Acizliğin daniskası!..

Adı üstünde kalkınma…

Yatırımcı için şimdiye kadar hep umut kapısı olan Kalkınma Bankası!

Görev ve yetkileri arasında iş insanlarına, esnafa, ticaretle uğraşanlara kredi vermek var…

Ekonominin güçlenmesi, ayakta kalması, yeni yatırımların önünü açması için kurulmuş!

Görev ve yetkileri arasında bunlar var…

Olmayan tek şey ise devlete borç vermek!

Nihayet bunu da gördük, gösterdiler bize…

Kalkınma Bankası devlete 1 Milyar TL kredi kararı alarak çeşitli şaibeleri de beraberinde getirdi…

Peki karar nasıl alındı?

Tamamen siyasi baskı ile!

Siyaset bu kurumların içinde olduğu sürece de kurumların hemen hepsi batmaya mahkumdur…

Başbakan dedi ya, hiçbir kurumu batırmadık diye!

Bu kafayla gidilirse bir çoğu batacak ve biz de timsah göz yaşlarımızı kullanacağız…

Bu para nerede kullanılacak?

Bütçe açığını kapatmak ve maaşları ödemek için…

Bunun da adına icraat diyecekler!

Sen onu benim külahıma anlat…

Deprem fonu da başka bir mesele…

6 Şubat depreminden sonra alınan doğru bir kararla fon oluşturuldu!

Destek vermeyen ya da karşı çıkan tek bir kişi bile çıkmadı…

Maaşlardan kesildi 1 Milyar TL gibi önemli bir toplandı!

Deprem riski bulunan başta okullar ve diğer binaların güçlendirilmesi için…

Dilimizde tüy bitti sürekli bu paranın akıbetini sorduk!

Yanıt vermek yerine kıvırmayı seçtiler…

Bugüne geldiğimizde acı gerçek ortaya çıktı!

2024 yılında fondaki paranın sadece yüzde 14’ü kullanılmış…

2025’de de sadece yüzde 29’i kullanılmış!

Geriye kalan nerede?

Emin olun ki kalanla da maaşlar ödenmiştir…

İlgili bakan diyor ki para yerinde duruyor!

Niye duruyor güzel arkadaşım?

O para okulların güçlendirilmesi için toplanmadı mı?

Deprem riski bulunan okulların daha yarısı bile güçlendirilmedi…

Bunun bir hesabını verin hele!

6 Şubat depreminde onlarca minik yavrumuz hayatını kaybetti, bundan bile dersimizi almadık mı?

Madem ki binalar güçlendirilmeyecekti o paraları niye topladınız?

Haliyle vatandaşı ahmak yerine koydunuz…

Hem de bunun bedelini bir gün ödeyeceğini bildiğiniz halde!

Bu ülke şimdiye çok ekonomik badirelerden geçti…

Ama hiç bu kadar aciz bir duruma düşmemişti!

Muhalefetin çok haklı söylemleri var…

Artık iflasın eşiğine kadar geldik!

Devlet erkanı ise çözümü sadece borçlanmakta arıyor…

Çaresizlik içinde kıvranıp duruyorlar!

Ankara da belli ki ne haliniz varsa görün pozisyonunda, bıktı, usandı, bezdi…

Ha keşke çok daha önceleri bu pozisyonu alsaydı!

Şimdiye kadar verdi, verdi de ne oldu?

Koskoca bir hiç…

Artık dilencilik rolünü yutmuyor!

Kendi düşen ağlamaz deyip olacakları bekliyor…

Olacağı da zaten belli!

Birkaç ay sonra maaşlar ödenemeyecek dünyaya rezil rüsva olacağız…

Hele de komşu katıla katıla gülecek!

Acizliğin bedeli çok ama çok ağır olacak…

Dün turizm konusundaki endişelerimizi dile getirmiştik…

Zira yaz sezonunda rezervasyonlar hızlı bir şekilde iptal ediliyor, işten durdurmalar gündemde!

