“TÜRK ORDUSUNUN VARLIĞI İSTENMİYOR”

ANASTASİADİS: ÇOK ULUSLU BİR KUVVET VEYA GÜÇLENDİRİLMİŞ BİR BARIŞ GÜCÜ

“TÜRK ORDUSUNUN VARLIĞI İSTENMİYOR”

ANASTASİADİS: ÇOK ULUSLU BİR KUVVET VEYA GÜÇLENDİRİLMİŞ BİR BARIŞ GÜCÜ

05 Kasım 2016 Cumartesi 15:01
847 Okunma
“TÜRK ORDUSUNUN VARLIĞI İSTENMİYOR”
 Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in İsviçre’deki görüşmeler öncesinde halkı bilgilendirmek amacıyla dün akşam düzenlediği basın toplantısı Rum basınında geniş yer buldu.

Rum gazeteleri, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın dün gece basınla buluşmasını da aktardı.

Haberi “İlerleme Sadece Kriterlerde Değil” başlığıyla veren Fileleftheros gazetesi, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in İsviçre’deki görüşmeler ışığında Kıbrıs Rum tarafının taleplerinin boyutunu ortaya koyduğunu yazdı.

Anastasiaidis’in, “kriterlerin”, çok taraflı veya beşli konferans gibi bir sonraki aşamaya ilerlemesi için yeterli ilerleme olarak addedilmesinin mümkün olmadığını açıkça dile getirdiğini yazan gazete, Anastasiadis’in ayrıca ilerlemenin sadece kriterler olmadığını, ortaya çıkarılacak haritanın da olduğu yönünde açıklama yaptığını belirtti.

Habere göre, Anastasiadis, ilerleme sağlandığının addedilebilmesi için kriterler ve harita sunulması konusunda uzlaşma sağlanması gerektiğinin altını çizdi.

“TÜRK TARAFINDAN KENDİ HARİTASINI BEKLİYORUZ”

Anastasiadis ayrıca iki tarafın kriterler konusunda uzlaşmaya varması durumunda, bunların harita üzerine gireceğini belirterek, Kıbrıs Türk tarafından, üzerinde uzlaşmaya varılacak kriterler temelinde kendi haritasını da beklediklerini ifade etti.

Kıbrıs Rum tarafının hedefinin, çok sayıda göçmenin geri dönmesine olanak sağlayacak düzenlemeler olduğunu belirten Anastasiadis, bir soru üzerine bu düzenlemeler içerisinde Güzelyurt’un da yer aldığını söyledi.

Anastasiadis, federal bölgelerin kurulmasına ilişkin olarak ise, bunlara Karpaz’ın da dahil edilebileceğini ifade etti.

“Barbaros” gemisine ilişkin yeni Türk “tehditlerin” hatırlatılması üzerine Anastasiadis’in, tehditler altında müzakere etme niyeti olmadığını; paralel bir faaliyetin olması durumunda ise “kartlarını kapalı tuttuğu” kaydedildi.

Anastasiadis, iyi bir çözümü müzakere etmek için gideceğini ancak ilerleme olmaması durumunda beşli veya çok taraflı konferansın gerçekleştirilmesi tarihinin de olmayacağı mesajını verdi.

“SAĞLANAN İLERLEMELER GÖRMEZLİKTEN GELİNEMEYECEK”

Garantiler ve güvenlik başlıklarının ileriye götürülmesini mümkün kılacak perspektifi yaratacak ilerlemenin sağlanması temennisinde bulunan Anastasiadis, mülkiyet başlığında var olmaya devam eden önemli anlaşmazlıklara rağmen, belirli prosedürler ve “tazminat, iade, kısmi iade, alternatif yerleşim, takas” gibi hukuki çareler içerisinde mülkiyet hakkının kabul edilmesiyle sağlanan ilerlemenin de görmezlikten gelinemeyeceğini ifade etti.

Anastasiadis, çözümün hayata geçirilmesinin ilk gününde kapalı Maraş’ın yasal sahiplerine iade edileceğini, ara bölge ve ıssız-boş bölgelerin yasal sahiplerine derhal geri verileceğini ve önemli sayıda “işgal birliklerinin”ilk günden itibaren çekilmeye başlayacağını savundu.

Adanın demografik oluşumunun değiştirilmesine ilişkin endişelere de yanıt veren Anastasiadis, adanın demografik yapısının, küçük bir farkla, çözümün ilk gününden itibaren 1960 “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin demografik yapısını yansıtmasının garanti altına alındığını ifade etti.

“ANASTASİADİS MUZ KABUĞUNA BASMADI”

Anastasiadis’in açıklamalarını “Özgüvenle Çözüm İçin Gidiyoruz- Anastasiadis Kararlı ve Soğukkanlı” başlıklarıyla veren Politis gazetesi, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Kıbrıs sorununun çözümüne gidecek yolu kararlılıkla, soğukkanlılıkla ve istikrarlı bir şekilde isteyeceğinin görüldüğünü yazdı.

