Asıl sorunumuz sevgisizlik!

Herkes rahat olsun…

Ülkede bir Kıbrıslı-Türkiyeli kavgası filan yok!

Belki bir kutuplaşma olduğu doğrudur ama bu kesinlikle Türkiye kökenli ve Kıbrıs kökenliler arasında değil…

Kıbrıslı gibi düşünen Türkiyeliler var!

Türkiyeli gibi düşünen Kıbrıslılar da var…

Tamam belki belli odaklar olayı bu noktaya taşımak için gayret gösteriyor olabilir ama bunu tartışırken de dar çerçeveden değil daha geniş açıdan bakmak gerek!

Her iki kesimden de birileri tartışmayı tırmandırmak için elinden geleni yapıyor…

Kazananı olmayan bir kavga bu!

Kaybeden ise toplum olacak, bunu düşünen yok…

Yapılan karşılıklı atışmalardan cımbızla çekilen kelimeler propaganda malzemesi olduğu sürece tartışmalar da sağlıksız olacaktır!

Aslında bilim insanları şu anda Kıbrıs Türkünün ruh halini mercek altına almalı…

Ne oldu da bu toplum son yıllarda bu kadar agresif bu kadar mutsuz ve sevgisiz oldu!

Bize göre konu tamamen sevgisizlik…

Bütün değerlerimizi bir bir kaybediyoruz ve bunlardan en önemlisi de insan sevgisi!

Son yıllarda sosyal medya da devreye girince, sevgisizlik artık bir hastalık haline geldi…

Edepten yoksun açıklamalar!

Kişileri hedef göstermeler…

Ötekileştirmeler!

Kin ve nefret duyguları çığ gibi geliyor üstümüze…

Sevgi azaldıkça çatışma kültürü artıyor!

İnsanlığımızı kaybetmek üzereyiz ve gittiğimiz yolun ucunda ışık yok…

Sevgisizlik her şeyden üstün!

Bu tür krizlerde kimsenin elini kolunu bağlayıp sessiz kalması düşünülemez…

Akil insanlara en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir sürecin içinden geçiyoruz!

Toplum gerildikçe geriliyor, sonu olmayan kavga ve çatışma kültürü tavan yapıyor iyi de kim uzlaştıracak bu zıtlaşmayı, kutuplaşmayı?

Birileri mutlaka çıkmalı…

Çıkmak zorunda!

Ama Türkiyeli-Kıbrıslı kavgası için filan değil çünkü biz buna inanmıyoruz…

İnsanlara sevgi duygularını yeniden aşılayacak birileri kastımız!

İnsan odaklı çözümler gerek bize…

Savaşı körükleyen değil iç barışı yeniden kuracak, bilgi ve deneyimlerini bununu için kullanacak birileri!

Sağ, sol, arka, ön filan da değil…

İnsanlara bir kez daha sevmeyi öğreten, sevginin her şeyden öte bir şey olduğunu hatırlatacak birileri!

Bu işin çözümü sevgidir ama şunu da özellikle vurgulama ihtiyacı hissettim…

Fikirlere ve görüşlere saygı olmazsa bu iş uzar gider!

Kimse karşısındakini beynindeki insan yapamaz…

Yapmaya çalıştığımız anda da şu anki ortamlar kaçınılmaz olur!

Her şeyi yargılayabilirsiniz ama fikirler yargılanmaya gelince orada dikkatli olmak gerek…

Konuşabilmeli, medeni çerçeve içinde tartışabilmeli ve fikir özgürlüğünü kullanabilmeli ama bunları yaparken hakaret ve ötekileştirme ön plana geçmemeli!

Kıbrıs Türkünün birlik ve beraberlik içinde olması için başına kötü bir olay gelmesini mi bekliyoruz?

Hastanede nöbetçi ama kumarda!

Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde infial yaratan bir olay…

Ayrıca çalışanların büyük huzursuzluk duyduğu!

Şimdilik adı bizde gizli…

Atölye çalışanlarından bir zat!

