Niye endişe etmeyelim…

Çok değil iki hafta önce…

CIA’nın Ercan incelemesi gazetelere manşet olmuştu!

Tepkiler gelince Bakan Arıklı açıklama yapmak zorunda kaldı…

Bunlar rutin ziyaretlermiş!

Daha önceki yıllarda da olmuş falan filan…

Geçmiş yıllarda böyle bir şey olduğunu biz hiç duymadık!

Sonuçta gerçek ortaya çıktı…

Olası bir İran-ABD savaşında güneydeki ABD vatandaşların tahliyesi için yapılmış bu inceleme!

Çelişki o ki şimdi ABD’li yetkililer kendi vatandaşlarına uyarı yapıyor;

Ercan’dan çıkarlarsa geri dönüşte sıkıntı yaşayabilirlermiş…

Bu savaş ortamında dahi bizim ülkeyi yerden yere vuruyorlar!

Biz de buna sessiz kalıyoruz…

Malum koro hep bir ağızdan açıklama yapıyor…

Endişe duymaya gerek yokmuş!

Hatta Bakan Hakan Fidan savaşın Kıbrıs’ sıçramasını çok zayıf ihtimal olduğunu iddia ediyor…

Sonra da bizim devlet erkanı sıraya giriyor!

Güvenliğimiz konusunda sıkıntı yok…

Tüm tedbirler de alınmış!

Bunlar söylenirken İngiltere Kıbrıs’taki üslerini ABD uçaklarına açtığını söylüyor…

Neymiş efendim sadece savunma amaçlı!

Yunanistan ansızın karar alıp Kıbrıs’a savaş gemisi ve uçağı gönderiyor…

Ardından da Fransa çıkıyor ortaya!

Tüm bunlara rağmen Kıbrıs güvenli ülke öyle mi?

Son denemde hayli eleştiri alan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu savaşın ilk günlerinde ne demişi?

Zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmayalım diye fetva verdi…

Bu açıklamayı belki de kimse dikkate almadı ve üzerinde durmadı ama demek ki Ertuğruloğlu boşuna konuşmamış!

Bir bildiği varmış…

Tüm bunlara rağmen bir büyük gelişme de dün yaşandı;

İran füzeleri Türkiye semalarında imha edildi…

Güya İran’ın Türkiye ile bir meselesi yokmuş!

Sen yerleşim yerine çok yakın mesafeye füze gönder sonra gel de bunu izah et…

Hoş izah bile etme nezaketinde bulunmadılar!

Kendi adımıza konuşacak olursak biz endişeliyiz…

Hem de fazlasıyla endişeli!

Dışarıda nabız yokluyoruz;

Sohbetlerin konusu artık tamamen değişti…

Millet siyaseti değil savaşı konuşuyor!

Ya başımıza bomba düşerse ne yapacağız soruları ardı ardına geliyor…

Gelecekse de gelecek!

Adı üstünde savaş bu…

Hele de İran’ın bundan böyle ne yapacağı artık kestirilemez!

Türkiye ile ittifak içinde olan bir ülke eğer oraya da füze göndermeye başladıysa Kıbrıs hiç umurunda olmaz…

Can havli diye bir şey olduğunu hiç unutmamak gerek!

İnsanların gözü kararmasın bir kere…

Buradan kimseyi korkutmak gibi bir merakımız yok…

Zaten haddimiz de değil!

Savaş yanlısı hiç değiliz bizim karakterimize ters düşer…

Kızgınlığımız kimse endişe etmesin diyen devlet erkanınadır!

Konuşuyorlar belki kendilerince günü kurtarıyorlar ama somut tek bir açıklama yok…

Belli ki durumun ciddiyetini bile anlamamışlar!

Boşa konuşuyorlar…

Halk niye korkmasın, nasıl güven içinde rahat yaşasın ortada detay filan yok!

Biz tam aksi düşünüyoruz…

Korkalım, tedirgin olalım ama bir yerlere de güvenelim!

Sonuçta da gerekli önlemler alınsın ve bir devletimiz olduğu gerçeğini de bize göstersinler…

Son olarak sığınak tartışması…

Açıklansın ya da açıklanmasın diye ayı partiden üst düzey yetkililer birbirine düştü!

Sığ tartışmalardır bunlar…

Asıl tartışılması ve sorgulanması gereken sığınak fonudur!

Yıllar önce sığınak fonu için inşaatlardan yüzde 1 kesinti yapılırken bazı aklı evveller bunu binde bire düşürmüş ve fondaki para Maliye’ye devredilmiştir…

Sahi o para şimdi nerede?

Ya da var mı?

MESAJ KUTUSU

Sayın İlgen BAĞCIER, Başbakanlık özel kalem müdürlüğü gibi büyük sorumluluk isteyen göreviniz devam ederken Spor Dairesi’ndeki tüm yetkilerin de size verildiğini öğrendik hayırlı uğurlu olmasını temenni ederiz. Karar çevrenizde memnuniyetle karşılandı bundan böyle Allah utandırmasın artık…

Sayın Gürsel UZUN, Yenikent’te bir sokak aydınlatması mesajımızdan sonra çok kısa bir sürede talimat vererek sorunu çözmenizden dolayı bölgeden yoğun teşekkür mesajlarınız geliyor. Hassasiyetinizden dolayı tebrik eder başarılı çalışmalarınızın devamını dileriz…

Sayın Fevzi TANPINAR, Tam Parti ile uzun süren dirsek temasından sonra parti içi karışıklıklar nedeniyle Halkın Partisi ile el sıkışıp rozet takmanız siyasi kulislerde çok uzun süre konuşulacağa benziyor. Kudret hoca epey mutlu oldu zira partiye büyük katkılar yapacağınıza inanıyor…

Sayın Serdar DENKTAŞ, parti üst düzey yönetiminden iki kişi eğer bir görüş konusunda ayrı düşüyor ve bunun tartışması kamuoyunda yapılıyorsa burada büyük bir sıkıntı var demektir. İfade ve düşünce özgürlüğüne bir diyeceğimiz yok ama aynı partiden çatlak sesler çıkması da görüntüyü bozuyor…

Sayın Ziya ÖZTÜRKLER, bu sıralar en fazla mesajı gelen siyasiler içinde başı çekmeye başladınız. Polis soruşturması haberlere yoğunluğu artırdı ayrıntılı kamuoyunu aydınlatıcı bir açıklama da şart oldu sanki değil mi? Sessiz kalmanız yanlış algılara neden olabilir…

Sayın Hakan DİNÇYÜREK, sağlık sektöründen bazı önde gelenler özel hastane ve tüp bebek merkezlerinin en son ne zaman denetlendiği yönünde bir takım sorular yöneltmeye başladılar, hani derler ya ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye, umarız dikkate alırsınız…

Sayın Katip DEMİR, yeni kira artışını fahiş bulduklarını söyleyen karavancılar konuyu yargıya taşıma kararı almışlar dile duyduk. Böyle bir artışın umarız mantıklı bir açıklaması da olacaktır değil mi?

Sayın Hakan GÜNDÜZ, yakın dostlarınız zeytin konusunda ne kadar memnun görünseler de şimdi de köy hellimi konusunu masaya taşıdılar. Bu kadarına da pes doğrusu değil mi, bu arada hellimler ellerine ulaşınca onlar da söz verdiler teşekkür edeceklermiş. Yüzsüzlüğün de bu kadarı yani!