Yapılan yorumlardan da vatandaşın tek derdinin devlet hastanelerinde adam gibi muayene olmak isteği anlaşılıyor!
Her şeye rağmen hekimlere saygı hala büyük…
Ama kamuoyunda öyle bir görüş var ki sağlıkta sistemsizliğin artık sistem olarak kabul gördüğünü de gözler önüne seriyor!
Hekimler nerede isterlerse istesin çalışsınlar…
Yeter ki devlet hastanedeki görevlerini aksatmasınlar!
Zaten kimin ne kadar kazandığı da kimsenin çok umurunda değil…
…
Bu ülkede iyi ki Serbest Çalışan Hekimler Birliği var…
Sektörün tam ortasında oldukları için kapalı kapılar ardında neler olduğunu da anında ulaşıyorlar!
Ve bunlar elbette yasal olmayan şeyler…
Son örneğindeki gibi!
Her ne kadar devlette çalışan hekimlerin ikinci iş yapması yasaksa da neredeyse yapmayan yok gibi…
Ama bizim hekimler o kadar cesur ki başka işletmelerin kapısına tabelalarını asmaktan bile çekinmiyorlar!
Haklılar çünkü, yaptıkları iş yasal değil ama bunun da bir bedelini ödetecek makam yok bizde…
…
Türkiye’de 20’ye yakın hastanesi olan Momarial Hastanesi belli ki 80 milyonluk Pazar kendilerine dar gelmiş 300 bin nüfusluk KKTC’ye de göz dikmiş!
Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin tam karşısına da ofisi kurmuşlar, diyor ki tabelada;
Memorial KKTC Temsilciliği
Onkoloji Danışma Merkezi…
Başına da bizim devlet hastanesinin bir çalışanı olan Özlem hanımı koymuşlar…
Tesadüf bu ya aynı branştan bir hekimimiz!
Burada amaç kanser hastalarının Türkiye’deki Memorial Hastaneleri’ne sevki…
Maşa olarak da bizim kendi hekimlerimiz maşa olarak kullanılıyor!
Hem de ülkede isim yaptıkları için tabelaları bile kapının üzerinde asılı…
Ne kadar çok hasta o kadar çok prim meselesi!
…
Sevgili okurlar dikkat ettiniz mi…
K.T. Serbest Hekimler Birliği bu skandalı açıklayan bir bildiri yayınladıktan sonra ortada yaprak bile kıpırdamıyor!
Sağlık Bakanlığı belki görevini yapıp dün orasını kapattı ama tek kelimelik bir açıklama yok…
Ortada yasal olmayan ve Kıbrıslı Türk hekimin de alet edildiği bir yasa dışılık var ama devekuşu oldular mübarek!
Memorial’in ofisi kapatıldı ya görev tamam…
Peki ya diğer sağlık örgütleri!
Tabipler Birliği…
Tıp-İş…
Onlar da bu olayda devekuşu rolünü tercih ettiler!
Çünkü bu işte ciddi bir rant var ama yasa dışılık da artık yasal sayıldığı için sin da geçsin…
Bana dokunmayan yılan bir yaşasın!
Çünkü genelde ikinci iş yasağı deliniyor…
Devlet hastanelerinde hastanın yüzüne bakmayanlar özel kliniklere gelen hastaların önünde el pençe divan duruyorlar!
…
Maalesef ki geldiğimiz nokta içler acısıdır…
Biz burada devlette hekim sıkıntısı çekerken, büyük sermayelerle kurulmuş dışarıdaki dev sağlık kuruluşları artık bizim kamu çalışanlarını da kullanarak KKTC’yi gelen geçen hanına çevirmiştir…
Hadi devletteki bir takım kötü şartlardan dolayı aciz durumları anlarız da sırf kendi mesleğinden olduğu için yanlış iş yapanları kanatları altına alanları anlamamız mümkün olamaz!
Koordinasyon ofisine inanç yok!
En uzun tartışmalardan birisini yaşıyoruz…
Sonuçta kararı mahkeme verecek ama ülke geneli bu ofisi tutmadı!
Ya da vatandaşa doğru dürüst anlatılmadı…
Algılanan şu;
‘Türkiye gençliğimize de el attı ve buraya bir koordinatör atayıp gençliği tımar edecek…”
Bu ofisi destekleyenler ise gençlerin sporda dışa açılması için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyor!
Bir kısmı da ‘Türkiye ne derse odur’ mantığında…
Burada ciddi bir şekilde iletişim eksikliği hissediyoruz!
Hadi hükümet tavla teslim bir politika izliyor ama, peki ya TC Büyükelçiliği…
Artık onların da konuşması lazım!
Çok eskiden olduğu gibi…
“RTE ‘ver’ derse!
“40 yıldır sağ kesim "Güzelyurt üç aya veriliyor" diye olay çıkarır, sonra yine aynı kesim "Güzelyurt'u vermeyiz" diyerek kahraman olur.
Güzelyurt 40 yıldır görüşülmeden sağ kesimce "verilir", sonra "geri alınır" ve yıllar böyle geçer. O nedenle Güzelyurtlular Annan Planı'na güçlü "Evet" demişlerdi.
Güzelyurt 40 yıldır görüşülmeden sağ kesimce "verilir", sonra "geri alınır" ve yıllar böyle geçer. O nedenle Güzelyurtlular Annan Planı'na güçlü "Evet" demişlerdi.
Sıkıldılar bu oyundan. Kimse sokağa atılacağına inanmıyor. "Güzelyurt'u vermem" diyen Özgürgün'e ise kimse inanmıyor.
