Küçük kazandı ama kaybetti de!
 
 
İrsen bey kusuruma bakmasın.
İki gün önce yazmıştım, eğer kaybederse ayıp olur diye.
Dün geceki tartışmalı sonuçlara bakılırsa İrsen bey kazandı.
Sadece 14 oyla.
İrsen bey bu sonuçla mutlu olacaksa kendi bileceği iştir.
Hem Türkiye’nin hem de devletin tüm kaynakları kullanılarak kazanılan bir seçimde aradaki fark eğer sadece 14 oy ise ve UBP tüzügünün 28. Maddesi tartışılır duruma gelmişse, İrsen bey kazanmıştır ama aynı zamanda kaybetmiştir de…
Sonuç belki de mahkemelik olacak.
Ama ne olursa olsun İrsen bey için artık oturup düşünme vaktidir.
Kazansa bile çevresinde büyük bir değişim yapabilirse ne ala.
Yapamazsa da kendi bileceği iş…
Kurultay konuşmalarında en dikkat çekici olanı Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun konuşması oldu.
Eroğlu, konuşmasının büyük bir bölümünde taraf olduğunu ortaya koyarken, özellikle 2013’ün kritik bir yıl olacağını söylerken üstüne basa basa, sesini yükselterek bunu dile getirmesi ve UBP’lilere dikkatli olması uyarısında bulunması dikkatlerden kaçmadı.
Hakikaten 2013 yılında ne olacak?
Belki orada bunu geniş şekilde açamazdı ama bizim aklımıza hemen olabilecek bazı şeyler geliverdi işte.
Örneğin, acaba Sayın Eroğlu 2013 yılı için uyarırken, partinin dış etkenlerle kabuk değiştirilmek isteneceğini mi söylemek istedi?
Ya da, yine dış müdahalelerle, Büyük UBP Projesi adı altında partinin başkalaştırılmak isteneceğine mi vurgu yaptı?
Vehayut, 2013 yılı Eroğlu’nun yani kendisinin pasifleştirme yılı mı olacak?
Kurultay’da en etkileyici konuşma AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu’dan geldi.
Kurultay’daki en etkili konuşmayı yaptı.
Örnek bir siyasetçi nasıl olur, hepimizin gözüne baka baka anlattı.
Türkiye’deki siyaset anlayışıyla, KKTC’deki siyaset anlayışı arasındaki büyük uçurumu gösterdi bize.
Öyle bir konuşma yaptı ki, hemde tek kelime bile kağıda bakmadan kendisini hayranlıkla izledik.
Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın karar ve tercihleriyle Türkiye’ye nasıl bir mesafe kazandırdığına şahit olduk.
Ve sonuçta artık bizim de böyle siyasetçilere ihtiyacımız olduğunu hatırladık.
 
 
Güzelyurtlu gençlerin arsası Lefkoşa’dan!
 
“Levent Bey kardeşim,
Geçenlerde Güzelyurt ve bölgesinde ikamet eden gençlere hem kurultay hem de partiliye peşkeş çekme adı altında yaklaşık 300 kırsal kesim arsası dağıtıldı. Ama işin tuhaf yanı bu arsaların Güzelyurt'ta değil de Lefkoşa Metehan bölgesinde olmasıdır. Kırsal kesim arsası dağıtmaktaki temel hedef bölgeli gençlerin doğup büyüdükleri yerlerde kök salmalarını sağlamak ve bölgeden beyin göçünün olmasını engellemek olması gerekirken Hükümet buraları terk edin diyor.
Asıl ilginç ve trajik olan Lefkoşa'da ikamet edenlerin alın terleriyle biriktirdiği birikimleriyle aynı boyutlardaki arsaları 50-60 bin sterlin vererek satın almaları fakat ta Güzelyurt'ta ikamet edenlere bu arsaların hiçbir kriter olmadan tabiri caizse peşkeş çekilmesidir. Halk arasında bunun adına ayrımcılık ve peşkeş denir.
Kanımca yapılan bu dağıtım da kırsal kesim arsası dağıtım kriterlerine ve yasalarına da uygun değildir . Ayrıca eğer Lefkoşa'da kırsal kesim arsası dağıtımı da yapılacaksaydı öncelikle bu hak Lefkoşa'da ikamet edenlere tanınacaktı, ardından da fazlalık varsaydı diğer bölgelerden talep edenlerin talepleri değerlendirilecekti. Bu yapılan rezaletin kuyruklusudur. Lefkoşalıların buna tepkisi sert olmalıdır ...”
(LEFKOŞALI)

