Kim bilir belki de yılların yorgunluğu böyle bir karar almamı sağlamıştı…
Evet 3 gün habercilik yapmadım bilgisayarın kapağını açmadım ve telefonlarımı da kapadım, bunu uyguladığıma kendim bile şaştım kaldım…
Ama 3 gün çabuk geçti ve dün öğlen önce telefonlarımı açtım yüzlerce mesaj sesi beni kendime getirdi…
Ve elektronik posta ile gelen yüzlerce mesaj ve haber…
İçimden ‘hoş geldin oğlum’ dedim…
…
İki gün önce gelen bir mesaj derinden içimi sızlattı…
Ha keşke 3 gün hayattan kopmasaydım dedim…
Çünkü siz istediğiniz kadar hayattan kısa bir süre de olsa kaçmaya çalışsanız belki bunu başarıyorsunuz ama hayatın gerçeklerini değiştiremiyorsunuz ve hayat tüm acımasızlığıyla devam ediyor…
Hatice Haksever’in mesajıydı beni gerçeklere döndüren…
KKTC vatandaşı birisinin hayat mücadelesiydi bu!
“Böyle devlet im olur?” dedirten…
Paranız gözü kör olsun, bir devlet olarak bu kadar mı aciziz, bu kadar mı insanımıza değer veriyoruz, dedim ama bu kez içimden değil yüksel sesle…
İşte o ölüm kalım savaşı veren bir insanımızın yakınının içler acısı mesajı;
…
“Merhaba Levent bey,
İçinde bulunduğumuz bu zor durumu size anlatmak istedim umarım okur ve yazılarınızda konu edersiniz.
2009’dan beri diyaliz hastası olan Teyzem Emine Mertgil acil kadavra nakli için onay bekliyordu ve onay geldi 27 Nisan’da apar topar nakil için K.K.T.C Sağlık Bakanlığı tarafından sevk edilerek Gaziosmanpaşa Hastanesi’ne geldik.
29 Nisan’da uygun organ bulundu ve nakil oldu ama henüz böbrek çalışmadığı için tedavisi devam etmekte nefrologlar yürüyemediği için çalışmıyor olabileceğini söyledi.
Beyin cerrahisi tarafından muayene edildi. MR sonucunda kemik çürümesi ve omuriliğin basınç gördüğünü ve oturmaması bile gerektiğini çünkü felç olabileceğini acil ameliyat gerektiğini söyledi.
Durumu elçiliğe anlattık, onlar da bu hastaneyle sadece nakil için sözleşme olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığıyla konuştuk Bakanımız Salih beyle de sağ olsun onay verdi biz de sevinçten ağladık.
Ertesi gün Elçilik aradı ve sevkiniz geldi fakat malzeme listesi için onay verilmedi çünkü özel malzeme bakanlıkla konuşun beni arasınlar eğer onay veriyorlarsa imzalayıp hastaneye göndereyim dedi.
Bakanlıkla konuştum malzeme listesini faksladım fakat prosedür gereği imzalanmaz, malzemeleri siz ödeyeceksiniz denildi.
Bizde bizim o kadar paramız yok!
18.000 TL’yi İstanbul’da hastanedeyken nasıl bulabiliriz dedik, yapacak bir şey yok denildi. Bakanla bir daha konuştuk, Bakan da ben kurul sekreterine gerekeni söyledim onu arayın dedi Ve en son karar malzemeyi siz alın ameliyatı olun taburcu olup Kıbrıs'a geldiğinizde faturayı bize getirin biz size faturayı ödeyelim denildi.
İmkansız ama para yok dedik ki siz bize borç verin faturayı getirince parayı bakanlık alsın yok olmaz denildi.
Bu durumu facebook ta paylaştım sağ olsun arkadaşlar bir şeyler yapmaya çalışıyor, fakat az bir para değil.
Bizim isyan ettiğimiz konu ameliyat malzemesiz olur mu?
Doktor sadece kesip dikiyor mu?
Ya da yeterli para bulunamazsa bu kadın felç mi olsun.
SAYGILARIMIZLA…”
(Hatice HAKSEVER)
---------------------------------------------------------------------------------
Beşparmakları hiç böyle görmüş müydünüz?
Uzun bir süredir Girne Dağ Yolu’nu kullanmayınca görünen manzara insanı dehşete düşürüyor…
KKTC’de yıllardan beridir yaşanan bir çevre felaketi!
Beşparmak dağlarının her geçen gün eriyip tükenişi…
Hele de adını bu zirveden alın Beşparmaklar ile taş ocaklarının bu açıdan görüntüsü durumun vahametini gözler önüne seriyor!
