Kayseri’de okullar arası güreş turnuvası yapılacak…
Sevindirici olan bu tür turnuvalara bizden de öğrencilerin katılması!
Ata sporu olarak bilinen güreşe bizde de gençlerden epey rağbet olduğunu biliyoruz…
Ama dün sabah Ercan Havaalanı’nda resmen bir kepazelik yaşandı!
5 ortaokul öğrencisi Ercan’dan çıkış yapamadı…
Çünkü önce gümrük sonra polise takıldılar!
5 öğrencinin sırt çantalarından bir takım vitamin ya da enerji diye bilinen takviye haplar tespit edildi…
Ama bu haplar o çantalara çocuklar tarafından konulmamıştı!
Bakanlıta uzman statüdegörevli bir beden hocasının marifetiydi bunlar…
Çocuklara ‘çay ve kahve hediye götüreceğim’ diye yalan söyleyip 20 paket multivitamin haplar koydu…
Onlar da çay ve şeker diyerek itiraz etmediler doğal olarak!
Ama Ercan’daki uyanık görevliler çocukların çantalarını kontrol edince rezalet de ortaya çıktı…
İlaçlara el konuldu ve hem öğrenciler hem de iki hoca Ankara üzerinden Kayseri’ye gidemediler!
Konu şu anda hem polisin hem de bakanlığın gündeminde…
İlgili hocanın dün gün boyunca hem polis hem de bakanlık yetkilileri tarafından ifade alındı…
“Bir art niyetim yoktu” dediğini biliyoruz!
Ona artık hukuksal süreç karar verecek…
Dün bazı aileler bizi aradı ve olayı büyük heyecanla biraz da korkuyla anlattılar!
Kabul edilebilir bir konu değil çünkü…
Düşünün bir kez;
Çocuğunuzu bir spor organizasyonu için yurt dışına göndereceksiniz ama başlarındaki hoca onların çantalarına çay ve şeker deyip vitamin ilacı koyacak!
O anda yaşadıkları psikolojiyi hissedebiliyor musunuz!
Bu arada…
Şimdilik bu beden öğretmeninin ismini açık olarak deşifre etmiyoruz…
Bu demektir ki hiç açıklamayacağız!
Soruşturma bitiğinde hem de daha fazla ayrıntılarıyla sizlerle paylaşacağız…
 
 
 
THY mesaj mı verdi!
 
Türk Hava Yolları ile hep gurur duymuşumdur…
Çünkü uluslar arası arenada Türkiye’nin gururu olmuştur!
Batma noktasından çıkıp dünyanın en iyi 4’ncü havayolu şirketi mertebesine kadar erişmiştir…
113 ülkede toplan 284 noktaya uçuş yapması bile büyüklüğünün bir göstergesidir!
KTHY’nin batma sürecinde devreye girip de çeşitli projeler üreten de yine THY ve onun geçmişteki yöneticileridir…
Kalite, vitrin ve vizyon bakımından da tartışma kaldırmaz!
Önceki gün Sabiha Gökçen’deki THY reklam panoları sosyal medyada yayınlanınca ortalık kalktı oturdu!
Koca panolarda Cyprus yazısı ve Baf Kalesi…
Azınlık bunun normal olduğu yönünde yorumlarda bulundu ama çoğunluk tepkiliydi!
Hatta THY’yi vatan haini olarak bile ilan edenler oldu…
Bu tür de düşünenler haksız da değiller!
Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımayan bir ülkenin milli hava yolu nasıl olur da panolarında Baf Kalesi’ni kullanarak bu ülkenin turizm reklamını yapardı…
Halen bu konuda bir açıklama yapılmaması da hayli ilginç!
İyi de THY gibi kurumsallaşmış ve dünya devleriyle yarışan bir kurum nasıl olur da böyle bir hata yapar ki!
Şahsen ben bunun basit bir hata olduğunu düşünmüyorum…
Çünkü hata olsa o reklam panoları oradan çoktan kaldırılır, hatta Kıbrıs Türkünden de özür dilenirdi!
O zaman geriye verilmek istenen bir mesaj kalıyor…
THY Güney Kıbrıs’a uçmadığına göre ileride uçacak mesajı!
Olur mu olur…
Bakalım perde gerisinde bizim bilmediğimiz neler dönüyor!
 
 
Raporlar ‘cinayet’ diyor!
 
Kıbrıs Gazetesi devletten daha çabuk davrandı ve kaçak kürtaj olayındaki İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun raporunu ele geçirdi…
Raporu bir adli tıp uzmanına yorumlattık tek kelimeyle şöyle dedi:
“Taammüden adam öldürmek!”
Yani planlayarak cinayet işlemek!
Dün gün boyu devletin ilgili birimlerinden bu konuyla ilgili bir açıklama bekledik…
Özellikle de Başsavcılık’tan!
Ne yazık ki her hangi bir açıklamada bulunmadılar…
Normalde halen teminatla serbest kalan zanlılar bu rapordan sonra çoktan yeniden tutuklanıp cezaevine gönderilmiş olmalıydılar!
 
 
Başbuğ’un mesajı neydi!
 
Bir süre cezaevinde de yatan Emekli Orgeneral İlker Başbuğ KKTC’de hem konferans verdi hem de Kıbrıs ile ilgili kitaplarını imzaladı…
Kendisine gösterilen ilgi de epey fazla oldu!
Ama kitap imza etkinliğinde bir detay vardı…
Başbuğ paşanın kitaplarını imzaladığı mekanda arka duvardaki panoda iri puntolarla şu ibare gözlerden kaçmadı;
“Türkiye Cumhuriyeti 26. Genelkurmay Başkanı imza günü…”
Burada kitaptan daha ziyade paşamızın isminin ön planda tutulması sanki de birilerine mesaj olarak algılandı!
 
 
 
 
 
“Kıbrıslı iş adamını kovdular!”

“Bir müddet önce adamızı ziyaret eden Türkiye Sanayi Bakanı Fikri Işık bey, Alayköy Sanayi bölgesini ziyaret etmiş ve ardından bir toplantı düzenlenmiş,bu toplantıya sadece Türkiye kökenli sanayiciler davet edilmiş…
Bir sanayici de bu toplantıyı duyup katılmak isteyince ''sen Kıbrıslısın'' diyerek kapıdan kovulmuş.
Eğer bu aldığımız duyum doğruysa, bu toplantıyı organize edenlerin ve bu ötekileştirmeye izin verenlerin ve bakanı bu konuda istismar edenlerin vay haline!
Rum’un yapamadığını içimizdeki bu yüzsüzler mi yapıyor?
 
(Okyay SADIKOĞLU)
 
 
“Sabrımızı taşırmayın!)
 
 
“Sabrımız mı sınanmaya çalışılıyor,nedir bilmem?
TC Yardım Heyeti Finansmanıyla 1 Milyon Liraya yakın finansman desteği ile yapmaya çalıştığımız Kent Meydanı Projemiz kapsamındaki, dere ıslahı çalışmalarımız, bir hafta içinde defalarca Çalışma Dairesi tarafından basılmış, hatta iş durdurulmuştur.
Haa bilinsin ki böylesi basit bel altı vurmalar bizleri ne engeller, nede yapacaklarımızdan yıldırır...
Geçitkale ve bölge halkımın desteğiyle biz daha yeni iş yapmaya başladık...
Sizler ki bu bölge halkına getirmeye çalıştığımız hizmeti engellemeye çalışanlar, biz buradayız hodri meydan hepinize.
Her şey Geçitkale ve Bölge halkı için…”
 
(Hasan Öztaş)