Ayia Napa turist kaynıyor



Kuzey Kıbrıs turizmi Türkiye’deki her şey dahil anlayışının Ada’ya taşınmasının bedelini ödemeye başladı. Türkiye’deki turizmciler büyük otel yatırımları ile dolup taşan turistik beldelerin artık zengin turist çekemediğinden yakınıyor. Kuzey Kıbrıs’taki otel sahipleri de ancak alt gelir gruplarına paket satılabildiğinden ve karlılığın iyice düştüğünden… Avrupa’daki krizin de etkisiyle Kuzey Kıbrıs’a Avrupa’nın tatile çıkabilen en alt grupları gelebiliyor. Paket tur alan turist dışarıda çok para harcamadan otelinde kalıyor ve ülkeyi görmeden Ada’dan ayrılıyor.

Kuzey Kıbrıs turizmi Türkiye’de yapılan hatalardan ders çıkarabilirse, farklı bir turizm anlayışını yaşama geçirebilecek potansiyeli hala taşıyor. Ülkenin belirlenecek bölgelerinde Ayia Napa’daki gibi turizm kasabaları inşa ederek, düşük karlı her şey dahil anlayışından sıyrılmamız mümkün. Antalya’da otel üstüne otel açan yatırımcılar bugün zarar ettikleri otelleri satmak için çabalıyorsa, Türkiye turizmcileri artık Antalya’da otel yapımının durdurulması ve eğlence merkezlerine, restoranlara ağırlık verilmesi gerektiğini savunuyorsa, bu sinyaller bizim en kısa zamanda yeni bir anlayışla yola devam etmemiz gerekliliğine işaret ediyor.

El değmemiş Akdeniz-Yayla sahillerinde, Bafra’da, Karpaz’da, Kaplıca’da, İskele’de alt yapı sorunlarını çözerek yeni restoranlar, çevre koruma alanlarına zarar vermeden yeni eğlence yerleri inşa ederek hem genç turisti hem alt sınıfın üzeri turisti de Kuzey’e çekecek bir turizm planlaması yapılması gerekiyor.

Güney Kıbrıs’ta etrafında yeşilin korunduğu üç şeritli yollardan geçerek Ayia Napa gibi sadece turistlere ayrılmış turizm kasabalarına ulaşılırken, Kuzey Kıbrıs’ta gece aydınlatmalarının dahi problemli olduğu, etrafı ot bürümüş ana yollardan çok odalı, büyük otellere varılıyor. Gelen turist, otelin dışında hiçbir eğlence mekanı bulamadığı, farklı restoranlara gidebilme şansı kendisine tanınmadığı için otelde tatilini geçirip, para harcamadan ülkemize geldiği gibi gidiyor.

Restoranlarında ve barlarında 3 Euro’ya (7 TL) kokteyl içebildiğiniz Ayai Napa’da, denize nazır otellerin arkasındaki geniş bölge olduğu gibi restoranlara, barlara, eğlence mekanlarına ve alışveriş mağazalarına ayrılmış. Gündüz sahilde dinlenen turist, akşam otelinden çıkarak dünyanın neredeyse bütün mutfaklarını tadabileceği restoranlarda yemeğini yiyor ve geceye eğlence mekanlarında devam ediyor. Ayia Napa, genç turistleri erotizmi merkeze alan bir eğlence anlayışı sayesinde de kendisine çekmeyi başarıyor olabilir. Biz aynısını, bu biçimde yapmak zorunda değiliz. Ülkenin güzelliklerini gösterecek turlara zenginlik katılabilirse, otellerin dışında alanlar yaratarak turistin akşamları dışarıya çıkması sağlanabilirse, gelen turistin niteliği de doğru orantılı değişecek.

İzolasyonlar altında büyük mücadelelerle ülkeye getirilen turistleri kanalizasyon kokusuna teslim olmuş bir Girne Limanı’nına layık gören, altyapı hizmetlerini doğru dürüst veremeyen bir yönetim anlayışı ile turizmde varacağımız yer bu gidişle içler acısı olacak. Çözüm olursa, komşu ile tatlı rekabette ne kadar başarılı olabileceğimiz meselesine hiç girmeyelim…