CHP'nin Taksim Meydanı'nda düzenlediği 'Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi'ne yüzbinlerce vatandaş katıldı. Erken saatlerden itibaren meydana dört bir taraftan katılım gerçekleşti. Bölgede herhangi bir aksaklık yaşanmaması adına polis ekipleri yoğun güvenlik önlemleri aldı ve Taksim Meydanı öğle saatlerinde araç trafiğine kapatıldı. Ellerinde Türk bayrağı ve Atatürk posteri bulunan vatandaşlar darbe karşıtı slogan attı. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu 18.20 sıralarında Taksim Meydanı'na geldi ve burada saygı duruşu gerçekleştirildi ardından da İstiklal Marşı okundu. Kılıçdaroğlu düzenlenen miting kapsamında konuşma yaptı.

Açıklamasına, ‘Gün direnme günüdür, hepimiz bir tarih yazdık’ diyerek başlayan Kılıçdaroğlu, “Gün direnme günüdür, bugün Taksim’deyiz. Hepinizin tarih yazdığı gündür bugün. Biz Taksim’e neden geldik? Hedefimiz ne? Tüm bunlara yanıt vermek için 10 maddelik Taksim Manifestosu hazırladım” diyerek 10 maddelik manifestoyu okumaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun manifesto maddelerinin okunmasının ardından, alana gelen yüzbinlerce kişinin huzuruna sundu. Kılıçdaroğlu, vatandaşlara, ‘kabul ediyorsanız ellerinizi’ kaldırın diyerek oylama yaptı.



24 Temmuz 2016 Taksim Bildirisi
1- 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış ama bombalar altında parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını, varsa iç ve dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.
2- Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye’de tartışmasız ortak payda oluşmuştur. Siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine katkı vermek zorundadır.
3- Her türlü darbeye ve parlamenter sistemin üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak, demokrasiden yana olanların, bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe ne dikta yaşasın tam demokrasi demeliyiz.
4- Darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.
5- Demokrasimizin teminatı olan demokratik laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır.
6- Bu darbe girişimi Anayasa’da Yasama Yürütme ve Yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokraside denge ve denetlem işlerinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
7- Balyoz, Ergenekon ve casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.
8- Bu darbe girişimini devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini ortaya koymuştur. Siyasal yandaşlık, cemaatçilik değil bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Devletin yeniden inşaası zorunludur.
9- İnancı kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları bu ülkenin caddelerinde sokaklarında meydanlarında parklarında özgürce gezebilmelidir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3’ncü sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları üçüncü sınıf demokrasiye değil özgürlükçü demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan alınmalıdır.
10- Devlet, kinle öfkeyle ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde yargılanmalıdır. Devletin vakarı bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, tehdit devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.


Editör: TE Bilisim