Fanatikler dışında pek de kimsenin umurunda değil!
Çünkü siyasete olan güven azalınca kazanacak olan ada da önemsizleşiyor…
Vatandaş gelen de aynı giden de havasında olduğu için adaylar biraz da heyecanı yakalayabilmek için birbirleriyle didişmeye başladı…
Görülen o ki seçim günü yaklaştıkça seviye daha da düşecek bel altı vurmalar başlayacak ve projeler yerine saldırgan politikalarla adaylar ipi göğüslemeye çalışacak!
…
CTP adayı Sibel Siber’in gazete reklamları erken başladı ve iş kadın-erkek kavgasına kadar getirildi…
Özellikle gazetelerin orta sayfalarını süsleyen iki tam sayfalık bir ilan var ki gündemi oluşturdu bile!
Bu arada hemen söyleyelim adaylardan birinin kadın ya da erkek olması beni hiç etkilemez!
Eminim ki seçmenin çoğunu da etkilemeyecektir…
Özellikle CTP’nin bunu ön plana çıkarması da yine bana göre absürttür!
Erkekleri dışlayan reklamlar da hiçbir işe yaramayacaktır…
Hele de erkek egemenliğinin yaşandığı bir Cumhuriyet Meclis’inin olduğu bir ülkede…
…
CTP aslında bu ilanla kendi kendini tangoya düşürüyor…
Bana göre bu reklamın içeriği Sibel hanıma oy kazandırmaz aksine oy kaybettirir…
Çünkü o reklamda asıl püf noktası arkası dönük olan belden aşağısı gözüken erkekler değil o resmin altındaki yazıdır…
Bakın ne diyor o yazıda;
“Efendilik bizde kalsın artık siz efendi efendi çekilin…
Batırılan kamu şirketleri…
İflas eden bankalar, buharlaşan krediler…
Peşkeş çekilen sahiller ve araziler…
Kapatılmış üretim tesisleri…
Tembel ve umarsız yöneticilik…
Başarısız parti başkanlığı…
Basiretsiz siyasi liderlik…
Artık bazı şeyler değişmeli…”
…
Yani CTP içinde böyle bir seçim reklamını kim ve nasıl hazırlar şaşkınlık içindeyim!
Belli ki bunu hazırlayan kimse kendini de partisini de ana muhalefet partisi gibi görüyor…
Soralım hemen;
Kamu şirketlerini kim batırdı, şimdi siz iktidarda olduğunuza göre niçin bunun hesabını sormazsınız!
İflas eden bankalar, buharlaşan krediler konusunda bir iktidar partisi olarak kaç kişiyi yargı önüne çıkardınız?
Ya peşkeş çekilen sahil ve araziler?
Kimlere çekildi bütün bunlar, çekildiyse niçin geri almak için hükümet olmanın gücünü kullanmazsınız?
Siz şu anda muhalefet partisi değilsiniz ki!
Geçmişte ne olduysa bunları gün yüzüne çıkarmak izin değil de kimin görevidir Allah aşkına!
…
Bundan sonraki sözüm sadece Sibel Siber’edir;
Bana göre bu seçim kampanyası tamam değildir!
Bu kampanyayı profesyonel bir ekip yönetmemekte aksine çok fazla acemice hatalar yapılmaktadır!
Sibel Siber’in çekilen resimleri dışında, sloganlar da dahil seçmeni etkilemeye yönelik yazıların tümü sanki de Sibel hanımın değil seçilmesi, seçilmemesi için yapılmaktadır!
Daha çok zaman var Sibel hanım;
Ekibinizi hiç gecikmeden değiştiriniz, zira kaybetmek üzeresiniz!
MESAJ KUTUSU
Sayın Mehmet DEMİRCİ, polisin şiddet konusunda dava okumasından sonra olayın ört bas edilmesi için yoğun bir mücadele verdiğiniz konuşuluyor. Ha keşke bir anlık sinirinize yenik düşmeyip başınızı belaya hiç sokmasaydınız!
…
Sayın Sezai SEZEN, halen İngiltere’de olduğunuzu ve döner dönmez Naturland konusunda ortalığı kaldıracak açıklamalar yapacağınızı duyduk. Yani biraz erken dönmeye bakın yoksa gidişat hiç de iyi değil!
…
Sayın Aziz GÜRPINAR, küçük işletmelerinin sigorta yatırımlarının bundan böyle devlet tarafından karşılanacak olması memnuniyetle karşılandı. Bir çoğunun emeklilik şansı kalmamışken bu karar devrim niteliğinde oldu, tebrik ederiz…
…
Sayın Ahmet BİRGEN, Spor Dairesi yönetim kurulu başkanı olarak mal bildirim konusunda yaptığınız şaka biraz ağır kaçtı ve özellikle de aynı mekanda bulunan kadın çalışanların tepkisine neden oldu. Biraz daha ciddiyet lütfen!
