Bozulursa bozulsun
İlk kez hükümetin varlığı ile yokluğu arasında ikide kaldığını düşünüyorum. Ne ciddi atılımlar yapıldı ne de ciddi kararlar alındı. Sırf 366 kişi için anlaşamadıklarını öne sürerek ortalık karıştırıldı. Denktaş ya blöf yaptı ya da bu 366 kişi onun için çok önemli.
Hergün gündeme taşınan bu durum emin olun ki biz basın mensupları dahi herkesi usandırdı. Denktaş, açık açık tehdit etti Başbakanı. Sanki bu durum Başbakanın çok da umurunda gibi!!! Sanırım bu durumu bekleyen sadece Denktaş değil, Yorgancıoğlu da her an hükümeti bozmak için an kolluyor. Yani Serdar Denktaş’ın blöfü Yorgancıoğlu’nun işine geliyor.
Herkes kendi yandaşlarını korur ve kollar. Sistem budur. Bugün hükümet ortakları arasında çıkan anlaşmazlık sadece işe alınıp sözleşmeleri yenilenmeyecek olan kişiler değildir. Daha önemli meseleler de vardır. Bitmek bilmeyen ‘’Kıbrıs’’ konusu gibi. Ne Başbakan Özkan Yorgancıoğlu ne de Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş Kıbrıs konusunda yürütülecek yol haritasında uzlaşı sağlamış değildir.
Öne sürülerek anlaşamadıkları ileri sürülen 366 kişinin konusu hükümeti bozmaz. Olayın boyutu başkadır. Halk hükümetin bozulmasına hazırdır. Yeniden bir hükümet kurulması söz konusu olacaksa öncelikli konu olan Kıbrıs konusunda hükümet ortaklarının hemfikir olması esastır.
Şimdiki hükümet mecburiyet hükümetidir. Koalisyon ortakları mecbur kaldıkları için şuan ayni gemide yer almaktadır. Her ne kadar ayni gemide olsalar da ayrı kaptanlarla gemiyi yürütmeye çalıştıkları da gözden kaçmayan önemli bir noktadır.
Türkiye’de yaşanan olumsuz olaylar Kıbrıs’ı da etkilemiştir. Özellikle sürekli artış gösteren döviz, ekonomik anlamada çöküşe neden olacaktır. Umarım dövizdeki hızlı yükseliş yavaşlar yoksa birçok kişi batmakla karşı karşıya kalacaktır. Kıbrıs’ta yaşanacak hükümet krizi de bu olumsuzlukların üzerine ekleneceğinden ekonomik anlamda çöküş yaşyacağımız kesindir. İşte o zaman Kıbrıs büyük bir deprem yaşar.
Daha güzel günler göreceğiz ümidi ile seçtiğimiz siyasiler bizleri hayal kırıklığına uğratmakla kalmamıştır, kendi içlerinde yaşadıkları sorunları da halka yansıtarak halkı huzursuz etmişlerdir. Beklentilerimizin aksine yaşanan tüm olumsuz olaylar, belirsizlikler ve çekişmeler bugün mevcut hükümetin bozluması için yeterli sebeptir.
Serdar Denktaş’ın da dediği gibi Pazartesi yani bugün hükümet bozulabilir. Bozulsun vallahi. Biz her dakika hükümet ne zaman bozulabilir diye düşünmek istemiyoruz. Bir araya gelip konuşamayan, basın aracılığı ile birbirlerine mesaj gönderen Başbakan ve Başbakan Yardımcısı da istemiyoruz. Biz ayakları üzerinde sağlam durabilecek, aldığı kararları riayetle uygulayabilecek, halkını düşünen ve kollayan bir hükümet istiyoruz. Kısacası belirsizlikle her an ne olacak diye beklemek istemiyoruz. O yüzden hükümet bozulsun.