Nöbetçi ve ek mesai alıyor ama…

Hastanede görevinin başında değil Lefkoşa’da bir kumarhanede!

Kendini görenleri ise tehdit ediyor…

Hastane yönetimine söylememeleri için!

Hastane yönetiminin bu olaydan habere var mı bilmiyoruz ama…

Şu andan itibaren olduğunu var sayıyoruz!

Nöbete kalıp bunun karşılığında devletten ek mesai alan bu çalışan hakkında soruşturma başlatılmasını bekliyoruz…

Bu hassasiyeti göstereceklerine de inanıyoruz!

Sadece Merak İşte?

Niye 12 yıl?

Kalkınma Bankası Müdürü Ercan İbrahimoğlu önceki gün yaptığı açıklamada hem hakkında yapılan iddiaları yanıtladı hem de manidar bir rakam verdi…

İbrahimoğlu Kalkınma Bankası’nın son 12 yılının denetlenmesi gerektiğini vurguladı!

Haliyle insanın aklına bir takım sorular geliyor…

İbrahimoğlu’nun bildiği ama kamuoyunun bilmediği bir şey mi var acaba?

Umarız bu açıklama dikkate alınır ve son 12 yıl enine boyuna mercek altına alınır…

Bakanlar niye aceleci?

Daha henüz tek bir icraat bile yapmadılar ama…

Belli ki bakan olarak televizyon kanallarında görünmek çok farklı şey olsa gerek!

Daha birkaç gün önce bakan olanlar nedense sırayla kanallara çıkıp boy gösteriyorlar…

Tamam çıksınlar ama gönül isterdi ki biraz icraat yapıp farklılıklarını ortaya koyduktan sonra halkın karşısına çıkıp vaat değil yaptıklarını anlatsalardı!

Nergis konusundaki açıklamalar?

Doğadaki nergis çiçeklerini koparmak ya da satmak yasak mı değil mi?

Vatandaş şimdi bunu tartışıyor…

Biyologlar nergisleri koparıp satmanın iki asgari ücret cezası olduğunu söylerken, bazı vatandaşlar da çocukların bu yola para kazındıklarını bunun önüne geçilmemesini savunuyorlar…

Ayrıca nergis koparmanın değil soğanlarına zarar vermenin yasak olmasını iddia ediyorlar!

Birileri çıksın bu konuda vatandaşı sağlıklı olarak bilgilendirsin lütfen…

Özel hastaneler denetleniyor mu?

Bu kez konu özel hastanelerin fiziki durumlarının denetlenmesi filan değil…

Buralarda çalışan hemşirelerin haklarının ne kadar sağlıklı olduğudur!

Bizde normalde çalışma saatleri haftada 40 saat olarak belirlenmiş…

Ama öyle hastaneler var ki hemşirelerini  60 saat çalıştırıyorlar ve verdikleri maaş ise asgari ücreti geçmiyor!

Tamamen emek düşmanlığı yani…

El insaf yahu!

MESAJ KUTUSU

Sayın Oya TALAT, ülkemizde son günlerde baş gösteren ayırımcılık krizi nedeniyle sorumluluk üstlenip bu konuda bir ekiple birlikte çeşitli çalışmalar yaparak uzlaştırıcı rol üstleneceğinizi memnuniyetle öğrendik. Birileri artık bu talihsiz gidişe dur demeliydi demek ki bu da size nasip olacak…

Sayın Zeki ÇELER, bazı özel hastanelerdeki hemşirelerin haftada 60 saat çalıştırılıp asgari ücret maaşa talim ettirildiklerini biliyor muydunuz? Bu konuda bir araştırma başlatıp emek düşmanlarını ortaya çıkarıp deşifre etmeniz bekleniyor! Bu arada mecliste kravat takmamanız da eleştirilmeye başlandı haberiniz olsun!

