4 ELEMENT


ATEŞ
Yılın 12 ay’ı güneşli maşallah.
Güneşin olmadığı zamanlarda da hava aydınlık.
Yani tam da güneş enerjisi için bulunmaz fırsat.
Aydınlık olsun yeter.
Böylelikle enerji üretilebilinir, kullanmayı bir kenara bırakın, satılıp para da kazanılabilinir.
Bunu yapmak isteyen yatırımcılarda kolaylıkla bulunabilinir.
Vatandaş ucuz enerji kullanır,
Devlette boşuna akaryakıt parası ödemez.

HAVA
Ada ülkesiyiz ya,
Rüzgarında maşallahı var.
İhtiyacımız olan enerji yıllık yaklaşık 400 MW,
Rüzgarı kullansak elde edeceğimiz enerji 500 MW.
Yanı tamamı.
Hatta 100’nü de satar mısınız hediye mi edersiniz sizin bileceğiniz iş.
Hani sadece doğanın bize hediye ettiklerini kullansak,
Enerji hattı açacağız ama, ya haberimiz yok, ya da işimize gelmiyor.
Veya birilerinin çıkarlarına ters düşüyor.
Geçen her dakika aleyhimize işliyor ama kimin umrunda.

SU
Su geliyor, güzel.
Hem içeceğiz, hem tarımda kullanacağız, hem de satacağız..
Bu da güzel.
Ee, elimizde olanı ne yapacağız?
Yeşilırmak’ta denize akan suyu bırakacak mıyız akmaya devam etsin.
Gölleri kendi kaderine mi terk edeceğiz?
Arıtma?
Gerek yok değil mi, kendi kendilerine bir yerlere akarlar.
Doğa, burada da cömert davranıyor.
Ama sanki biz yine ona karşı haksızlık yapıyoruz.
Umarım bir gün kaynakların kesilebileceğini de göz ardı etmiyoruzdur.

TAHTA
Topraklarda durum ne?
Toprak anaya gözümüz gibi bakıyor muyuz?
Bize ekmek veren, karnımızı doyuran,
Toprak verip barınmamızı sağlayan,
Ağaç verip gölgesinden faydalanmamız gereken toprağa sahip çıkıyor muyuz?
Bal gibi çıkmıyoruz.
Ama beklemeye de devam ediyoruz.
Kendine sahip çıkmanın, toprağa sahip çıkmaktan geldiğini göremiyoruz bile.
Doğa ananın verdiklerini kullanamıyor, ama sürekli istiyoruz.
Hem de utanmadan, sıkılmadan..
Ben topraktan bahsettim, Tahta yazdım.
Bana element uydurtmayın uleynnn… (  )
İyi hafta sonları…
Not: 4 element’e dikkat.