İki toplum liderinin İsviçre’ye gitmesi ışığında dün akşam kanallara röportaj vermeye hazırlanırken, Türkiye’nin, Barbaros gemisinin yine Kıbrıs açıklarına gönderme niyetine ilişkin haberinin yayımlandığına dikkat çeken gazete, Anastasiadis’in “muz kabuğuna” basmadığını, bunun aksine, İsviçre’ye soğukkanlı, kararlı ve çözüm isteğiyle gideceği mesajını gönderdiğini belirtti.

Anastasiadis, konuşmasının başında, Yönetim, Güç Paylaşımı, AB ve Ekonomi başlıklarında önemli ilerleme kaydedildiğini, Mülkiyet başlığında ise az derecede ilerleme sağlandığını ifade etti.

Dış ilişkiler, AB ile ilişkiler, savunma politikası doğal kaynakların idare edilmesi, kara, deniz ve hava sınırlarının güvenliğinin kontrolü, mülteci politikası ile ilgili güçlü, etkili ve işlevsel bir yönetim sistemini garanti altına almayı arzuladıklarını söyleyen Anastasiadis, çözümden sonra vatandaşlarının günlük hayatlarının değişmeyeceği imasında da bulundu.

Anastasiadis, devletlerden her birinin, kendi sosyal güvenlik, sağlık, eğitim, yerel yönetim sistemi gibi münhasır yetkiye sahip olacağını belirtti.

“ORTAK BASIN TOPLANTISI ARA ANLAŞMA OLARAK YORUMLANABİLİRDİ”

Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın birlikte basın toplantısı düzenleme önerisini de, bunun ara bir anlaşmanın ilanı olarak yorumlanacağı nedeniyle “dışarıda” bıraktığını söyledi.

Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının tutumunun ileriki adımları belirleyeceğini savunan Anastasiadis, çözümün hayata geçirilmesine ilişkin bir soru üzerine, gerek askerlerin çekilmesi, gerekse yerleşime ilişkin olarak çözümün normal bir şekilde hayata geçirilmesi sorumluluğuna sahip olmak için barış gücünün güçlü ve yenilenmiş bir misyona sahip olacağını ifade etti.

Anastasiadis, çözümün finansmanına ilişkin olarak, bunu finanse etmek isteyen ülkelerin bulunduğunu ifade etti. Rum lider, ikinci veya üçüncü memoranduma gidileceğine ilişkin söylentileri ise ret etti.

Anastasiadis bir başka soru üzerine, çözümden sonra devlet memurlarının haklarının garanti altına alınacağını belirtti.

“TÜRK ORDUSUNUN VARLIĞI İSTENMİYOR”

Alithia gazetesi ise haberi “Kriterler Üzerinde Anlaşma ve Harita Sunma Olmaksızın Çok Taraflı Konferansa Gitmeyeceğim” başlığıyla aktardı.

Habere göre, Anastasiadis, Kıbrıs Rum tarafının, çözümün hayata geçirilmesine ilişkin önerisiyle Türk ordusunun varlığının istenmediğini savundu.

Türkiye’nin dönüşüm halindeki devlete veya yeni düzene garanti olmasının mümkün olmadığını savunan Anastasiadis, “BM himayesindeki çok uluslu bir kuvvet” veya “güçlendirilmiş bir barış gücünden” bahsetti.

Anastasiadis ayrıca toplumlardan hiçbirinin, diğer tarafın, kendi borçlarını ödeyeceği beklentisinde olmaması gerektiğini ifade ederken, Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklere bakacağı şeklindeki söylentileri de asılsız olarak nitelendirdi ve bunların olumsuz ortam yaratılması amacını taşıdığını söyledi.

Simerini gazetesi Anastasiadis’in açıklamalarını “Toprak Konusunda İlerleme Haritalar Anlamına Gelmektedir” başlığıyla yansıttı.

Gazete, Anastasiadis’in, konuşmasının başında yapmış olduğu “ her vatandaşın tüm Kıbrıs hükümranlığında serbestçe dolaşabileceği, her bir kimsenin yerleşim yerini seçme, mülkiyet edinme, mesleki ve müteşebbis faaliyetlerini yerine getirme hakkına sahip olacağı” şeklindeki açıklamalarına da yer verdi.

Haravgi gazetesi ise haberi “Kriterler ve Haritalar İleriki Adımı Belirleyecek” şeklinde yansıttı.

AKINCI’NIN AÇIKLAMALARI

Rum gazeteleri Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Cumhurbaşkanlığı’nda televizyonların ortak canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtlamasına geniş bir şekilde yer verdiler.

