Bir Hikaye


Aslan, Çakal ve Eşek...
Bir gün; bir ormanın aslanının acelesi vardır, yetişmesi gereken yere hızlı bir şekilde koşarken dikkatsizlik sonucu bir ağacın gövdesine çarpar ve çarpma şiddetinden dolayı bayılır. Bir süre sonra ayıldığından sıkı bir şekilde bağlı olduğunu fark eder, hatta neredeyse nefes almakta bile zorlanmaktadır. Aslan çaresiz bir şekilde etrafına bakarken başucunda bir çakalın keyifli bir şekilde oturduğunu fark eder. Selam ve kelamdan sonra konu anlaşılır ki aslanı bağlayan çakalın ta kendisidir. Sebebine gelince eskiye dayanan bir konu olduğu anlaşılır. Aslan her şeye rağmen vakur bir şekilde çakala ricada bulunur ve eski hesapları bir yana bırakıp bağlarının çözülmesini ister. Çakal Nuh der ama peygamber demez. Konu bu şekilde uzar gider. Çakal sonunda bu oyundan usanır ve aslanın tüm ricalarına aldırış etmeden ve çözmeden oradan ayrılır gider.
Ormanın kıralı aslan, düştüğü duruma mı üzülsün, kendine mi kızsın, bu durumdan nasıl kurtulacağını mı düşünsün derken, oradan bir eşek geçer, Selâmün aleyküm, aleyküm selamdan sonra, aslan can havliyle gururu bir yana bırakıp eşekten ricada bulunur. "Eşek kardeş beni çözer misin lütfen" diye seslenir, eşek durur ve aslanın durumuna bakar ve uzun incelemeden sonra, aslana der ki; "iyi hoş aslan kardeş seni çözmesine çözerim ama ya seni çözdükten sonra beni yersen ne olacak”. Aslan yalvar yakar, yeminler, ilahlar billâhlar yemeyeceğine dair söz verir eşeğe ama eşek yine aynı inatçı duruşunu ısrarlı bir şekilde sürdürür. Aslan son bir çare olarak eşeğe, kendisini çözmesine karşılık, kralı olduğu ormanın yarısını vereceğine dair namusu üzerine yemin eder.
Eşek düşünür durur ama sonunda aslanın sözüne inanır ve işin sonunda yarım orman olsa da yine de krallık var diye düşünerek aslanın bağlarını çözmeye başlar.
Aslan, son bağı çözülünce ve özgürlüğüne kavuşunca, şöyle bir silkinip uzunca bir kükrer. Eşek o an korkudan ne yapacağını şaşırarak adeta olduğu yere çivilenir. Titrek bir sesle aslana seslenir "beni yemeyeceksin ya? Unutma söz verdin". Aslan kızgın, küskün hatta yılgın ama düzgün bir şekilde cevap verir korkan eşeğe ve yemeyeceğini ifade eder. Eşek bu cevabın karşısında sevinir ama yine korkarak verilen diğer söze geçer ve ormanın yarısının krallığının sözünü umutla aslana sorar. Aslan kısaca ormanın yarısını vermeyeceğini belirtir. Eşek nazik bir şekilde itiraz eder ve ortada bir kralın sözü olduğunu belirtir ve verilen sözlerin tutulması gerektiğini vurgular.
Aslan sakin bir şekilde eşeğe cevap verir ve der ki; "ben sana ormanın yarısının değil tümünün krallığını veriyorum ve buralardan gidiyorum". Eşek hem gizlenemeyen mutluluk hem şaşkınlık hem de merak içinde aslana sorar "niye ama sayın aslan sen bana yarısının krallığının sözünü verdin sadece, neden ormanın tümünden feragat ediyorsun şimdi?. Bunu hak edecek bir şey yapmadım sadece senin bağlarını çözdüm ben".
Aslanın cevabı kısa ve özdür:
"Çakalın bağladığı, eşeğin çözdüğü bir ormanı neyleyim ben, al tümü senin olsun".