Kuyuya taş atma, çeşitli nedenlerle olur. Kuyuda ne olduğunu anlamak için. Su var mı yok mu. Ya da doldurmak için. Üzerinde durmak istediğim; ‘Bir deli kuyuya taş atar kırk akıllı çıkaramaz’ sözüdür. Burada anlatılmak istenen şudur: Bazen bir kimse öyle delice bir iş yapar veya söz söyler ki, bir çok akıllı çalışır durumu düzeltmek için ama düzeltemez. Benzetmede hata olmasın. Ülkemiz böyle bir süreçten geçmektedir. Doğrudur değildir düşünülmeden birilerinin gerçek olmayan bir ifadesinin peşinden koşulmakta yorumlar yapılmaktadır. İnternet ortamında özellikle bunlara çokça rastlamak mümkün. Söylenenin doğruluğu meçhulken üzerinde onlarca yorum. Sıradan bir örnek , tanınmış sinema sanatçısı Cüneyt Arkın ölmüş diye bir ifadeye yorumlar sıralanmış. Ertesi gün bakarsınız kişi yaşıyor. Ölen kişilerin öldüğünden habersiz kişilerin, Facebook’un mekanik doğum günü bildirimlerine kanarak ona doğum günü kutlaması gönderenler bir başka. ‘Duymayan uydurur’ misali, işin aslını tam öğrenmeden, veryansın yorumları son sürat. Malum, Kıbrıs konusunda hareketli günler yaşanmakta. Gönül arzu eder ki taraflar bir an önce anlaşsınlar. En son bu konuda kuyuya taş atılma yaşandı. Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’ye bağlanacağı yayıldı. Türkiye yetkililerinden bu konuda herhangi bir açıklama görmedik. Basın yayın kuruluşları bu konuda bir haber vermedi. Ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde açıklamalar aldı başını gitti. İnternet ortamında yorumlar çok. Bir de gazeteler bu konuda demeç ve yorumlar yayınladılar. Kıbrıs müzakerelerinin yoğun şekilde sürdürüldüğü ve bir anlaşmanın yapılmasının beklendiği bu süreçte böyle bir konunun gündeme atılması ve tartışılması ne işe yarar. Burada basın yayın kuruluşlarına önemli görev düşmektedir. Delinin kuyuya attığı taşı toplum gündemine getirip halkı gereksiz yere meşgul etmemelidirler. Gurk tavuk yok, altında yumurta da yok ama kümeste civciv koşarmış gibi konuşup hareket etmek sağlıklı bir şey olmasa gerek. Kuyuya taş atılmadan somut veri ve gerçeklerin hakim olduğu bilgilerle hareket edilmelidir.