…
Sayın Kudret ÇAĞLAR, istifa olayında biraz daha suçlu siz ilan edileceksiniz. Onun için en iyisi daha fazla gecikmeden kamuoyuna perde gerisindekileri açıklamak olmalıdır. Şimdie kadar iyi bile sabrettiniz, helal olsun!
…
Sayın Ömer MERAKLI, Kalavaç’ta madem ki 25 tane mağara buldunuz ve turizme açıyorsunuz bir 25 tane daha bulup şu vekillerin her birini bir mağaraya kapasanız diyoruz. Vatana millete büyük hizmetiniz geçmiş olacaktır değil mi?
…
Sayın Atay Cafer ÜREL, önceki gün hizmete açtığınız Teknogold isimli işletme hayırlı ve uğurlu olsun. Açılışa katılanlar en fazla da mankenlerin üzerindeki Fransa’dan getirilen elbiseleri beğenmişler. Hayırlı işler bol kazançlar dileriz…
…
Sayın Hüseyin SEVAY, trafik kazaları konusundaki tüm tespitlerinize katılıyoruz. Bize göre kazaların en büyük sebebi toplumun ta kendisidir. Hatta ehliyetsiz araç kullanıp kaza yapan ve çocuklarını polisten kaçıran aileler iyilik değil aksine çocuklarına kötülük yapıyorlar!
…
Sayın Hüseyin GÖKÇEKUŞ, yeni açılan üniversitelerden bir tanesinin iki aydır öğretim üyelerinin maaşlarını ödemediğini biliyor muydunuz? Şimdilik isim vermiyoruz ama daha yolun başındayken böyle olursa gelecekte neler olur artık bilinmez!
…
Sayın Mehmet KERMEOĞLU, yılların hayali sonunda gerçekleşti ve Lefkoşa’ya çok güzel bir restoran kazandırdınız. Hele de kurdelayı İrsen Küçük kesince daha da bir anlamlı oldu değil mi? Hayırlı işler dileriz…
…
Sayın Şahap AŞIKOĞLU, hem Rusya’daki krizin KKTC turizmine yansıması hem de halen kapalı olan 2 otelin açılması konusunda tam yeklisi sizsiniz. Onun için turizmin patronu olarak çok fazla şikayet etmeye gerek yok değil mi?
…
Sayın Ramazan ÖZÇELİK, artık nazar mı değdi desek yoksa göze mi geldiniz desek bilemiyoruz ama son ABD ziyareti sanırız size pek yaramadı. En kısa zamanda eski sağlığınıza kavuşmanızı bekliyoruz, büyük geçmiş olsun…
…
Sayın Mustafa HASTAN, yarı yıl tatili nedeniyle çocuklar yurt dışına gidince yine bekarlık günleri başlamış. Bu işe en fazla yumurta satıcıları sevinecek desenize…Aman alerji filan olmayın da…
…
Sayın Asım AKANSOY, partinin en enerjik vekillerinden birisi olarak sevenlerinizi bir hayli korkuttunuz. Bundan böyle kendinize çok daha fazla dikkat edip sebze ve meyveye yönelmekte yarar var. Büyük geçmiş olsun.
…
Sayın Hayati ÖZOK, Hundai satışları KKTC’de patlayınca ilgili firma tarafından başarı plaketi ile ödüllendirilmişsiniz. Tebrik eder başarılarınızın devamını dileriz. Otel projeniz de merakla bekleniyor…
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
-------------------------------------------------------------------------------
Günün Fıkrası
Karyola fabrikatörü
Sonradan görme bir işadamı, arkadaşlarına Paris' te yaşadıklarını anlatmaktadır:
- Tek kelime Fransızca bilmediğimi biliyorsunuz. Kaldığım otelden çıkınca bir fıstıkla karşılaştım. Hemen kaynaştık. Kağıda bir araba resmi çizdim, hemen anladı. Bir taksi tuttuk ve şehri gezdik.
Sonra üzerinde yemek olan bir masa resmi çizdim. Onu da hemen anladı. Çok lüks bir restoranda nefis bir öğle yemeği yedik.
Kahveleri ısmarladığım sırada, kağıt kalemi aldı ve bir karyola resmi çizdi. Ne akıl ama, değil mi? Tek sözcük konuşmadan benim karyola fabrikatörü olduğumu nereden bildi dersiniz?
Sonradan görme bir işadamı, arkadaşlarına Paris' te yaşadıklarını anlatmaktadır:
- Tek kelime Fransızca bilmediğimi biliyorsunuz. Kaldığım otelden çıkınca bir fıstıkla karşılaştım. Hemen kaynaştık. Kağıda bir araba resmi çizdim, hemen anladı. Bir taksi tuttuk ve şehri gezdik.
Sonra üzerinde yemek olan bir masa resmi çizdim. Onu da hemen anladı. Çok lüks bir restoranda nefis bir öğle yemeği yedik.
Kahveleri ısmarladığım sırada, kağıt kalemi aldı ve bir karyola resmi çizdi. Ne akıl ama, değil mi? Tek sözcük konuşmadan benim karyola fabrikatörü olduğumu nereden bildi dersiniz?