Ali Yakır aradı dün;

Güney Kıbrıs’tan, canlı yayına bağlandı.

Biz Zorlu Törle ile kurultayı konuşurken, gündemi hemen değiştiriverdi, “böyle giderse Kuzey’de tek bir Kıbrıslı Türk kalmayacak’ diye gürledi.

İşi daha ad ileri boyuta götürdü, UBP’li bin 400 delege arasında kaç tane Kıbrıslı Türk olduğunu söyledi.

KKTC’de okullar doğru dürüst açılmazken, öğretmen eksikliği varken, aileler çocuklarını okutacak okul parası bulamazken, Güney’de okuyan öğrencilere Rum yönetiminin maddi destek sağladığını söyledi, göz açıp kapayıncaya kadar.

İçini boşalttı ve boşalınca sakinleşti…

Programın gündemini değiştirdi, sert bir şekilde konuştu ve biraz da TC kökenli-Kıbrıs kökenli ayırımı yaptığı için hiç kızmadım inanın.

Çünkü öğrendim ki o da bir mazbata mağduruydu.

Onlarca, yüzlerce hatta sayıları binlere varan ve mazbatadan dolayı hapse girmeyi bekleyen birisini dinleyince, insan ne kızabiliyor, ne tepki koyabiliyor.

Hani derler ya ateş düştüğü yeri yakar diye, işte ateş topu bu kez Ali Yakır’ın bağrına düşmüş ve hapis yatıp orada eli kolu bağlı kalacağına güneye kapağı atmayı uygun görmüş.

Doğru da yapmış.

Biz de mazbata mağduru olsak, aylardır hatta yıllardır ülke yöneticileri söz verdikleri halde bu işe bir çare bulamadıysa ve insanlar cezaevinin kapısında kuyruğa girdiyse, vallahi de billahi de ben de aynı şeyleri yaşasam, ülkeyi terk etmeyi tercih eder, bir şekilde başımın çaresine bakmaya çalışırdım..

Onun için işte dün kızamadım mecburiyetten dolayı bir zamanların düşmanı, şimdi komşumuz Rum kesimine gidip, hapse girmektense orada çalışıp para kazanmayı tercih eden Ali beye.

Aksine Ali beye teşekkür borcumuz var diye düşünüyoruz.

Bu çağdışı cezayı bir kez daha gündeme getirdiği için.

Biz kurultay derdine düşmüşken, başımızdan aşağı bir maşrapa soğuk su döküp kendimize getirdiği için.

Kurultay sonucu ne olur bilemeyiz.

Ne olursa olsun, iki hafta sonra bitecek, gidecek.

Ama, mazbata sorunu yine devam edecek.

Dünyanın hiçbir yerinde olmayan yasalar bizde devam edecek, borçları nedeniyle insanlar cezaevinde alınlarına damga yemeye devam edecek.

  



MESAJ KUTUSU

Sayın Turgay AVCI, Perşembe akşamı Girne Merit’te Başbakan İrsen Küçük kulağınıza bir şeyler fısıldadı ama dudak okuma tekniğini bilmediğimiz için bir şey anlayamadık. Kurultaydan hemen sonra iş bitti diyorlar doğru mu?

Sayın Ahmet KAŞİF, Güzelyurt ziyaretinizde Kemal Dürüst’ün yanınızda olmaması çeşitli yorumlara neden oluyor. Kendisi bölgede önde olduğunu söylüyormuş ama niçin sizin yanınızda görülmek istemedi acaba?

Sayın Ahmet AKBİL, başınıza talih kuşu değil ama kurultay kuşu kondu diyorlar. Şunun şurasında kaldı iki hafta artık ne koparırsanız kardır değil mi?

Sayın Ahmet NAZLI, dün gazetelerde ki araç kundaklama olayına karışan gencin adi sizinkiyle aynı olunca millete dert anlatmak için epey dil dökmüşsünüz. Demek ki ne çok seveniniz varmış değil mi?

Sayın Mehmet ÇELEBİ, Güzelyurt bölgesinde son günlerde epey adınızdan bahsedilir oldu. Eğer aday olursanız ilk 6 içinde olacağınıza kesin gözüyle bakılıyor. İlk seçimlerde yeni yüzler ve yeni isimlerin şansı fazla olacak.