RTE "ver" dese Özgürgün'ün Lefkoşa, Mağusa ve Lefke'yi vereceğini de bir tek Güzelyurtlular değil, biz de biliyoruz…”
Nijeryalılara dikkat!
Bu konudaki üçüncü uyarımız bu…
Nijerya’nın Ankara Büyükelçisi DAÜ’ye yaptığı bir ziyarette vurgulamıştı;
‘KKTC’ye gelen Nijeryalı öğrencilere dikkat edin’ diye!
Öğrenci olarak gelenleri bir kenara koyuyoruz…
Ama öğrenci olarak gelip de kayıt parasını yatırdıktan sonra okulun kapısından girmeyenlerin sayısı tavan yaptı!
Bunların çoğu da çok para kazanmak için yasal olmayan işler yapıyor…
Özellikle de uyuşturucu sektöründe!
Bir kez daha uyarmak ihtiyacı hissettik…
MESAJ KUTUSU
Sayın Özlem GÜRKUT, Memorial Hastanesi KKTC ofisindeki göreviniz hakkında bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz! Kamuoyunu aydınlatıcı geniş bir açıklama yapmanız yararlı olacak düşüncesindeyiz!
…
Sayın Filiz BESİM, K.T. Tabipler Birliği olarak hasta simsarlığı yapan özel hastaneler ve onlara destek veren kamu hekimleri konusunda sessiz kalmayı yeğlediniz! Yoksa siz de mi uzun bir yaz tatiline çıktınız!
…
Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, Din İşleri Dairesi Başkanlığı için iki aday üzerinde durduğunuz söyleniyor. Bir an önce karar verin de hangisi olursa olsun! Bu kez gelenin gideni aratmayacağından emin olunuz…
…
Sayın Özdemir BEROVA, Lefkoşa’da Bayraktar Ortaokulu’nun yeniden inşa edilmesi için startı vermişsiniz ama bir de bu okulun niçin bu kadar sürede harabeye döndüğünü, bundan hangi şirketin sorumlu olduğunun da peşini bırakmayın olur mu!
…
Sayın Asım AKANSOY, villa borcu olan siyasiler konusunda ortaya öyle bir taş attınız ki kafalar iyice karıştı! Bunu bir de isim vererek yaparsanız çok ciddi bir amme hizmeti yapmış olacaksınız, hadi biraz cesaret!
…
Sayın Emine DİZDARLI, Ombudsmanlık binasının önündeki bayrak direklerinin bir süredir boş olduğu yönünde şikayet mesajları alıyoruz. Bir an önce bu büyük eksikliği giderirseniz vatandaş memnun olacak!
…
Sayın Hüseyin IŞIKSAL, bazı okullarda çakma doçentlik ünvanı alanlar olduğunu iddia ettiniz ama isim vermediniz! Bu nedenle bir çok doçentlik ünvanı olanlar da zan altında kaldıklarını ve isim vermenizi istiyorlar!
…
Sayın Fikri ATAOĞLU, İskele Boğazı’nda dillere destan bir yaş günü kutlaması sürprizi ile karşılaşmışsınız! Biraz bekarlar partisi gibi oldu ama artık hanımefendilerin affına sığındınız değil mi! Nice mutlu yaşlar dileriz…
…
Sayın İsmail BÜKÜLMEZ, bağımsız Gönyeli belediye başkan adaylığı konusunda ciddi bir çalışma içinde olduğunuz ve siyasi kulislere başladığınızı öğrendik. Kamuoyuna bir açıklama yaparsanız resmilik de kazanmış olur, hayırlı olsun!
…
Sayın Aydın AKKURT, Volkan Gazetesi’nin yeniden yayın hayatına dönmesi için artık son bir haftalık sürece girildiği ve heyecanın da dorukta olduğu gözleniyormuş. Çok sayıda manşetin de hazır olduğu söyleniyor, hadi bakalım hayırlısı!
…
Sayın Necdet OSAM, bu sene tatil için Roma’yı tercih ettiğiniz söyleniyor. Umarız oraları yakmadan adaya dönüş yaparsanız değil mi! Bu arada sizi dönüşte bazı sürprizlerin de beklediği söyleniyor haberiniz olsun!
…
Sayın Semattin ÖZTÜRK, Koordinasyon Ofisi Koordinatörlüğünüz hayırlı uğurlu olsun ama bu makamda çok fazla rahat olacağınızı söylemek de epey zor! Umarız kendinizi vatandaşa çok iyi anlatır ve tansiyonu düşürürsünüz!
…
Sayın Ersin TATAR, parti içi muhalefete hiç hız kesmeden devam ediyorsunuz da bu arada parti yönetiminin izinsiz açıklama yasağı getireceğini de biliyor muydunuz! Parti içi disiplin konusunda bazı yenilikler yapılacak diye duyduk!
…
Sayın Savaş CELEP, aslan gibi bir oğuldan sonra çok yakında bir de kız babası olacağınızı duydukta sonra zevkten dört köşe olduğunuz söyleniyor! Tayyip beyin hedefine sadece bir tane kaldı değil mi! Anneyi ve sizi tebrik ederiz…
…
Sayın Kemal ALTUNÇ, uzun bir çalışma ortamından sonra nihayet kaptanlık belgesini almış ve bu işi tamamen profesyonelliğe çevirmişsiniz! Madem ki kaptanın artık ehliyeti var çok yakında bir tura da biz katılabiliriz, hayırlı olsun…