Önceki gün Haber Türk Kanalında eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek çok iddialı bir söz söyledi ve dedi ki “Bana yetki versinler. Bütün Türk Cumhuriyetlerine KKTC’yi tanıtayım”

Doğru söylüyor Sayın Bakan. Hatta ben bir adım daha ileri giderek KKTC’nin istemesi halinde Türkiye destek versin veya vermesin KKTC’yi tanıtabileceğimize inanıyorum.

Türkiye’nin istemesi halinde KKTC’yi ilk etapta 20-25 ülkenin tanıması işten bile değildir.

“İyi de Türkiye KKTC’yi niye tanıtmıyor” derseniz; bunun cevabı çok ayır ve uzun bir makale konusu..

Orta Asya’yı avucunun içi gibi bilen birisi olarak bana, “Türkiye’nin bir Orta Asya politikası var mı?” diye sorsanız, bu soruya cevap vermekte cidden güçlük çekerim herhalde.

AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren Türkiye’nin Orta Asya politikasında ciddi kırılmalar yaşandı.

Bizim gibi Ahmet Davutoğlu’nun “Stratejik Derinlik” kitabını başucu kitabı yapmış birisinin, Türkiye’nin Orta Asya’yı bu kadar ihmal etmesinin sebebini anlaması oldukça zor bir olay.

Türkiye, dış politikasını Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Stratejik Derinlik” kitabına uygun olarak tanzim etse idi, bugün hem Orta Asya’da ki soydaşlarımızın hem de bizim kaderimiz değişirdi herhalde.

Ama olmuyor. Teoride anlatılan pek çok şeyi pratik hayata uygulamak mümkün olmuyor.

Türkiye, başta Azerbaycan olmak üzere Türk Cumhuriyetlerinde büyük oranda kan kaybetmeye devam ediyor..

Amerika’nın baskısı ile başlatılan ve fakat kamuoyundan gelen tepkiler yüzünden yarım bırakılan o kahrolası “Ermeni Açılımı” politikası, Azerbaycan’la ilişkilerimizi felç etti. Azerbaycan sokaklarında artık Türk bayrağı görmeniz mümkün değil. “Bir Millet İki Devlet” sloganı artık hatıralarda yaşıyor.

En yakın ilişkide olduğumuz Azerbaycan’ı bu şekilde kaybettikten sonra, Türkiye’nin çağın büyük diktatörlerinden İslam Kerimov’un Özbekistan’ı ile bırakın yakın ilişkiyi, diplomatik temas kurması mümkün olabilir miydi sizce. Olmadı tabii.

Özbekistan’ı Rusya’nın peyki haline getiren ve Türkiye ile ilişkilerini son derece düşük seviyede tutan Kerimov, eminim ki başından beri Türkiye yanlısı politika izleyen Azerbaycan yönetimine kıs kıs gülüyordur. .

Türkmenistan ise, Orta Asya’nın İsviçre’si gibi “Tarafsız Devlet” politikasını devam ettirmekte kararlı. Bunun için Türkiye’ye pas vermiyor yıllardan beri.

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ise, Türkiye’den umudunu kesmiş durumda. O kadar gayretine rağmen Türkiye’nin, ne ŞİT (Şangay İşbirliği Teşkilatı) ne de Orta Asya Birliği konusunda ciddi bir adım atmasını sağlayamayan Nazarbayev de artık kendi başının çaresine bakıyor. Ben ki Nazarbayev’in; “Türkiye AB için sarf ettiği enerjinin yarısını Türk Birliği için harcasaydı, bırakın bu coğrafyayı, dünyanın kaderi değişirdi..” dediğine şahit olmuş adamım, artık onun ağzından Türkiye ile ilgili bir cümle duyamıyorum.

Kırgızistan’a gelince…




Elimizde bir tek Kırgızistan kaldı. Orta Asya’nın parlamenter sistemle yönetilen tek demokratik ülkesi Kırgızistan, Rusya’nın büyük baskısına rağmen Türkiye ile iyi ilişkilerini devam etmeye çalışıyor.

Türkiye de, elinde kalan bu son Türk Cumhuriyetini kaybetmemek için gayret göstermeye başladı. Bu ülkeye en son 107 milyon dolarlık bir kredi verdi. Devlet adamlarının karşılıklı ziyaretleri sürüyor. Ülkede Türkiye’nin 2 Üniversitesi ve onlarca lisesi var. Türk yatırımları sürekli artıyor.

Ne var ki Türkiye ile Kırgızistan arasındaki bu iyi ilişkiler, orada ki demokrasinin ömrü ile sınırlı. Rusya Kırgızistan’da ki dengeleri her an değiştirebilir. Kırgızistan’ın yumuşak karnı; ülkedeki Kuzey-Güney kavgası. Kırgızistan’ın fakir güney bölgesi, her an zengin kuzey bölgesine başkaldırabilir ve ülke tam ortadan ikiye bölünebilir.

15 yıl önce Türkiye’nin gözlerine bakan bir Orta Asya varken, ilgisizlik neticesi elimizde bir tek Kırgızistan’ın kalması gerçekten çok acı.









 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40