Sayın Fikret DORMAN, Surlariçi’nin temizliğini almak için bir takım girişimlerde bulunduğunuzu öğrendik. Bir gazeteye çirkin görüntüleri sizin servis ettiğiniz iddia ediliyor. Bakalım işe yarayacak mı?

Sayın Atilla ÇETİN, üç aylığına kurultay iznine çıkarıldığınız söyleniyor. İyi, güzel de bakanlıkta sizin yapmanız gereken işleri şimdi kim yapıyor acaba? Çalışanlardan tepki var bilesiniz.

Sayın Ersin TATAR, kamu çalışan ve emeklilerine vaat edilen artışın bu ay sonu maaşlara yansıması bekleniyormuş. Çoktandır zam alamayan vatandaş karınca kararınca maaş artışı bekliyor.

Sayın Tevfik GÖREN, muhterem validenizi kaybettiğiniz üzülerek öğrendik. Merhumeye Tanrı’dan rahmet size ve aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler versin.

Sayın Nazan ER, bugün sabah yeni görev yeriniz Ankara’ya gitmek için yola çıkıyormuşsunuz. Kıbrıs’ta iyi izlenimler bıraktınız. Yeni görevinizde de başarılarınızın devamını dileriz.

Sayın Kemal DÜRÜST, basından arkadaşların şikayeti var, sürekli arıyorlarmış ama telefonlara bakmıyormuşsunuz. İletişimi koparmamakta yarar görüyoruz.

Sayın Serdar DENKTAŞ, saman altından partiye katılımlar devam ediyormuş. Muhalefet partisi için hem de kurultay sürecinde hiç de fena değil. Bu arada sizin çakızdezler başkasına nasip oldu bilesiniz.

Sayın Oktay KAYALP, belediye başkanları içinde hem en fazla kazanan hem de en çok vergi vererek liste başı oldunuz. Allah kazancınızı daim etsin, paraları da sağlıklı günlerde harcamak nasip etsin.

Sayın Fatma AZGIN, Güney’de ilaç fiyatları önemli miktarda düşünce eczacılar bizde de fiyatların aşağıya çekilmesi için girişim başlatmanızı isteyen mesajlar göndermeye başladılar. Dar gelirli vatandaş ilaç alımını iyice azaltmış diyorlar.

Sayın Aytuğ TÜRKKAN, gazetenin kanal reklamında sizin kafa öyle yanlış fotomontaj edilmiş ki, gözlerden kaçmadı. Teknik arkadaşları uyarmakta yarar var.

Sayın Ahmet ÇALUDA, alkollü araç kullanımı konusundaki iddialara dün gün boyunca bir açıklama bekledik ama sizden ses seda çıkmadı. Kurultay heyecanına mı versek acaba?

Sayın Sami DİLEK, Kamu-İş başkanlığına bir kez daha seçilmenizden dolayı kutlar bayarılı çalışmalarınızın devamını dileriz. Artık yeni dönemde daha aktif çalışma ve sokağa inmeniz bekleniyor. Havalar da serinlemişken fırsatı kaçırmayın.

Sayın Selda İÇER, sizin akşam programları bir kez daha güme gitmiş diyorlar. Ne günah işlediniz de tırpandan siz de nasibinizi fazlasıyla aldınız? Artık sizin için BRT müşaviri diyebilir miyiz?

Sayın Ümit BAHŞİ, akşam 21.00’den sonra evden çıkmak için gelen telefonları anında hanıma havale ediyormuşsunuz. Kılıbık olduğunuzu tahmin ederdik de bu kadarını beklemezdik doğrusu.

Sayın İzzet İZCAN, Türkiye ve Suriye’ye yaptığınız çağrı sizce adrese ulaştı mı? Bu konuda Ankara’da bayrak açmaya ne dersiniz?

 

Günün Fotoğrafı


Günün Fıkrası

Dönme dolap…

Temel ile Fadime lunaparka giderler. Dolaşırlarken bir ara Fadime dönme dolaba binmek ister. Temel karşı çıkar, “Olmaz, donun gözükür”, der. Fadime susar.
Az sonra Temel balonlara tüfek atarken Fadime çaktırmadan yanından ayrılır.
On dakika sonra Temel’in yanına döner. Temel sorar: Neredeydin?
“Dönme dolaba bindim” deyince Temel sinirlenir;
-Ben sana binme donun gözükür demedim mi?
Fadime cevap verir;
-Dedin ama gözükmedi, çıkardum oni?..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40