Haber, Alithia’da “Konferans Tarihine Paralel Haritalar”; Fileleftheros’ta “Çok Taraflı Konferans İçin Tarih İstiyor”; Politis’te “Akıncı Kanallarda Olumlu Ancak Faullerden De Kaçınmadı”; Haravgi’de “M.Akıncı Beşli’yi Haritalarla İlişkilendirdi”; Simerini: “Akıncı: Tüm Yerleşikler Kalıyor-Akıncı Röportajında Çözümün Dönüşümlü Başkanlıktan Geçtiğini Söyledi” başlıklarıyla yer aldı.

PARTİLER

Simerini gazetesi, bazı Rum siyasi partilerin Anastasiadis’in açıklamalarına ilişkin yorumlarını da aktardı.

Habere göre, DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos, Anastasiadis’in söylemlerine atıfta bulunarak burada olumlu ve olumsuz noktalar okuduğunu belirtti.

Papadopulos, Anastasiadis’in diğer zamanlardaki televizyon açıklamalarından daha ihtiyatlı olduğuna dikkati çekerek, bunun Türk yetkililerinin son zamanlardaki uzlaşmaz açıklamalarından mı, yoksa Barbaros gemsine ilişkin açıklamadan mı kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilmediğini söyledi.

Papadopulos, Barbaros gemisine ilişkin olarak ise “Anastasiadis’in bu konuda daha net olmasını ve bunun Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğinin ihlal edilmesiyle ilgili olduğu mesajını göndermesini, bir diğer deyişle, Barbaros inerse müzakerelerden çekileceğim demesini beklerdim” ifadesini kullandı.

Anastasiadis’in toprak konusunda harita sunulmaması durumunda çok taraflı konferansa gitmeyeceği şeklindeki taahhüdünü olumlu karşılayan Papadopulos, toprak konusu, garantiler ve güvenlik ele alınmadan çözüme yakın olunduğu şeklindeki açıklamanın da garip olduğunu savundu.

DİSİ Basın Sözcüsü Prodromos Prodromu ise Anastasiadis’in, müzakerelerde olanlarla ilgili halkı doğrudan bilgilendirdiğine dikkati çekti.

Prodromu, Anastasiadis’in İsviçre’ye kararlı ve iyi hazırlanmış şekilde gideceğini de söyledi.

AKEL Basın Sözcüsü Yorgos Lukaidis, ülkenin geleceğini belirleyecek müzakerelerin kritik bir dönemeçte olduğunu ifade etti.

Lukaidis, İsviçre’den “ya siyah ya da beyaz bir dumana”, bir diğer deyişle “ilerleme ya da başarısızlığa” sahip olacaklarını savundu.

Anastasiadis’in tezlerinde ısrarlı olması gerektiğini belirten Lukaidis, tüm diğerleri üzerinde anlaşmaya varılmadan çok taraflı konferansa da gidilmemesi gerektiğini ifade etti.

DİKO Basın Sözcüsü Athos Antoniadis, Anastasiadis’in hem olumlu, hem de olumsuz mesajlar yaydığını söyledi.

Anastasiadis’in “toprak konusunda harita sunulmaması durumunda çok taraflı konferansın yapılmaması”, “Güzelyurt’un Kıbrıs Rum idaresi altına iadesi” şeklindeki taahhütlerini olumlu olarak değerlendiren Antoniadis, Anastasiadis’in Barbaros gemisinin, Güney Kıbrıs’ın sözde “MEB’”i içerisine girmesi durumunda müzakerelerden çekilip çekilmeyeceğini söylemediğine dikkat çekti.

Antoniadis, Anastasiadis’in “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin devamını açıkça yanıtlamamış olmasını da olumsuz olarak değerlendirdi.

Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis ise Barbaros gemisi konusunda yaptığı açıklamada, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile hükümetin, Türkiye tarafından yapılan bu davranışlara ilişkin olarak somut tepkiler verdiğini ifade etti.

Hristodulidis, “Toprak konusundaki görüşmelerin arifesinde bu tür hareketlerle Anastasiadis’e baskı yapılacağı şeklinde imaja sahip iseler, bu hedefin yerine getirilemeyeceğinin çok iyi bilinmesi gerektiğini” söyledi.

AKEL’DEN MESAJ

Politis gazetesi, AKEL Polit Büosu’nun dün öğleden sonra sadece Kıbrıs sorunu gündemiyle toplandığını yazdı.

Gazete, AKEL yetkililerinin açıklamalarına dayanarak, toplantıda neyin kabul edilebilir, neyin kabul edilir olmadığı tartışmasına girilmediğini ve iki liderin İsviçre görüşmelerinin sonuçlarının bekleneceğini yazdı.

Habere göre, Polit Büro toplantısı sonrasında yapılan açıklamada, müzakerelerin kritik bir dönemde olduğuna dikkat çekilerek Anastasiadis’in çözüm ilkelerine ve üzerinde uzlaşmaya varılan çerçeveye bağlı kalması temennisinde bulunuldu.

Gazete, DİSİ Siyasi Bürosu’nun da bugün Kıbrıs sorunu gündemiyle toplanacağını yazdı.

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)

Son Güncelleme: 05.11.2016 15:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.