Sayın Mustafa AKINCI, ülke ciddi bir krizin içine sokulmaya çalışılıyor ve ötekileştirme kampanyaları konusunda ülkenin en tepesindeki makamın nasıl bir inisiyatif alacağı konusu merak ediliyor! Çarşı Pazar gezmeleri bunun için yeterli olabilir mi acaba?

Sayın Selin CANDEMİR, Haziran ayında yapılacak olan yerel seçimlerde Gönyeli’de UBP adayı olmanız için bazı partili çevrelerin harekete geçtiğini öğrendik. Yıllardan beridir belediye meclisi üyesi olan birisi için doğru bir karar olacağını düşünüyoruz, hayırlara vesile olsun…

Sayın Erdal ÖZCENK, UBP Mağusa belediye başkan adaylığınız siyasi kulislerde konuşulmaya başlandı. Bu konuda çok iddialı konuşanlar bile var ama artık son süzü siz söyleyeceksiniz elbette…

Sayın Tolga ATAKAN, yıllar önce alınan ve hala depoda tutulan milyonluk telefon santrallerinin akıbeti konusunda bir çalışmanız olacak mı? Bir kurcalayın bakalım bu cihazlar kimin döneminde hangi firmadan alınmış atılı vaziyette duruyorlar!

Sayın Ercan İBRAHİMOĞLU, siyaset bizde ne yazık ki işini adam gibi yapan bürokratları yerden yere vurmak için yaratılmış bir sistemdir! Rahat olun deriz çünkü karalama kampanyaları bir takım değerleri asla düşürmez!

Sayın Kemal DÜRÜST, millet artık arasında bahse bile girmeye başladı, yeni eğitim döneminde okulda görev alıp almayacağınız tartışılıyor! Bari kısa bir açıklama yapın ki milletin merakı sona ersin…

Sayın Sadık GARDİYANOĞLU, zamanı mı bilemeyiz ama yerel seçimlerde parti içinde ciddi bir kavga başladığını biliyor muydunuz? Lefkoşa’da aday sayısının şimdiden 4’e yükseldiği ve kıran kırana bir mücadele olacağı söyleniyor…

Sayın Başaran DÜZGÜN, Havadis’in 9’ncu kuruluş yıldönümünü kutlar başarılarla dolu nice yeni yaşlar temenni ederiz. Günlük 20 gazetenin yayında olduğu bir ülkede gazete yaşatmak çok da kolay olmasa gerek değil mi?

Sayın Mehmet HARMANCI, genel seçimler sonrası öyle bir açıklama yaptınız ki vatandaş çok kızdı ve karşınıza rakip olarak çıkma kararı aldı! Bakalım Çetin Sadeli yerel seçimlerde de bu başarısını gösterebilecek mi? Ya da acaba sırf inada mı bindirdi bu işi?

Sayın Tözün TUNALI, genel seçimler geride kaldıktan sonra yakın dostlarınız ağzınızı bıçak açmadığından şikayet ediyorlar. Dünyanın sonu değil ya, hem olmayacak her işte bir hayır vardır derler, pozitif düşünün deriz…

Sayın Bülent DİZDARLI, hastane telefonları günlerdir tamir edilmiyorsa ve ilgili birimler bu kadar duyarsız kalıyorsa iş yine sizin başınıza düşüyor demektir. En kısa zamanda telefon tamir kurslarına başlayıp bu işi kökünden çözmelisiniz…

Sayın Akın AKTUNÇ, Lefkoşa Belediyesi Başkanlığı için aday ayı olduğunuzu nihayet açıklayarak dostlarınızı epey memnun etmişsiniz. Bakalım parti büyükleri bu karar sonrasında nasıl bir görüş belirtecekler…

Sayın Güven BENGİHAN, KTAMS’ın başına geçmek için günleri değil saatleri bile saymaya başlamışsınız. Omzunuzdaki yük bir hayli ağır olacak şimdiden başarılar temenni ederiz. Kaptanın seyir defterini de yanınızda bulundurmayı sakın ihmal etmeyin olur mu?