İlgili bakanlık nihayet turizm sektörü temsilcileri ile dün bir görüşme yaptı…

3 konuda destek planları yapıyor;

Personel maaşlarında destek…

Elektrik indirimi!

Uçak bileti fiyatlarının düşürülmesi…

Çok geç alınmış bir karar!

Uyanın da balığa gidelim arkadaşlar…

MESAJ KUTUSU

Sayın Fikri ATAOĞLU, bakanlığınızda geçici işçi statüsünde bulunan bir arkadaşı Çevre ve Koruma Dairesi’ne birim sorumlusu olarak atamanız yasalarla çok da bağdaşmayan bir durum. Umarız ileride başınız ağrımasın diye yanlış karardan erken dönersiniz…

Sayın Ünal ÜSTEL, Türkiye’de Kurban Bayramı tatili 9 gün olunca haliyle şimdi bizim kamu çalışanlarının beklentisi de beraberinde geldi. Erken karar verirseniz iyi olacak zira çoğu yurt dışına çıkmak için bayram tatilinin uzamasını bekliyor…

Sayın Cem HİÇYILMAZ, G.Mağusa Mahkemesi Mukayyidi olarak dava tebliğlerinde gözle görülür bir gecikme yaşandığı yönünde şikayet mesajlarınız gelmeye başladı. Umarız bu kararlar alınırken dost ahbap ilişkileri ön planda tutulmuyordur, daha fazla hassasiyet göstermeniz bekleniyor…

Sayın Emine ZİBA, Eski Eserler Dairesi Müdürlük görevinden alınmanız konusunda karar alındı ve Cumhurbaşkanlığının önüne gönderildi. Bu arada makama başka bir partili kadının atanması bekleniyor, şimdiden haberiniz olsun istedik…

Sayın Serdinç MAYPA, hala bakanlık görevinde bulunan biri hakkında rüşvet iması yapan suçlamanız özellikle de siyaseti bir hayli karıştıracak gibi görülüyor. Varsa böyle bir şey çok da gecikmeden deşifre etmeniz büyük bir amme hizmeti olarak tarihe geçecektir…

Sayın Dursun OĞUZ, hem parti içinde hem de dışarıda UBP’nin gelecekteki ismi olarak konuşulduğunu biliyor muydunuz? Deniz aşırında birtakım projeler üretildiğini duyduk bayram sonrası sürpriz gelişmelere hazırlıklı olun…

Sayın Turgut ALAS, Halkın Partisi genel sekreteri olarak genel başkanla son dönemde fikir uyuşmazlığı yaşadığınız yönünde mesajlarınız gelmeye başladı. Umarız bir yol kazası yaşamazsınız zira partinizin hızlı yükselişi artarak devam ediyor…

Sayın Dimağ ÇAGINER, dün öğlen saatlerinde Turizm Bakanlığı üst düzey yetkilileri ile krizin dibinde bulunan otellerin durumunu değerlendirip bir takım önemli kararlar ürettiğinizi duyduk, umarız kararlar gecikmeden uygulamaya girer ve en azından sektöre pansuman olur…

Sayın Birgül KOFALI, bölgenin tanınmış simalarından yardımsever bir şahsiyet olarak Güzelyurt’a çağdaş bir fizik tedavi merkezi kazandırmak için belediye ile işbirliğiprotokolü imzaladığınızı duyduk, hayırlı olsun. Bu arada kulislerde aktif siyasete de girme zamanınızın geldiği konuşulmaya başladı, erkek egemenliğine son vermek için önemli…

Sayın Hasan ESENDAĞLI, medya mensuplarına hapis cezasını öngören yasayı tamamen siz ve ekibiniz hazırladığı için çanak da sizin başınızda kırılmak üzere. Umarız gecikmeden gönüllerini alırsınız zira çoğu kara kaplı deftere yazmış durumda…