LTB’nin 10’ncu Tiyatro Festivali geride kaldı.

Bir aylık sürede tam 9 oyun seyrettik, bir süre olsa da siyasetin kirliliğinden arınmaya çalıştık.

Hoş, bu sürede festivalde niçin yerli sanatçıların olmadığı gibi çeşitli eleştiriler filan yapıldı ama bu konuyu sonra irdelemekte var.

Çünkü tiyatronun geleceği için tehlikeli gelişmeler yaşanıyor.

Eğer bunlar engellenmezse, tiyatronun katledilme riski var.

Diğer tiyatro sanatçıları hiç alınmasın ama tiyatrada Yaşar Ersoy ismi benim için hep müstesna yerde yer almıştır.

Çoktandır kendisini izleme olanağı bulamasak da, konusunda en güçlü karakterlerden birisidir, umarız yepyeni oyunlarla sahne alacaktır.

Ancak, festival süresince kendisinde bir huzursuzluk hakimdi.

Birkaç ufak bilgi dışında, festivale halel gelmesin diye konuşmadı, festivalin bitmesini bekleyeceğini söyledi.

Ve her başlangıcın bir sonu gibi, bu festivalde başarı ile geride kaldı.

Aldığımız duyumlar, tiyatro sanatına, belki fikir babaları tarafından ‘devrim’ niteliğinde sayılabilir.

Ya da bir yerlerden talimat alıp, onun gereğini yapmaya hazırlanabilirler.

Ama Devlet Tiyatroları ile Belediye Tiyatrosu’nu birleştirmeye çalışıp, bazı sanatçılara tırpan atma düşüncesi, devrim değil ama darbe olacaktır.

Şu anda sinsi sinsi bu konuda çalışıyorlar, kötü haber er geç kamuoyuna duyurulacak.

Anlayacağınız önümüzdeki günlerde sanki başka derdimiz sıkıntımız yokmuş gibi, yeni bir kriz başgösterecek.

Ülkenin aydın, sanatsever ve ilerici insanları, tiyatroyu katletmek isteyen devlet birimleri ile karşı karşıya bırakılacak.

Sonuç ne olursa olsun, yaşanacak olan kargaşa, toplumun yüz karası olarak tarihte yerini alacak.

Tiyatro Festivali süresince dikkat çeken en önemli konu, bu ülkeyi yönetenlerin, ya da yönettiklerini sananların tiyatroyla yakından uzaktan ilgisiz oluşudur.

Bir ay boyunca tek bir siyasinin bile merak edip de salonlara gelmemesi, devletin nasıl yanlış ellerde olduğunun da göstergesidir.

Hadi bırakın bu sanata olan ilgiyi bir yana, Türkiye’nin çok değerli sanatçılarıyla buluşmayan, onlara bir resepsiyon bile vermeyi aklına getiremeyen bir zihniyetle karşı karşıyayız.

Onun için, tiyotroyu katletme girişimlerini hiç yadırgamıyorum, ama bu işin de kolay olmayacağını şimdiden görebiliyorum.

Zira festivaldeki tüm oyunların kapalı gişe oynaması, tiyotroyu katletmeye çalışanların bu katliamda epey zorlayacağının da mesajını vermiştir.


Okur Görüşü;

“Rumların trafik cezaları silinecek mi?”

 “Sayın Özadam,

Basınımızda KKTC’de trafik cesası olan Rumlara af getirileceğini ve cezalarının silineceğini öğrendim. Okuyunca kan beynime sıçradı.

Güney’de çalışan eşim işyerinde kulak misafiri olmuş ve cezaların silinme talebinin Rum hükümetinden geldiğini duymuş.

Eğer doğruysa bu ülkede bundan büyük bir rezalet olamaz.

Ailecek karar aldık, karar yürürlüğe girerse, bundan böyle biz de trafik cezası ödemeyecek, su ve elektrik parası vermeyeceğiz.

Böyle bir karar Rumlara yaltaklıktan başka bir şey değildir…”

(İSMİ MAHFUZ)

 

Bahşi: Sınav soruları örgüt başkanlarına verildi!

Ada TV program yapımcısı Ümit Bahşi, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun öğretmen sınavlarında soruların Cumhurbaşkanlığının isteğiyle UBP’li bazı örgüt başkanlarına verildiğini iddia etti.

Dünkü programında bu iddiayı ortaya atan Bahşi, soruların verildiği örgüt başkanlarının Ahmet Kaşif’e yakın olduklarını da ifade etti.

Bahşi, çok yakında bunların listesini kamuoyuna duyuracağını söyledi.



Günün Fotoğrafı


Günün Fıkrası

Fitil

Temel ishal olmuş, gittiği doktor da “günde iki defa fitil” salık vermiş. Temel fitilin asıl kullanım şeklinden habersiz olduğundan, hap gibi yutmuş ve tabii ki daha kötü olmuş. İkinci defa gittiği doktor ona günde üç defa fitil vermiş, Temel daha da kötü olup da doktora üçüncü defa gidince doktor şüphelenip sormuş:
- Siz yoksa bu fitilleri hap gibi yutuyor musunuz?
Temel kızmış:
- Yok, bir tarafıma sokuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40