Öğretmen sınavları malum, KHK’nun sınavı ertelendi, yerine geçici öğretmenlik sınavı yapıldı.

Bize gelen ilginç bilgilere göre geçici öğretmenlik sınavının iptal edileceği ve KHK’nun sınavının geçerli olacağı yönünde.

Henüz açıklanmadı ama Başsavcılık ve Sayıştay’ın KHK’nun sınavlarında şaibe görmediği iddia ediliyor.

Neredeyse eğitim yılının yarısına yaklaşıyoruz, tam bir muamma yaşanıyor.

Aynı karmaşa Sayıştay sınavında da yaşanıyor.

KHK ve Sayıştaylık mahkemelik olmuşlar, savcılık görüşünü nasıl değerlendireceimizi bile bilemiyoruz.

5 gencimiz pisi pisine ortada kalmış, kimsenin umuru değil.

Ama gençler bu işin peşini bırakmaya niyetli değil.

Hem eylemlerine devam ediyorlar hem de savcılık görüşünün kendi lehlerinde olduğunu söylüyorlar.

Bu gförüşü bize de göndermişler, yazıyı okuduğunuz zaman, niçin bu gençler hala açıkta diye hayret ediyorsunuz.

Gençyler de artık ‘yeter’ diyorlar.

İşte hem onların yazıları hem de Başsavcılık görüşü:

“Sn. Özadam;

Size ekte, şaibelerin olduğu "iddia edilen" öğretmenlik sınavından sonrası, başsavcılığın vermiş olduğu hukuki görüşü yolluyoruz.

Ayni başsavcılık, hiçbir iddianın olmadığı Sayıştay sınavında, niye Sayıştay başkanlığına bizim için ayni görüşü verememiştir ?

Peki usulune göre yapılan sınavlar sonrası, öğretmenlerin atamaların yapılması ve işe başlamaları yasa gereğiyse ve dava sonucunda atama kararları geri alınabiliyorsa, niye bizim için ayni görüşü yazamamıştır ?

Bildiğiniz gibi iş başı yaptığımız gün sayıştay başkanı ve üyesi, bizi ayrı olarak makam odalarına çağırarak bizi işe başlatmayacaklarını sözlü olarak bildirmişler, hemen ardından da atama kararlarımızın iptali-yok sayılması talebiyle KHK aleyhine Yüksek Mahkemede dava açmışlar fakat ummadıkları şekilde yenilgiye uğramışlar; açmış oldukları dava Yüksek Mahkemece red ve iptal edilmiştir.

Elinde atama kararlarımızı geçersiz kılan hiçbir mahkeme hükmü olmayan Sayıştay başkanlığı, bizi 7 aydır, hukuk dışı olarak işe başlatmama ısrarını sürdürmektedir.

Bileğimizin hakkıyla sınav geçmenin ödülü olan 7 aydır açlığa, kaderimize terkedilişimiz; bir suç işlemişiz gibi, tecavüzcüler, hırsızlar ile ayni binada adalet arama mücadelemiz devam etmektedir.

Başsavcılığın yapmış olduğu çifte standart değil mi? Madem vermiş olduğu tüm bu görüş, yasalara dayanıyorsa, yasalar herkes için "eşit ve ayni" değil mi ?

Sayıştay Başkanlığı'nın7 aydır sürdürmekte ısrar etmiş olduğu hukuk dışı işlemin bir cezai yaptırımı yok mu ?

Söz konusu daire ve kurum, doktorluk münhalleri sonrası, başbakanlık tarafından etki altında tutulmaya çalışılıyor mu ?

Son olarak da, üzerimizde çirkin oyunlar oynanmaya, bu oyunlar da gün geçtikçe daha çok günyüzüne çıkmaya devam mı ediyor ?..”





MESAJ KUTUSU


Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, mazbata suçundan dolayı cezaevinde bulunanlardın aileleleri katil ve hırsızlarla aynı muameleye maruz kalmaktan şikayet ediyorlar. Bu konuda önlem almanız isteniyor. Bir çok aile perişan ve özellikle çocuklarda psikolojik sorunlar başgöstermeye başladı.

Sayın Mutlu ATASAYAN, Dipkarpazlı veliler 5 öğretmenin tayin edilmesinden sonra Salı günü çocuklarını Rum okuluna yazdırmayı düşünüyorlar. Artık diyoruz ağırlığınızı gösterseniz ve şu öğretmen atamaları bir an önce gerçekleşse.

Sayın İrsen KÜÇÜK, dün sabah önce Lefkoşa Surlariçi’nde ciğer partisine katıldınız sonra da Büyükkonuk’a gittiniz. Artık şöüpyelehmeye başladım siz kesin gençlik aşısı filan oldunuz. Bu enerjinin başka türlü bir açıklaması olamaz.

Sayın Ertan BİRİNCİ, bütün işleri artık çocuklara devredip aktif siyasete gireceğinizi öğrendik. Lefkoşa Belediye Başkanlığına hazırlandığınız söyleniyor. Hangi partiden olacağını şimdilik sır gibi saklıyormuşsunuz. Ben mi açıklayım siz mi?

