Bakanlık YÖK’ü tanımıyor mu!

KKTC ile Türkiye’nin ikili ilişkileri…

Şu sıralar çok da iyi gitmiyor!

Bunu son günlerde zaten sıkça dile getiriyoruz…

Ortada imzalanan bazı anlaşmalar var, attığımız imzalara sadık olmuyoruz!

Sonuçta da bir takım sıkıntılar yaşanıyor ama bunlar dışarı yansımıyor…

Sonra da iki ülke arasında yaşanan sorunlar katlanarak artıyor!

Tuhaf ötesi bir durumdur bu…

Attığın imzaya sahip çıkmamak!

Konu sadece iki ülke arasındaki işbirliği protokollerine kapsamıyor…

Eğitim alanında da bazı anomaliler söz konusudur!

İşte onlardan bir tanesi de şöyle;

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na bağlı Atatürk Öğretmen Akademisi öğretim üyelerinden Doçent Dr. Hasan Özder…

Akademide Ölçme Değerlendirme Birim Başkanlığı görevini sürdürüyor.

20 Şubat 2019 tarihinde de YÖK onaylı Doçentlik belgesi var hem de 7 Prof. İmzalı kapı gibi bir belge bu!

Gelin görün ki Atatürk Öğretmen Akademisi YÖK’ün Doçentlik belgesini kabul etmiyor olsa gerek ki kendisine bu payenin verilmesi için AÖK’ün sınavlarında başarılı olmasını şart koşuyor…

Onun için de okulda Doçent olarak değil de Doçent Yardımcısı olarak kabul ediliyor!

Doçentlik payesini almak için de iki kez sınav yapılacak olması sanırız dünya akademik tarihinde bir ilk olacak…

Sayfada hem Özder’in YÖK onaylı Doçentlik belgesini hem de iki ülke arasında yapılan mutabakat belgesini yayınlıyoruz…

Bundan sonra da bazı sorulara cevap bekliyoruz!

Atatürk Öğretmen Akademisi, dolasıyla Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı YÖK kararlarını ve belgelerini tanımıyor mu?

Eğer tanımıyorsa o mutabakat belgesini altına imzalar niye atıldı?

Ya da konu tamamen siyasi mi?

Bir takım görüş farklılıkları insanların akademik kariyerleri ile oynamak gibi bir kötü niyetle mi bağdaşıyor?

Ya da o payeye Özder değil de yine siyasi nedenlerden dolayı başka bir isme mi söz verildi!

İki devletin hükümeti bir takım protokoller imzaladı ve bu protokollerin çoğu maddesi yerine getirilmedi…

Bari siyaset üstü bir mevzu olan akademik konularda bir takım ihmal ve art niyetli kararlar almayın!

Doğrusu çok merak ediyoruz;

YÖK gibi çok ama çok önemli bir kurum eğer kendinin onaylı Doçentlik belgesinin onay görmediğini öğrenirse başımıza ne çoraplar örülür hiç düşündünüz mü siz?

MESAJ KUTUSU

Sayın Serdar DENKTAŞ, DP’nin Cumartesi günü yapılacak olan kurultayında birinci sıradan Parti Meclisi adayı olarak girecek olmanız bazı partililer tarafından tepki ile karşılandı. Yasal olabilir ama çok da etik olmadı değil mi!

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, bakanlığınıza bağlı Atatürk Öğretmen Akademisi’nin YÖK’ün onayladığı doçentlik belgesini tanımaması kadar daha vahim bir şey olamaz. Umarız bu tarihi hatanın en kısa zamanda düzeltilmesi için gerekli talimatları verirsiniz!

Sayın Ali Erdal HACIMULLA, Kıb-Tek’e sağladığınız akaryakıtın tahlil sonuçlarının temiz çıkmasından sonra raporların açıklanmasını beklemekte olduğunuz ve sırada çok önemli açıklamalar yapacağınız konuşuluyor. Ortalık fena karışacak desenize…

Sayın Emine PİLLİ, 13 yıllık müşavirlik döneminden sonra Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürlüğüne atanmanız her ne kadar tartışma konusu olsa da artık bundan böyle kulaklarınızı tıkayıp icraatlara yönelmek gibi bir sorumluluğunuz var. Hayırlı uğurlu olsun…

Sayın Hasan TAÇOY, Teknecik Elektrik Santralı’na yakın bölgelerden zehir saçan dumanları engellemek için filtreleri ne zaman takacağınız yönünde mesajlarınız geliyor. Bakalım kimsenin başaramadığını siz başarabilecek misiniz?

Sayın Rauf DENKTAŞ, Cumartesi günü yapılacak olan DP kurultayında parti meclisi için blok listeler oluşturmanız partiyi epey karıştırdı diye duyduk. Bu arada geri dönecek olan küskünlerin de epey kafaları karıştı haberiniz olsun istedik!

Sayın Mustafa NAİMOĞLULARI, küçükbaş hayvancılara verilen gelir desteğinin bu sene verilmemesi nedeniyle tepkinizi ortaya koymak için Ersin Tatar’ın adaylık açıklamasını beklediğinizi duyduk. Bu kez çok farklı eylemler planlıyormuşsunuz doğrusu biz de çok merak ettik…

Sayın Enver HOCA, Girne ilçe başkanı olmamanız için parti içinde bazı güçlerin devreye girdiği hatta çeşitli müdahaleler yapıldığını biliyor muydunuz? Yıllarca verdiğiniz emekler boşa gitti diye üzülmemek elde olmasa gerek değil mi?

Sayın Kemal DEVECİ, bu sene zeytin hasadı rekor düzeyde olduğu için zeytinyağı dağıtmadığınız konu komşu kalmadı diye duyduk. Macaristan’dakilerin payını unutmamışsınızdır umarız…

Sayın Ejder ASLANBABA, uzunca bir süredir sesiniz soluğunuz çıkmazken DP’ye geri döneceğiniz yönünde çeşitli mesajlar gelmeye başladı. Bakılım siyasetteki yeni rol haritanızı nasıl belirleyeceksiniz?