banner94
Sayın Akıncı Amerika’dan yeni dönmüştü. Siyasetten uzak, kendi halinde bir hayat sürüyordu.
Geçmişte kendisi ile oturup sohbet etmişliğim falan yoktu. Ama hafızama Başbakan yardımcısı iken Güvenlik Kuvvetleri Komutanına yönelik “General çizmeyi aştı” beyanı ile nakşolmuştu. O beyanı aşırı tepki olarak nitelendirsem de, cesaretini takdir etmiştim. Benzer bir beyanı İspanya’da Sayın Erdoğan’a karşı yapınca da Sayın Akıncı’ya tekrar kızmış, tenkit etmiş ama cesaretini bir kez daha takdir etmiştim.
Kıbrıs Türkünün rüzgara göre eğilip bükülen değil, böylesi inanmış, ilkeli, dürüst liderlere ihtiyacı vardı. Fikirlerine katılmasam, eleştirsem ve hatta kızsam bile böylesi liderlere ve kanaat önderlerine saygı duyuyor ve takdir ediyordum.
Akıncı böyle birisi idi. Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken kendisine bir mesaj attım ve “Bu toplumun sizin gibi temiz kalmış insanlara ihtiyacı var. Lütfen siyasete dönün” dedim. Teşekkür mesajını göndermekte gecikmedi.
Sonra aday oldu ve kazandı.
İlk demeçlerinden biri Anavatan-Yavruvatan edebiyatına karşı çıkmak yönünde oldu. Yurt içi ve yurt dışında Sayın Akıncı’ya tepkiler yağdı. Hatta Sayın Erdoğan bile kendisine cevap verdi. Oysa ben de yıllar önce bu edebiyatın artık bitmesi gerektiğine dair birkaç yazı yazmıştım. O yazılardan birini tekrar yayınlayarak Sayın Akıncı’ya destek belirttim. O destek yazım hem Türkiye’de hem de Kıbrıs’ta en çok okunan yazılarımdan biri oldu. Belki en sağdan birinin yazdığı o destek yazısının da yarattığı etki ile Sayın Akıncı’ya yönelik eleştiriler kesildi.
Sonra biz Parti kurduk. Sayın Akıncı’ya “İhtiyatlı destek” beyan ettik. Özellikle sağ cenahtan çok yoğun saldırılar aldık.
Akıncı’nın müzakere sürecinde “Taviz” diye nitelendirdiğimiz birçok kararı oldu. Biz bunlara şiddetle karşı çıktık, eleştirdik. Hatta BM’ye harita vermesini “Anayasal suç” olarak kabul ettiğimizi defaatle ilan ettik. Hala daha aynı noktadayız. Çıktığımız her platformda Sayın Akıncı’yı eleştirmeye devam ediyoruz.  
Zaman zaman eleştirilerimizde kendisine haksızlık yaptığımız da oldu.
 Mesela en sert eleştirimiz; “Nüfus” konusundaydı. Sonradan öğrendik ki “Nüfus” konusunda kendisini yanlış yönlendiren CTP’li İç işleri Bakanı imiş. Akıncı, Anastasiadis’e Türkiyeli Kıbrıslı ayrımı yapmadan KKTC kimliği taşıyan herkesin vatandaşlığını kabul ettirmiş ve zamanın İçişleri Bakanına sayımızı sormuştu. O da sadece kimlik kartı sayısına bakarak nüfusumuzun 220.000 olduğunu söylemişti.  Oysa gerçek sayımız 300.000 civarı idi.
Aynı şekilde Harita konusunda da Sayın Akıncı’yı sert bir şekilde eleştirmiş ve  “Kafasına göre harita hazırladı” demiştik ama sonradan öğrendik ki haritada ki sınırları komutanlarla birlikte yukardan gezerek tespit etmişlerdi. Harita hazırlanırken Türkiye’den uzmanlar da katkı koymuşlardı. Dolayısı ile bunlar bir suç ise, bu suçu tek başına işlememişti Sayın Akıncı. Bizim bu konuda tek başına Sayın Akıncı’yı hedef almamız yanlıştı.
Ben Sayın Akıncı’yı sert bir şekilde eleştirmeme rağmen Ona  karşı güvenimi kaybetmedim. Sayın Akıncı’nın Kıbrıs Türkünün menfaatini pazarda ıspanak fiyatına satacağına hiç ihtimal vermedim.
Nitekim Rumların Enosis kararına gösterdiği haklı tepkisi, ona olan güvenimin boş olmadığını ortaya koydu. Akıncı her şeye rağmen bu olayı görmemezlikten gelip sürecin devamını sağlayabilirdi. Biz diğer konularda olduğu gibi bu konuda da kendisini sert şekilde eleştirirdik. Ama O, ilkeli duruşunu devam ettirdi.
Süreç sihirli ellerin değmesi ile tekrar devam eder mi bilmiyorum.
Bildiğim bir şey var ki; Rum’a karşı verdiği tavizler için Sayın Akıncı’ya yönelttiğimiz eleştiriler aynen devam edecek.  Kendisini yine her platformda eleştirmeye devam edeceğim.
Bilmekten ziyade emin olduğum şey ise; O makamda, inançları doğrultusunda bir çözümü zorlayan, ama bunu yaparken de Kıbrıs Türkünün hak ve çıkarlarını korumaya çalışan, bu uğurda en yakın arkadaşlarını bile karşısına alan bir lider var.
Teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanım,
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner62

banner66

banner50

banner68

banner40