Sayın Sezai SEZEN, dün etkinliklerde Derviş bey ile İrsen beyin arasına oturarak arada kara kedi gibi görüldünüz. Ha keşke ikisini yan yana bırakıp biraz sohbet etmelerine olanak sağlasaydınız. Bu arada son yılların en iyi etkinliğini gerçekleştirdiniz tebrik ederiz.

Sayın Kudret ÖZERSAY, dünkü Lefkoşa maratonunda epey terledeğiniz gözlemlenmiş. Spor konusunda da demek ki toparlanmak gerekiyor değil mi? Antremanları yoğunlaştırmakta yarar var.

Sayın Suat GÜNSEL, biricik kızınızı evlendirmek için davetiye dağıtımına başladığınız söyleniyor. Kız babası olmak zor değil mi? Genç çifte şimdiden ömür boyu mutluluklar dileriz. Dedelik size yakışacak.

Sayın Kemal DÜRÜST, evinizin ziyaretçi akınına uğradığınız gözlemleniyor. Sevenlerinizi çok korkuttunuz. Büyük geçmiş olsun. Kurultaya kadar istirahat etmek en iyisi. Kurultaydan sonra Allah kerim.

Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, dün akşam Egemen Bağış’la öyle bir sarmaş dolaş olmuşsunuz ki görenler epey kıskanmış diyorlar. Bu arada bu samimiyetinizin sırrı bir türlü çözülemedi.

Sayın Ahmet BARÇIN, dünkü BDP kongresinde tamamen Öcalan propagandası yapılınca sizi bir ter almış diyorlar. Bu arada Öcalan posterinin altından geçmek sizi hiç mi üzmedi?

Sayın Hasan AKINCI, dostlar kötü günde belli olur diye boşuna söylememişler değil mi? Çeşitli girişimler başlatılmış, bugün özgürlüğe kavuşacağınız söyleniyor. Büyük geçmiş olsun, bakalım mazbata daha kaç kişinin başını yakacak.

Sayın Ahmet ETİ, Başbakan ile bir iki telefon konuşmasından sonra yine desteğinizi kendisine vereceğinize söz vermişsiniz. Siz yine de basının gazına gelip de bölge insanınızın kalbini kırmayın. Kelimelere dikkat etmek gerek.

Sayın Asım VEHBİ, çalışanların sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımları olan çekleri bu hafta içinde yatıracağınızı memnuniyetle öğrendik. Umarız bir dahaya gecikme olmaz da çalıyanlar mağdur olmaz.

Sayın Ahmet İŞCAN, Atatürkçü Yaşam Derneği’ne bir kez daha başkan olarak seçilmişsiniz tebrik ederiz. Başarılı çalışmalarınızın devamını bekliyoruz. Şu yangın helikopteri alımını bir kurcalayın bakalım, sonucu kimse bilmiyor.

Sayın Çetin UĞURAL, kurumun yaptığı öğretmenlik sınavına şaibe karışmadığını ve geçerli olacağını öğrendik. Bunu krum içinden çalışandarn değil sizden resmi açıklama olarak duymak isteriz.

Sayın Hüseyin GÖKÇEKUŞ, su konusunda sizden daha heyecanlı bir kişi daha olamaz. Konuşurken gözleriniz çakmak çakmak parlıyor ve kimsenin gözünden kaçmıyor. Umarız gelen suyu elimize yüzümüze bulaştırmayız.

Sayın Ali ATAMER, Kıbrıs TV’den Kanal T’ye transfer olduğunuzu öğrendik. Bir çok aile sizin programları kaydedip arşivlerine koyuyor. Başarılarınızın devamını dileriz.

Sayın Salahi HOCA, mahkumlar genelde sizden memnun ama mazbata mahkumları biraz daha ilginizi bekliyor. Özellikel gardiyanları bu konuda tembihlemekte yarar var. Aileler çok kırılgan.

Sayın Süleyman ERGÜÇLÜ, 20 Ekim’de küçük oğlanın düğünü için davetiye dağıttığınız görülüyormuş. Daha sırada Hazar var unutmamak lazım. Paracıkları şimdiden bir kenara ayırın bakalım. Sırada artık torun sahibi olmak var.




Günün Fotoğrafı





Günün Fıkrası

Duvar

Kudüs’e atanan bir Amerikalı gazeteci, ağlama duvarının önünden gelip geçerken, bir Musevi’nin her gün duvarın önünde diz çöküp dua ettiğini fark etmiş. Haftalarca aynı manzarayı görünce dayanamamış gazeteci. Bu adamla konuşmayı denemiş:
- “Sizi her gün dua ederken görüyorum.” Adam cevaplamış:
- “Evet, sabahları gelir, dünya barışı ve kardeşlik için dua ederim... Öğleden sonraları gelir, yeryüzündeki acıların ortadan kalkması ve bütün insanların refaha kavuşması için dilekte bulunurum...”
- “Ne kadardır sürüyor bu?”
- “Tam 25 yıldır...”
- “Bunca yıl sonra nasıl bir duygu var içinizde?”
- “Duvara konuşuyormuşum gibi bir duygu...”

 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40