banner118
banner141

Küçük bir ülke olsak da, değer biçilemeyecek bir zenginliğimiz var.

Yüksek zekalı, dahi çocuklarımız.

Genellikle okullarda uyum sorunları başladığı zaman dikkat çekmeye başlıyorlar.

Örnekleri de çok.

Bir bakıyorsunuz, okul öncesi grupta, uyumsuz davranışlar sergileyen bir çocuğumuz, öğretmeni tarafından normal dışı olarak algılansa da, ilerleyen dönemde, üstün zekalı olduğu ve özel eğitim alması gerektiği anlaşılıyor.

Bir bakıyorsunuz, ilkokula başladığı ilk sene, okuldan kaçmaya başlamış. Onca ceza ve önlemlerden sonra zahmet edilip de sebebi çocuğa sorulduğunda anlıyorsunuz ki, ‘’ben bunları zaten öğrendim, sıkıldım’’ deyiveriyor.

Bir bakıyorsunuz, ortaokul döneminde kendini ifade edebilmek, sıra dışı fikirlerini sıradanmış gibi anlatabilmek hiç de kolay olmadığı için, ailesi tarafından psikiyatriste götürülerek ilaç başlanmak zorunda bırakılmış.

‘’Beynim eskisi kadar hızlı çalışmıyor artık. Bu bana acı verse de, normal görünmek için kullanmak zorundayım.’’ diyor, kendisine verilen ilacını kullanırken kızımız.

Değerli okurlar;

Beyinleri zehir gibi olan çocuklarımız var.

Sayılarını tam olarak bilmiyoruz.

Bu güne kadar devletin kayıtlarına da hiç girmemiş.

Çoğu psikiyatrik vaka olarak kabul edilip, zekaları ilaçlarla törpülenmeye çalışılıyorlar.

Özel eğitim almaları konusu ise, aileleri ile birlikte kaderlerine terk edilmiş durumda.

Ve,

Eriyip gidiyorlar zamanla aramızda.

Kaybedilmiş vakalar oluyor çoğu.

Patolojik bir normalleştirilme sürecine sokuluyorlar adeta, eğitimin bozuk tornasında.

Oysa ki,

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ele alsa şu özel eğitim konusunu.

Tespit edilen üstün zekalı çocuklarımızı bir çatı altına toplasa.

Hadi devletten hayır yok diyelim, hiç mi özelin dikkatini çekmez bu konu?

Onlarca üniversitenin olduğu bir ülkede, hiç mi merak edilmez dahi sayımız?

Hiç mi sahiplenilmez o pırıl pırıl dimağlarımız?

Birileri uyanmalı artık bu geleceğe!

Dahilerimize sahip çıkmalı ülkemiz.

Tanınmamanın arkasına sığınmadan,

Üreten beyinler haline getirmeliyiz onları.

Meclis’teki beyinlerimiz, ülkeyi ne kadar kurtarmakta bilinmez ama,

Kurtarılacak bir dahi beynin bile,

Bir ülkenin kaderini değiştirebileceği gerçeğini de göz ardı etmememiz gerekir.

Dr. H. İlker İpekdal

İletişim: 0542-8529899

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner115

banner130

banner50

banner68

banner40