Devlet anneleri tek başına bırakıyor
Özel gereksinimli çocuklar, yetişkinler ve ailelerinin yaşadığı dram KKTC Devleti’nin sosyal bir devlet olmadığını en haşin biçimlerde kanıtlıyor.
Dün katıldığım bir toplantıda, özel gereksinimli çocukları olan bazı anneler yaşadıklarını anlatırken içim kederle doldu.
Bir anne, özel gereksinimli kızının aylık rahatsızlığının geldiğini bile anlamaktan aciz bir ‘öğretmen’in kendisini merkezden defalarca aradığını aktarıyordu.
Bir başka anne, 18 yaş altı ve 18 yaş üstü özel eğitim merkezlerinde istihdam edilen devlet personelinin büyük bir kısmının alanında hiçbir uzmanlığı olmayan partizan istihdamları olduğunu vurguluyor, çoğu personelin istihdam sonrasında özel eğitime tabi tutulduklarını belirtiyordu. Kısa süreli eğitim alan personelin eksiklikleri çocukların gelişiminde ciddi sorunlar yaratıyordu...
Bir diğer anne ise merkezden dönen çocukların sokakta Nuh Nebi’den kalma eski püskü otobüslerini beklerken sese olan aşırı hassasiyetleri nedeniyle sinir sistemlerinin bozulduğundan yakınıyordu.
Toplantı sırasında dertlerini paylaşan annelerin çoğu boşanmış kadınlardı üstelik.
Zihinsel veya beyinsel işlev bozuklukları ya da ortopedik yetersizlikleri nedeniyle özel eğitime ihtiyaç duyan çocukları olan aileler çocuklarını büyütürken çok büyük zorluklarla karşılaşıyor ve birer yetişkin haline getirdikleri evlatları ile kendilerinden sonra kimlerin ilgileneceği kaygısını taşıyorlar.
Her gün altından kalkmaya çalıştıkları ağır sorumlulukla hayatları altüst olmuş ebeveynlerin çocuklarına bir gelecek sunmak üzere devlet her hükümet döneminde verdiği söze rağmen hiçbir şey yapmıyor.
18 yaş üstü özel gereksinimli bireylerin yaşayabilecekleri, özel dizayn edilmiş spor alanlarında spor yapabilecekleri, üretim yapıp satışından gelir elde edebilecekleri bir proje için uzun zamandır çalışılıyor. Ancak ‘18 Yaş Üstü Yaşam Evi Projesi’nin hem yasal statü kazanması hem de devletten katkı alması için yapılacaklar bakanlıklarda ve ilgili kurumlarda sürekli takılı kalıyor.
Özel gereksinimli bireyler ve aileleri ile empati kurma becerisi dahi gelişmemiş politikacıların yönettiği bir devletin sosyal devlet niteliklerine sahip olması elbette beklenemez. Esktra vergiler ve zamlarla eski ve yeni istihdamlara kaynak yaratmayı devlet yönetmekten sanan cibilliyetsiz ve ciddiyetsiz politikacıların eseri bir devletin, sosyal devlet anlayışının gereklerini yerine getirebilmesi için önce çapsız ve basiretsiz politikacılardan kurtarılması gerekir.