Bir Milyar Ayaktayız

Cennet anaların ayaklarının altına serili diyen erkekler, an oluyor ki cehennemi kadınlara bu dünyada yaşatıyorlar.

Yaşı, boyu, gözü, kaşı, eğitimi veya mesleği hiç farketmiyor her kadın için hayat kabusa dönüşebiliyor.

Burada veya başka bir ülkede farketmiyor dünyada her gün kadınlar öldürülüyor.

Arkalarında kimi zaman çocuklarını, kimi zaman analarını bırakarak.

Üstelik bu sonucu ortaya çıkaran nedenleri bizler yaratıp bir anlamda ektiklerimizi biçmiş oluyoruz.

Erkek egemen dünyalarımızda politik, ekonomik ve toplumsal ilişkilerimizde kadına karşı ayrımcılığı içselleştiriyoruz.  

Erkektir yapar erkektir eder derken, bir kadın dövmeyi bir kadını öldürülmeyi onlara doğal bir hak gibi teslim ediyoruz.  

Hayatlarına son verilen kadınların %70’i en yakınları; eşi, abisi, babası veya sevgilisi tarafından öldürülüyor.

Dünyada her 3 kadından biri şiddet maruz kalırken, 5 kadindan biri tecavüz ya da tecavüz girişimi ile yüzleşiyor. Her yıl 3 milyondan fazla kadın sünnet ediliyor.

Bunlar başka bir dünyada değil bizim de içinde yaşadığımız, soluk aldığımız anlarda meydana geliyor. 

Kadınların da erkekler kadar güven içinde, korkmadan, ürkmeden,  acı çekmeden, insanca ve özgürce yaşamaya hakları olduğu unutularak ...

Tüm bu sebeplerden dolayı yarın kadına karşı TACİZE, TECAVÜZE, ENSESTE, ŞİDETE VE ÖLÜME ortak mücadele olsun diye sadece kadınları değil erkekleri de sokağa davet ediyorum.

Kadına kalkan tüm elleri bir kez daha engellemek umudu ile dans ediyoruz.  

Amerikalı kadın aktivist Eve Ensler tarafından başlatılan V-day hareketi dünyada 180 ülkede milyonlarca kadını “kadına karşı şiddete” tavır almaya çağırıyor.

Neden bu milyonlarca kadından birileri de biz olmayalım...