banner113

Doğaseverlerin, nükleer ve/veya kömür ve petrol ile çalışan termik enerji santralleri kurulmasından memnun olmamaları yadırganamaz. Fakat mevcut teknolojik bilgilerle, tüm enerji gereksinimimizi, doğaya hiçbir zararı olmayan güneşten karşılamamız maalesef mümkün değildir. Bu nedenle artan dünya nüfusunun gereksiniminin karşılanabilmesi için, doğaya zararı olan kömür veya petrol ile çalışan termik santraller ve kaza durumunda felakete sebep olabilen nükleer reaktörlerden elektrik üretilmektedir. Halen doğasal çevreye en fazla önem veren Avrupa Birliği ülkelerinde bile, yaklaşık yarım asırdan beri nükleer enerjiden yararlanılmaktadır Fukuşima felaketine rağmen, halen dünyanın çeşitli ülkelerinde hatta Japonya’da, nükleer santraller kurulmaktadır. Çünkü yakın gelecekte petrol kaynaklarının tükeneceği bilinmektedir. 31 ülkede aktif durumda 437 nükleer reaktör vardır.14 ülkede 68 nükleer reaktör inşaatı devam ediyor.2030’a kadar 164 nükleer reaktörün daha yapılması planlanıyor. Ülkelerin programlarındaki reaktör sayısı ise, 317 dolayındadır. Halen ABD’de104, Fransa’da 58, Japonya’da 50,Rusya’da 33,G. Kore’de 23, kanada 20,Hindistan’da 20, Çin’de 16, İngiltere’de 16, Ukrayna’da 15,isveçte10,Almanya’da 9, İspanya’da 8, Belçika’da7, Çek cumhuriyetinde 6, Tayvan’da 6, İsviçre’de 5, F inlandiya’da4, Macaristan’da4, Slovenya’da 4, Pakistan’da 3, Arjantin’de2, Brezilya’da2, Bulgaristan’da2,Meksika’da2, Romanya’da2, Ermenistan’da 1,İranda 1, Hollanda’da 1, Slovenya’da 1 nükleer enerji santrali vardır. İsrail, Ürdün, Kazakistan Fas, Malezya S. Arabistan Şili, Endonezya, ve Mısır ise, nükleer santral kurmak için gerekli çalışmaları başlatmış bulunuyor. Geçmişten günümüze batılı emperyalistlerin Türkiye’nin nükleer teknolojiye sahip olmasına karşı çıktığı biliniyor. Ecevit’in de nükleer teknolojiye sahip olmak için girişimleri nedeniyle, 2000’li yıllarda batılı emperyalistler tarafından saf dışı edildiği ileri sürülüyor. Çünkü batılı emperyalistler Türkiye’nin, nükleer güç olmasını ve ucuz enerji elde ederek ve ekonomisini iyileştirmesini istemiyor. Nükleer silaha ve nükleer enerji reaktörüne sahip olan batılı emperyalistlerin İran’ın nükleer enerji santrali tesis etmesini engellemeye çalışması, dost görmediği ülkeleri bu teknolojiden uzak tutmak amacında olduğunu gösterir. Kuşkusuz Türkiye düşmanlarının bu tesise karşı çıkmaları yadırganamaz. Ancak Kıbrıs Türkleri olarak anavatanımızın nükleer enerji santrali tesis etmesinden mutlu olmalıyız. Ağrotur üssünde İngiltere’nin nükleer silah bulundurmasına; emperyalist ülkelerin Doğu Akdeniz’de nükleer enerji ile çalışan gemilerine ve nükleer başlıklı silahlarla donatılmış gemilerinin dolaşmasına tepki göstermeyenlerin ; İsrail’in nükleer silaha sahip olmasına ve halen nükleer enerji santrali tesis etmekte olmasına ses çıkarmayanların, anavatanda santral kurulmasına tepki göstermesi, masum ve iyi niyetli bir davranış olamaz. Çünkü Türkiye dünyada ne ilk, ne de tek nükleer santral kuran ülkesidir. Başka ülkelerin ucuz nükleer enerji elde ederek kalkınması ve Türkiye’nin de ihracattan elde ettiği gelirin tümüne yakınını, enerji temininde harcaması, beklenemez. Bir de tüm komşularının nükleer teknolojiye sahip olmasına karşı Türkiye’nin bu teknolojiye sahip olmaması, ulusal güvenliği bakımından sakıncalıdır. Üstelik nükleer santraller ,kömür ve petrole dayalı santraller gibi hava kirliliğine ve küresel iklim değişikliğine sebep olmamaktadır

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner112

banner50

banner68

banner40