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
MESAJ KUTUSU
Sayın Zorlu TÖRE, ince eleyip sık dokuduktan sonra 31 Ağustos 2015 Pazartesi günü UBP genel başkanlığına aday olduğunuzu açıklama kararı aldığınızı duyduk. Hayırlara vesile olsun. Acaba diyoruz dün Adana’da yağlı güreşleri izlerken mi böyle bir karara vardınız?
…
Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, Girne dağ yolunun içler acısı durumunu hiç gördünüz mü? Burada ağır vasıtalar yüzünden asfaltta sürüş emniyeti yok. Ayrıca Arapköy civarındaki kum havuzlarının yerinde yeller esiyor.
…
Sayın Faiz SUCUOĞLU, Dipkarpaz’daki Arch House adlı butik otelin 5 yıldır atıl durumda olduğu kesinlikle doğru değil. Şahsen ben daha 6 ay önce orada konakladım ve hiç de virane bir durumu yoktu! Bazı şahısların gözü çoktandır burada aman dolduruşa geleyim demeyin…
…
Sayın Hasan UZUN, UBP Girne ilçe başkanlığı için adaylığınızı koyma kararınız parti içinde büyük yankı yaratmış ve diğer adayları bir tedirginlik kaplamış. Yılların partilisi olarak niçin şansınızı denemeyesiniz ki?
…
Sayın Hakan FELLAHOĞLU, UBP Lefkoşa ilçe başkanlığı için son kararı verdiğiniz ve adaylığınızı yakında açıklayacağınızı duyduk. Genç ve enerji dolu oluşunuz en büyük avantajınız. Hayırlı ve uğurlu olsun diyoruz…
…
Sayın Ömer KALYONCU, Perşembe akşamı Alsancak Deniz Festivali açılışında bütün gözler sizi bekledi ama bir türlü kurdela kesmeye gelmediniz. Bölge halkı bunu için tepki mesajları göndermişler haberiniz olsun istedik!
…
Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, kurultaya kadar sessiz kalıp fazla açıklama yapmama kararı aldığınızı duyduk. Doğru karar verdiniz zira söz gümüş ise sükut altındır diye atalarımız boşuna söylememişler değil mi?
…
Sayın Adnan ALTAN, Ünal Üstel ile yılların küslüğü bitmiş ve UBP kurultayında kendisini destekleme kararı almışsınız. Hele de sizi Ünal beyin aracında görenler gözlerine inanamadıklarını söylüyorlar.
…
Sayın Kemal YILMAZ, bir kez daha merkez kaymakamlığı için adınız anılmaya başladı. Eğer partiniz ilerliyi gören bir parti ise bu atama hiç gecikmeden gerçekleşir. Aksi halde kan kaybı devam edecek diyorlar…
…
Sayın Hasan SERTOĞLU, Serdarlı camiası açıklamalarınız nedeniyle resmen bir infial yaşıyor. Artık diyoruz ağzınızdaki baklayı çıkarsanız da bütün camia zan altında kalmasa! Bu konudaki cesaretinizden hiç kuşkumuz yok…
…
Sayın Hasan SADIKOĞLU, bölgeye Çinliler yatırım yapacağına göre artık sizin ve personelin de Çin dersleri alması kaçınılmaz oldu değil mi? Hiç gecikmeden kolları sıvayın deriz zira Çinliler günün 24 saati çalışıyormuş…
…
Sayın Can Sinan KARLIOVA, polis teşkilatı konusundaki yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz. Umarız polis yetkilileri de bunları dikkate alır ve teşkilatta ciddi bir değişime giderler. Zira artık vatandaş göbekli polis memurları görmek istemiyor!
…
Sayın Önder SENNAROĞLU, eko turizm yapan işletmeler de solar enerjiden yararlandıkları için kurum ile mahsuplaşma istiyorlar. Şu tüzüğü diyoruz bir kez daha gözden geçirseniz sanırız birçok kesimi sevindireceksiniz…
…
Sayın Fırat ATASER, önce büyük bir panik içindeydiniz ama görüyoruz ki şükürler olsun festivali büyük bir başarı ile sonuçlandırdınız. Bu arada komite başkanınız da epey ter döktü ve sazlı sözlü bir masayı hak etti değil mi…
…
Sayın Hasan Yılmaz IŞIK, KTÖS ve Şener hocayı dernek olarak istenmeyen adam olarak ilan edip kara kaplı defterinize ilan etmişsiniz. İyi de böyle bir hassas dönemde Kıbrıs Türkü birbirine düşerse bundan kim kazançlı çıkar hiç düşündünüz mü?