 
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Derviş EROĞLU, dünkü konuşmanızın en önemli kısmı 2013 yılının çok zorlu geçeceği ve kritik bir yol olacağıydı. Bunu biraz daha açarak söylerseniz mesajı almayanlar da alacaktır.
Sayın Sunat ATUN, dün kurultay salonunda en çok konuşulan yine siz oldunuz. Dönüşte bakanlık görevinden alınırsanız sakın şaşırmayın. En azından bari dönüşte bolca hurma ve kokulu tesbih getirin ki suçunuz biraz hafiflesin.
Sayın Kemal DÜRÜST, siz de başınıza gelecekleri bildğiniz için Güzelyurt’u terkederek bir süreliğine Girne Liman otele yerleşmişsiniz. Bu yüzden Beşir Atalay ve ekibi sizi bir türlü bulamamış. Bu arada oy vermek için de kurltaya geldiniz ya şükürler olsun yüzünüzü gördük.
Sayın Mutlu ATASAYAN, önceki akşam Girne’de Beşir Atalay ile çok özel bir toplantı yaptığınız görülmüş. Toplantıda epey heyecan yaptıığınız söyleniyor. Çok merak ettik doğrusu…
Sayın Süleyman TODSS, kurultay salonunun düzenlenmesinde mimarlığı sizt yapınca müthiş bir görüntü ortaya çıktı. Güzel ve çağdaş görüntülerden dolayı tebrik eder başarılarınızın devamını dileriz.
Sayın Okyay SADIKOĞLU, ülkemize kurultay için gelen konuk heyetlerin Şeyh hazretlerine yaptığı ziyarette büyük emeğinizin olduğunu öğrendik. Demek ki bu pilavda sizin de tuzunuz var değil mi?
Sayın Resmiye CANALTAY, dünkü kurultayda yaşadığınız heyecanı genel ara seçimlerde bile görmemiştik sizden. Gözlerinizin içi ışıl ışıl parlıyordu. Emeğiniz bakalım size neler getirecek?
Sayın Ulaş GÖKÇE, size birkaç kez ulaşmaya çalıştım ama başaramadım. Hakkınızda bana gelen bazı bilgiler var, ararsanız sevinirim.
Sayın Turgay KONTİ, kuşkusuz ki kurultayın şovmeni yine siz oldunuz. Sonuçlar sizi ne kadar tatmin etti bilemeyiz ama şu pastırmaları artık zuladan çıkarsanız diyoruz. Kurulay sonuçlarını o zaman karşılıklı tartışalım.
Sayın Halil FALYALI, sizin ekip kurultay salonunun dışındaki esnafı zengin etmiş diyorlar. Maşallah dün Lefkoşa esnafı son ayların en büyük cirosunu yapmış, yine bekleriz diyorlar…
Sayın Ali Özmen SAFA, dün kurultayın medya şampiyonu Ada TV oldu. Kurultayda görev yapan arkadaşlara birer maaş ikramiye verebilirsiniz.
Sayın Buran ATAKAN, evde mangal hikayesi bir çok dostunuzu onları çağırmadınız diye üzmüş. Oysa bilmezler ki ortada ne mangal vardı ne de kebap değil mi? Demek ki artık mangalların paslarını temizlemenin zamanı geldi.
Sayın Cem DANA, siz de dün ekibinizle salonda epey ter dökerken görülmüşsünüz. Göreviniz başarıyla sonuçlandı. Ne kadar vefalı birisi olduğunuzu gösterdiniz.
Sayın Özen KANLI, her zaman olduğu gibi kurultayın nabzını salonun en arka köşelerinden tuttunuz. Delegelerle yaptığınız kulisler de gözlerden kaçmadı. Bundan böyle aktif siyaset sizin için kaçınılmaz olmuştur.
Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, salonun en yakışıklısı yine sizdiniz. Bu arada Ahmet Kaşif ile sohbetleriniz gözlerden kaçmadı. Ona moral verdiniz, doğru olanı yaptınız.
Sayın Akın AKTUNÇ, kurultayda yer altı teşkilatı gibi çalıştınız maşallah. Tam bir görev adamı olduğunuzu yine ispat ettiniz. Artık sizin için de yeni makamlar ve hatta meclis koltuğu şart oldu. Bu kadar mütevazilik yetmez mi?
Sayın Emir ERSOY, dün iki oğlunuz ile birlikte omuz omuza bir savaş verdiniz. Ancan üçüncü oğlanı bir türlü göremedik. Yoksa o babasının partisini desteklemiyor mu?
Sayın Mehmet MOREKET, dün kurultay salonunda maşallah hafiyeleri aratmayın. Ancak yazının Arapça mı yoksa İbranice mi olduğu öğrenilememiş. Bu kadar çirkin yazıyla sizin doktor olmanız gerekmez miydi?
Sayın Ersan SANER, 120 ABD’li turistin ülkemize gelmesinde büyük pay sahibi olduğunuz söyleniyor. Bu arada dün kurultay salonuna gelerek bir çok kişiyi hayal kırıklığına uğrattınız. Ama doğru olanı yaptınız.
Sayın Faiz SUCUOĞLU, dünkü büyük günde sizi daha fazla ortalarda göreceğimizi sanıyorduk ama resmen sanki saklambaç oynadınız. Hayırdır inşallah salonda bile baskı mı varda yoksa?
Sayın Alihan PEHLİVAN, dünkü günün basıncı yıldızı yine siz oldunuz. Ancak saat başı dışarı çıkıp atıştırmanız gözlerden kaçmadı. Maşallah her iki işi de iyi beceriyorsunuz.
 
 
Günün Fıkrası
 
Devlet memuru

Köyün birinde bir boğa varmış, köyde ne kadar dişi mahlukat varsa hepsi asılıyormuş.
Tüm köylü illallah etmişler. Sonunda yakındaki devlet üretme çiftliğine götürmeye karar vermişler. Götürmüşler durumu anlatmışlar müdür pek memnun olmuş ve boğayı almış aradan bir zaman geçmiş ve köylüler boğayı görmeye gitmişler. Müdürle karşılaşınca müdür bunları bir haşlamış, köylüler şaşırmışlar. O azgın boğada tık yok. Nerede olduğunu sormuşlar, yerini öğrenip yanına gitmişler.
Boğa bir ağacın altında yatmış ağzında sigara, keyif yapıyor.
- Ne ulan bu köyde burnumuzdan getirdin burada tık yok demişler.
Boğa cevap vermiş;
- Konuşmayın lan ben devlet memuru oldum.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40