Hükümetlerin, tüm vatandaşlara iş ve aş sağlaması, en öncelikli görev ve yükümlülüklerinden biridir.
Fakat tüm işsizlerin devlet kadrolarında istihdam edilmesi, en kolay yol olmakla beraber, sürdürülebilir ve mantıklı bir seçenek değildir.Aksine, ülkenin ve halkın da zararınadır.

Bu nedenle ülkemizde işsizliğin önlenmesi ve herkese iş ve aş sağlanabilmesi için, hükümet, tüm çağdaş ülkelerde yapıldığı gibi, yatırımların artırılmasını sağlamalı. Bunun için de, doğru ve akılcı programlarla,iç ve dış yatırımcıları teşvik edici ve özendirici önlemler almalı.
Ayrıca, memur atanmasında, yürürlükteki mevzuata uyulmalı ve ülkedeki tüm iş bekleyenlere, eşit müracaat etme ve işe girme hakkı tanınmalı.
Yoksa, binlerce kişi, işe girmek için münhal ilan edilmesini beklerken, geçici adı altında yüzlerce kişinin, partizanca istihdam edilmesi, kabul edilemeyen bir davranıştır.

Zaten ne Anayasa, ne de yürürlükteki yasalar, hükümete el altından, yandaşları istihdam etme yetkisi vermiyor.Böyle memur alımı da, usulsüz ve Yasalar ile Anayasaya aykırıdır.Yargıya gidilmesi durumunda da, herhalde atananlar işten çıkarılacak.
Ayrıca, devlet kuruluşlarına ihtiyacın üzerinde atama yapılması, hem devlet işlerinin yürütülmesini kolaylaştırmaz, aksine verimliliğin düşmesine ,hem de devletin batırılmasına sebep olur.

Yakın geçmişte KTHY’na en son da,Lefkoşa Belediyesine yapılan hesapsızca, partizanca,aşırı, istihdamların, her iki kuruluşun da batmasına yol açtığının görüldüğü bir dönemde,ayni yanlışın hükümet tarafından da tekrarlanması, mantıklı ve sorumlu bir tutum olamaz.
Böyle sorumsuzca memur atanması nedeniyle, politik iktidar, aynen KTHY ve Belediye gibi, devleti de iflas ettirecek.
Hele, hükümetin sırf delegelerin desteğini kazanmak amacı ile, devlet kadrolarını oy avcılığında pazarlık aracı olarak kullanması ve mali yetersizlik yüzünden yıkılmakta olan Vakıf evlerini tamir edemeyecek durumda olan Vakıflar idaresine, ihtiyaç olmasına rağmen, yeni memur alması,büyük bir hatadır.
Üstelik bu hatalı uygulama, anayasanın eşitlik ilkesine de aykırı olup, iş bekleyenlere karşı yapılan çok büyük bir haksızlıktır.
Maalesef,KKTC’de şimdiye kadar iktidara gelen tüm siyasi partiler, halka hizmet etme görev ve sorumluluğu altına girdilerini hiç dikkate alarak hareket etmiyor. Aksine devlet olanaklarını kullanma yetkisini ele geçirdiklerini düşünerek hareket ediyor.

Bu hatalı yönetim anlayışı nedeniyle de,her iktidara gelen,devletin sırtından, oy kazanmağa çalışıyor.Bu amaçla da devlet kadroları şişiriliyor ve olanaklar,partizanca yandaşlar ile oy getirecek kişilere peşkeş çekilerek, boşuna yok ediliyor.

Sonuçta aşırı ve gereksiz istihdamlar nedeniyle, devlet bütçesinin tümü sadece memurların ödenmesinde harcanıyor. Ülkenin kalkındırılması için harcanacak tahsisat kalmıyor.Diğer ekonomik sektörlere, adeta üvey evlat muamelesi yapılıyor.

Ülkemizde artık, bu şark tipi yönetim anlayışı terk edilmesi,siyasetin temizlenmesi,her şeyin yasalara uygun yapılması, kayırmacılığın, partizanca uygulamaların kaldırılması ve devlet olanaklarının oy avcılığı ile kişisel çıkar sağlamada kullanılmasına son verilmesi için, hükümetin bu son keyfi işe alma uygulamasına, halkımızın en şiddetli bir şekilde tepki göstermesi gerekir.

Görevde bulunmamasına rağmen, eski Cumhurbaşkanının bile, son istihdamlara karşı çıktığı gibi, Sayın Cumhurbaşkanı da, devletin göz göre göre batırılmasına seyirci kalmamalı ve ülke için zararlı olan böyle uygulamalara izin vermemeli.

Özellikle devlet çalışanlarının örgütlü olduğu Sendikaların, bu keyfi ve yanlış atamalara, en şiddetli bir şekilde karşı çıkması gerekir.Çünkü gereksiz ve usulsüz işe almalar, tüm diğer memurların ve emeklilerin ödenmesini de tehlikeye sokacak.

Ayrıca bu son usulsüz istihdamlar, son hazırlanan ekonomik programa da ters düşüyor.Çünkü, bu programda devlette istihdamların sınırlandırılması ön görülür.
Böyle uygulamaların tekrarlanmaması için,tüm halkımızın zararına olan, Anayasaya ile yürürlükteki yasalara aykırı, keyfi, kayırmacı, partizanca atamaları yapan hükümet hakkında, yargıda dava açılmalı.
Muhalefetteki tüm siyasi partiler de, bu hatalı uygulamayı, göstermelik basın açıklamaları ile geçiştirmemeli.Yapılan bu haksız, usulsüz ve yasalara aykırı uygulamanın geri alınması için, hükümet aleyhinde meclis soruşturması açılmalı.Hatta ibret için,suçluların yüce divanda yargılanması için, girişimde bulunulmalı.
Zaten konunun Meclise taşınması halinde,iktidar partisindeki millet vekillerinin bile hükümet aleyhinde oy kullanacağı görülüyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40