ÇAĞDAŞ BELEDİYECİLİK VE KENDİNİ BİLMEZLER
Çağdaş bir şehir, hatta bir ülkenin göz bebeği olan Başkent o ülkenin vizyonunu ve dışa açılan resmini yansıtan bir vitrindir. Başkentler yönetimleriyle, temizliği ile, trafikteki düzeni ile ve sağlık alanındaki halka yönelik çağdaş uygulamaları ile göz önünde olurken parkları, bahçeleri, bisiklet ve yaya yolları ile halka hizmet açısından verdiği imajı da gözler önüne sermektedir.
Yurtdışına gittiğimde şehirlerde beni en çok etkileyen çevre temizliği, parkları ve bahçeleri ve meydanlarıdır. Şimdi bir de dönüp Lefkoşa’nın haline bakıyorum ! ne çevre temizliğİ, ne parkları, ne bahçeleri ne de örnek olacak bir meydanı yok. E, o zaman bu durumda bana göre Lefkoşa da yok. 1974 öncesi köylerden ne farkı var? (Bu arada Lefkoşa’dan çok daha iyi durumda olan köylerimizi de tenzih ediyorum).
Evet fark var. FARK GELİYOR diyerek iktidara gelenlerin farkını son 4 yıldır gördük zaten. Sosyo- ekonomik, kültürel, çevresel ve demokrasi açısından telafisi imkansız zararların yaşandığı BÜYÜK FARKLA gördük.
Neyse esas konumuza dönelim; yukarıda da bahsettiğim gibi bizim gibi çocuklu vatandaşların çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmek ve bir açıdan eğlenmek için bakımlı ve içerisinde çocukların koşup oynayacağı parklar çok önemlidir. Lefkoşa Belediye hudutları içerisindeki her bölgede halka hizmet etmesi gereken çağdaş parklara ihtiyaç duyulduğu gün gibi ortada iken Başkent Lefkoşa’nın(kuzeyden bahsediyorum) örnek gösterilebilecek bir tek parkı yoktur.
Benim ikamet ettiğim Lefkoşa’nın Kızılbaş bölgesinde adını “FAİLİ MEŞHUR” cinayette kaybeden rahmetli Kutlu Adalı’nın adının verildiği yaklaşık 4-5 bin ayak karelik mütevazi bir parkımtırak arazi mevcut. Parkımtırak diyorum çünkü daha önce de konuyla ilgili YENİDÜZEN Gazetesine şikayette bulunmuş ve sağ olsunlar bunu haberleştirerek halkın ve Belediye’nin bilgisine sunmuşlardı. Haber çıkar çıkmaz 3 gün içerisinde park sadece otlardan temizlenmiş ve yine kaderine terk edilmişti.
Bugün yine önünden geçerken karşılaştığım manzarayı sizlere fotoğraflarla görüntüleyip yazımın sonunda yorumlarınıza bırakacağım.
Hala daha 21’nci yüzyılda Belediyeciliği çöp toplama boyutuna indirgeyen ve onu bile beceremeyen ve yüzüne gözüne bulaştıran bir zihniyet ve bakış açısı halka ne kadar hizmet aşkı ile yanıp tutuşabilir ki?
Lefkoşa’yı bu hale sokanların yeniden aynı görevlere talip olmaları ne kadar ahlaki bir tavırdır ki yine ve yeniden “Lefkoşa’yı alacağız” deme cesaretini kendilerinde buluyorlar. Zaten elinizdeyken neler yaptığınızı şahsen ve bilakis görmüş ve mağdur olmuş bir Lefkoşa ikametçisi olarak yapılan yasa dışılıkları salt eski Başkanın münferit davranışlarına indirgemek ve sütten çıkmış ak kaşık modlarına girmek sadece kendi kendini kandırma paranoyasına girenlerin göstereceği davranış şeklidir.
Lefkoşalılar eğer bugün bazı köylerimizde ve şehirlerimizde kendini Belediyecilikte ispat etmiş ve halkını ön planda tutan Belediyelerin verdiği çağdaş hizmetlerden en iyi şekilde yararlanmak isterse, siyasi parti kimliklerinden sıyrılarak ellerini vicdanlarına koyacaklar ve KADİR kıymet bilen ve hedefinde sadece halkın her kesimine hizmet etmek olan adaya oylarını verecekler.