenle sera gazı emisyonlarını azaltmak için daha "agresif eylemler" gerekiyormuş.

Tabii yaşadığımız tüm bu olayların sebebi var.Günlük koşuşturma iş aş derdinde koşmaktan belki fark etmiyoruz ama dünya eski dünya değil.Değişiyor.İnsanoğlunun yaşamını sürdürebileceği şartlar yavaş yavaş ortadan kalkıyor.

Ve tüm bunların sebebi ise televizyonlarda internette hergün önümüze çıkan ve bizim çokta önemsemediğimiz küresel ısınma.

Peki bunu önlemenin yolu var mı?

Ben ne yapabilirim demeyin işe evinizde stand by konumunda olan prizleri kapatmakla başlayın.Tüm lambalarınızı led yapın.Bisikleti otomobile tercih edin. Ütü yaparken 15 dakikayı geçmeyin.Mevsiminde sebze meyve yiyin, yerel ürünler tüketmeye çalışın.

Mevsiminde sebze ve meyve tüketmediğimiz zaman, yaz ve kış meyvelerinin farklı mevsimlerde üretilebilmesi için büyük bir enerji sarfiyatı yapılıyor.

Paketli gıdaları azaltın, tek kullanımlık plastikler kullanmayın.Evinizde eğer imkanınız varsa her türlü bitki ve yeşillik yetiştirin.

Belki apartmanda yaşayanlar için çok uygulanabilir olmasa da eğer bahçeli müstakil bir evde yaşıyorsanız, güneş panelleri ve elektrikli araçlara geçmeniz karbon salımını azaltmada büyük oranda yardımcı olacaktır.

Küresel ısınma bir gerçek ve etkileri büyük. Bu sebeple günlük hayatımızda yapacağımız küçük değişiklikler bile doğaya ve sağlığınıza büyük katkılar yapabilecektir yoksa yavaş yavaş kavrulacağız.Emin olun ekmek yapacak argoşilloda bulamayacağız.