Bu yazıyı aslında üç ve dört gün önce yazmak istemiştim ancak takip etmişseniz maaş krizi ile ilgili KKTC'de yaşananlar benim duygularımı zaman geçmeden açıklama düşüncesi ile gördüğüm ve gerçek anlamda bende etki bırakan bir olayı bugün yazma fırsat buldum.Tabi bu arada benim 29/06/2013 tarihinde yayınlamış olduğum ''şimdi maaşlar ödenmedi hesabını verin'' başlıklı yazımı sosyal medyada büyük ilgili gördüğünü sürekli paylaşıldığını güzel ve olumlu yorumlar yapıldığını duydum,aslında mutlu olmama gerekirken ben üzüldüm,belirtmek isterim ki ben gazeteci değilim sadece hissettiklerimi ve düşüncelerimi söylemekten korkmadığım için bu köşede cesurca gerçekleri siz okuyucular paylaşabiliyorum.Yazılarımı paylaşmaya başladıktan sonra yapılan yorumları görerek aslında KKTC insanının ne kadar konuşmaktan korktuğunu gördüm ve bundan dolayı üzüldüm,halkın düşüncelerini açıklamaktan korkması gerçekler ile yüzleşmekten uzaklaşmasına yol açar.

Şimdi konumuzun başlığına gelecek olursak hafta sonu İstanbul'da bulunduğum sırada bir alışveriş merkezinde bulunan restoranlarda ''hareket kabiliyeti kısıtlanmış '' insanların çalıştığını gördüm ve inanın tüm samimi duygularımla söylüyorum gözlerim dolarak duygulandım ve o insanlara ekmek kazanma imkanı sağlayan işletmelere ,içimden çok büyük Teşekkür ettim.İnanın işletmede çalışan insanları gördüğüm zaman bunun nasıl olduğuna dair İnternet ortamında bir araştırma yaptım ve gerçekten Türkiye Cumhuriyet yasalarından bu tür istihdam yapan işletmelere belirli imtiyazlar tanındığını tespit ettim,evet vatandaşına devletin saygı duyması ve değer vermesi bu olsa gerek yoksa sembolik olarak derneklere para bağışı yapmak değildir sosyal sorumluluk,sosyal sorumluluk bu tür kısıtlanmış insanlara,insan gibi yaşama hakkı tanınması ile olur, yoksa yirmi kişi toplu halde toplanarak ve basına reklam kokan koskocaman bir çek ile ülkenin en büyük bankalarından biri tarafından 1000 TL (yanlış okumadınız), kanserler derneğine 1000 TL bağışlayarak olmaz........

Şimdi önümüzde bir seçim var, gerçekten adayları TV'den takip ediyorum çocuklar gibi herkes doğum tarih ve doğduğu yerden başlayarak kendini tanıtıyor,önceden kendisini '' aman'' yanlış konuşmayım diye kağıda not aldığı düşüncelerini aktararak anlatmaya başlıyor....özür dilerim ancak tam bir komedi halkın sizin yaşınız yada doğduğunuz yer hiç umurunda değildir,beyler seçilmeniz durumunda mecliste yasalar ile ilgili yapacağınız projeler için bilgi verin, halkın daha iyi ve daha insanca yaşaması için neler tespit ettiğiniz yasal düzenlemelerin neler olduğu konusunda bilgi verin....
Ben hiçbir adaydan örneğin ''hareket kabiliyeti kısıtlanmış'' insanlar için neler yapacağına dair herhangi bir proje duymadım,siyasilerin ilk görevi insanımıza insanca yaşayabileceği imkanların sağlanmasıdır, çünkü unutulmamalıdır ki herkes bir gün bu ''hareket kabiliyetini kendi iradesi dışında kısıtlanabilir.''
Ne kadar önemli bir adım olurdu bu tür kısıtlamaları olan insanları istihdam edecek özel sektör şirketlerinin bu insanları istihdam edilebilmesi için teşvik edici düzenlemeler yapılsa ve bu tür insanlara değer verildiğini ve devlet tarafından düşünüldüklerini hissetmeleri sağlansa ... işte devlet yönetiminde değişim vizyonu bu yola başlar ve insanımızın devlete güvenmesi sağlanır. (ben insanlara ÖZÜRLÜ demekten utanıyorum, bu yüzden bu kelime yerine ''HAREKET KABİLİYETİ KISITLANMIŞ'' demek daha doğru geliyor sizce bu şekilde hitap etmek daha doğru değil mi ?)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40