6’dan 60’a göç
Piyasada yaprağın kımıldamadığı şubat ayı küçük esnaf kadar kredi borcu olan büyük işletmeleri de zora sokmuş görünüyor. Her sene şubatta aynı şey yaşanır gerçi; turizm sezonu henüz açılmamışken şubat tatili için ülkelerine dönen öğrencilerin yokluğu pazarı daraltır. Bu şubat gelmeyen turiste ve giden öğrenciye bir de UBP Kurultayı 2’inci turu binince, en büyük beklenti şubat ayından hayırlısı ile kurtulabilmek oldu.
Lefkoşa’da 7/24 açık tek marketin sahibesi de şubat ayından dertli. Gönyeli’deki Nes&Ar marketin sahibesi Reyhan Özmen, gündüzleri eşine bıraktığı marketin nöbetini geceleri eşinden devralıyor. Günde 2-3 saat uykuyla yaşayan Reyhan Hanım gece çalışmaktan memnun. Doğma büyüme Gönyelili. Ailesi 2 sene öncesine dek Ballı Restoran’ın sahibiymiş. Kardeşi satmak zorunda kalmış restoranı. Gündüz evde ev işleri ve yemek yapan Reyhan Özmen, akşam 20:00’den sabaha dek markette çalışıyor. Üniversite öğrencilerinin biricik ‘anne’si aynı zamanda. Geceleri marketine gide gele sohbeti ilerlettik Reyhan Hanım’la. ‘Öğrenciler tatile gidince markette geceleri geçmek bilmiyor. Çok sıkılıyorum bazen. Onlara çok alışmışım’ deyiveriyor.
‘Geceleri açma iznimiz olmasa ve öğrenciler ülkemize gelmese çoktan kapatmıştık. Öğrenciler gidince para kazanamıyoruz. Hayat zor, hem de çok zor artık’ demekten kendisini alamıyor. Böyle giderse 2 sene sonra ülkeden göç etmeyi planladıklarını söyleyince, ‘Durun, bu sefer çözüm olabilir. Bir 3 sene daha dayanın’ diyorum. Klasik cevabı üstelemeden veriveriyor, hem de derhal: ’40 senedir çözümü bekliyoruz. Olacağına artık inanmam!’
Bir oğlu, bir kızı ve tam 7 köpeği var Reyhan Hanım’ın. Yaşı 60 civarında. İnsan sevgisi ile dolu, güleç yüzlü, tonton Reyhan ablam piyasadan da en az çözüm kadar ümitsiz. 2 sene daha tahammül etsin, eşi ile birlikte terk etsin doğduyu ülkeyi; tek umudu bu! İnsanların temel beklentisi başka ülkelerde iyi bir hayat kurmaksa, kendi ülkelerinden bezmişlerse ve memleketlerini terk etmekten üzüntü duymuyorlarsa, onlar için hayat gerçekten de çok zordur. Reyhan Özmen’i gecenin bir vakti, 2 sene sonrası için yaptığı plandan vazgeçirmeye çalışıyorum. Artık ben kendimi iyi hissedeyim diye mi bilmem, ‘eşimle bir konuşayım bakayım’ diyor… Bana kendi elleriyle yaptığı ıspanaklı börekten bir dilim uzatıyor. İlle de yanında ayran da ikram edecek…
Geceleri marketinde çalışacak denli güçlü bir kadını, üstelik bu tercihini eşine kabul ettirebilmiş bir kadını 60 yaşında ülkesinden ayrılmayı düşündürten koşulları değiştiremediğimiz sürece genci yaşlısı ile göçü önleyemeyeceğiz. Ülke ekonomisi öyle bir uçuyor ki, kasırgasına insanları da katıp başka diyarlara fırlatıyor… Oldukça istikrarsız bir ekonomiden ve son derece istikrarlı bir göçten söz edebiliriz bu durumda: Gençler, çocuklu aileler Kıbrıs’ta kendilerine gelecek görmüyor, orta yaşlılar ise emekliliklerini geçirmek için dahi huzurlu bulmuyorlar memleketlerini. Yazık…